Yazar Arşivi

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’na, Ömer Altıparmak atandı.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinde ihmali bulunduğu gerekçesiyle Başbakanlık müfettişlerinin hazırladığı rapor üzerine görevden alınan eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, mahkeme kararıyla göreve iade edilmesine rağmen koltuğuna geri dönmemişti. Yaklaşık yedi aydır Recep Güven’in vekaleten yürüttüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’na, dün İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın imzasıyla Kastamonu Emniyet Müdürü Ömer Altıparmak getirildi. Altıparmak’tan boşalan Kastamonu Emniyet Müdürlüğü’ne atama ise önümüzdeki günlerde yapılacak. Soner GÜREL

Haberler Yorum Yok Yazan:

Başbakan Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), Başbakanlık Tanıtma Fonu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen Uluslararası Kadın Hattatlar Sempozyumu’nun açılışı ve icazet törenine katıldı.

Erdoğan çifti, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Hat Sergisi’ni de gezdi. Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Böyle bir medeniyeti reddi miras ederek tarihin tozlu raflarını bırakmak insafsızlıktır. Yazı ve kalem medeniyetimizde kutsaldır. Kalemi kılıcın önünde tutarız” dedi.

Haberler Yorum Yok Yazan:

26 Haziran

07/06/10

Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Lideri Mustafa Sarıgül, 26 Haziran 2010’da Türkiye Değişim Partisi’ni resmen kuracaklarını açıkladı.

Sarıgül, “Türkiye’nin önüne yepyeni bir alternatif koyuyoruz. 26 Haziran 2010 tarihinde ‘Bismillah’ diyerek partimizi kuruyoruz. 26 Haziran Türkiye Cumhuriyeti için yeni bir dönüşüm noktası olacaktır. 26 Haziran’dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. 26 Haziran’dan sonra Ankara’daki oyunları bozacağız” dedi. İstanbul’da WOW Otel’de düzenlediği basın toplantısına oğulları Emir ve Ömer ile katılan Sarıgül, Türkiye Değişim Partisi’nin vizyonunu ve yol haritasını açıkladı. Sarıgül, Ak Parti’nin karşısında gerçek bir muhalefet olmadığını, muhalefet partilerinin Türkiye’nin bütününü kucaklamadığını söyledi. Sarıgül, “Türkiye Değişim Hareketi sevgi ve barış hareketidir. Ülkemizin her köşesini kucaklayacağız. Bu parti mevcut partilerden farklı olacak. Kıyı partisi, bölge partisi, yöre partisi olmayacağız. Kadınlarımız ve gençlerimiz, siyasette en aktif görevlere seçilecektir. Partimizin her kademesinde en az yüzde 30 kadın temsili sağlanacaktır. Yurttaşlarımızın mutlu olduğu, varlığın ve bereketin çoğaldığı zengin bir Türkiye için yola çıkıyoruz” dedi. Sarıgül, terörü gündemden düşüreceklerini, Kürt, Alevi ve inanç özgürlüklerinin de gereğinin yapılacağını söyledi. Yeni kurulacak partinin daha sosyal, demokratik, güçlü ve zengin olacağını belirten Sarıgül, TDH’nin sevginin ve bilginin partisi olacağını vurguladı.

Haberler Yorum Yok Yazan:

AK Parti

07/06/10

İsrail’in Gazza’ya insani yardım götüren gemilerle ilgili Fethullah Gülen’in değerlendirmelerine iktidardan iki farklı ses geldi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetecilerin Gülen’in açıklamalarıyla ilgili sorularını yanıtlarken, saldırı olayının sonuçlarının daha taze olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yapılan zulumdür, yapılan haksızlıktır, yapılan o güzel insanların hayatına son vererek bir cinayet işlemektir. Bu bir korsanlıktır. Sayın Bakanımız da BM Güvenlik Konseyi’nde var gücüyle bunun bir haydutluk olduğunu söylemiştir. Şimdi bu olay karşısında muhterem Hoca Efendi’nin konuşmasının bana ne anlama geldiğini soruyorlar. Hoca Efendi her zaman olduğu gibi doğruyu söylüyor.”Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise gazetecilerin Gülen’in, Gazze’ye yardım götürülme şeklini eleştirmesi konusundaki değerlendirmesini sorması üzerine “Uzaktan bakınca demek ki olaylar öyle görünüyor. İçinde yaşayınca bizim baktığımız gibi bakılıyor” cevabını verdi. Gülen’in Amerika’da yaşadığı için mi böyle bir değerlendirme yaptığı sorusuna da Günay, “Bilmiyorum” demekle yetindi.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Rumlar Türkiye

07/06/10

Papa 16’ncı Benedikt ve beraberindekileri Kıbrıs Rum yönetiminin Baf havaalanında Rum lider Dimitris Hristofyas karşıladı.

Hristofyas, “Bölünmüş adamızın sizin barış için sözlerinize ve dualarına ihtiyacı var. Adanın birleşmesi için sizin katkılarınızı ve dualarınızı istiyorum” dedi. Hristofyas, KKTC topraklarında kalan kilise ve dini yerlerin yağmalandığını da ileri sürerek Papa’ya şikayette bulundu. Rum Başpiskopos Hrisostomos da, Ortadoğu’ya barış mesajları vermeye hazırlanan Papa’ya, Türkiye’yi ve 1974 Kıbrıs Barış Barekatı’nı, “Türkler tüm adayı ilhak etmek amacıyla bizi yurdumuzdan atmak için işgal etti” diye konuştu. Papa ise “Sabır ve umut içinde olursanız, adanızın geleceği için bütün sorunlar bir gün çözülecektir” dedi. Bu arada, KKTC Müftüsü Yusuf Suiçmez, Papa’yı Türk kesimine davet etti, ancak kabul edilmedi. Papa, Müslüman din adamlarıyla güneyde görüşecek.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Danimarka Kangal

07/06/10

Danimarka Meclisi, 13 cins köpeğin yasaklanması ile ilgili tasarıyı kabul etti. Yasaklanan köpekler arasında Sivas Kangal da bulunuyor.

DANİMARKA’da bazı köpek cinslerini yasaklama konusunda hazırlanan yasa tasarısı parlamentoda kabul edildi. Yasaklanan 13 köpek cinsi arasında Sivas Kangal da yer alıyor. Yeni yasa 1 Temmuz 2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. Sosyalist Halk Parti Milletvekili Özlem Sara Çekiç’in, yasaklanacak köpekler listesinden Kangal’ı çıkartma çabaları sonuç vermedi ve parlamentoda, çoğunluğun oyları ile kabul edilerak yasallaşan tasarıya göre Kangal köpeklerinin ülkeye sokulması, üretilmesi ve yetiştirilmesi 2015’ten sonra yasak olacak.5 yıl maske takacaklar2015’e kadar listede adı geçen yasaklı köpeklere sahip olanlar, kamuya açık alanlarda köpeklerini ipsiz gezdiremeyecek, maske takmak zorunda kalacak, başkasına satamayacak. 2015 yılına kadar listedeki köpeklerden üretenler, yeni yavruların satışını yapamayacak. Bu yıldan sonra ise, listedeki köpeklerin üretilmesi yasak olacak. Elinde yasaklı köpek cinsi bulunanlar köpeklerine yaşadığı sürece sahip olabilecek.

Haberler Yorum Yok Yazan:

ABD

07/06/10

İran’a karşı yeni yaptırımlar konusundaki kararı iki hafta içinde BM Güvenlik Konseyi’nden geçirmek isteyen ABD, Türkiye’nin “Gazze kartını” oynamasından endişeli. Ankara’nın yaptırımlar karşılığında Gazze ablukasının kaldırılmasını şart koşabileceği öne sürüldü.

GAZZE Şeridi’ne giden Türk insani yardım gemisine kanlı bir baskın düzenleyen İsrail’in yarattığı uluslararası kriz sürerken, ABD’nin bir numaralı dış politika önceliği hâlâ İran. Obama Yönetimi, nükleer programı konusunda işbirliğine yanaşmayan İran’a yeni ekonomik yaptırımlar getirmek üzere 21 Haziran’a kadar BM Güvenlik Konseyi’nde oylama yapmayı planlıyor. Ancak gemi baskını, dengeleri değiştirebilir.21 Haziran son tarihBrezilya ile birlikte, İran meselesinde diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğini savunarak ek yaptırımlara karşı çıkan Türkiye’nin, ABD’nin isteğini yerine getirmek için Gazze ablukasının kaldırılmasını şart koşabileceği belirtildi.ABD’nin dış politika alanında faaliyet gösteren düşünce kuruluşlarından Just Foreign Policy’nin ulusal koordinatörü Robert Naiman, Huffington Post Gazetesi’ne yazdığı makalede, “Türkiye ve Brezilya, dilerlerse ABD’yi hedefe ulaşmaktan men edebileceklerini göstermek zorundalar” dedi. Naiman’a göre iki ülke, “20 Haziran’a kadar Gazze ablukasının kaldırılmasını istiyoruz. Bu, İran’dan çok daha acil bir mesele” diyerek ABD’yi zora sokabilir. Ablukanın, ABD desteği olmadan süremeyeceği kabul ediliyor.15’te 9 gerekiyorEk yaptırımların kabul edilmesi için Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinden 9’unun evet oyu vermesi yetiyor. Ancak ABD, uluslararası meşruiyeti artırması için “oybirliği” istiyor. Bugüne kadar sadece Türkiye, Brezilya ve Lübnan, yaptırımlara karşı olduğunu açıkladı. Üç ülke, şu geçici üyelerden 4’ünü daha yanlarına çekerek yaptırımları engelleyebilir: Avusturya, Japonya, Bosna, Uganda, Meksika, Gabon ve Nijerya.Verilecek çekimser oy sayısı bile, uluslararası kamuoyunun gelecekteki İran politikasını şekillendirmesi açısından kritik önemde. New York Times’ın yorumuna göre ABD bu konuda endişeli olsa da, yaptırımların iki haftaya kadar geçeceğini düşünüyor. İsrail’in de, ABD’nin İran’ı gerekçe gösteren baskısıyla, Türkiye’yi kızdırmamak için gemidekileri hemen serbest bıraktığı bildirilmişti.
 

Haberler Yorum Yok Yazan:

İsrail’in kanlı baskınında ölen Türkler, Hizbullah tarafından Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki El Raya Stadyumu’nda düzenlenen, binlerce kişinin katıldığı gösteriyle anıldı.

Türk bayraklarının dalgalandığı gösteride konuşan Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah özetle şunları söyledi: “Gazze’ye uygulanan ambargoyu delmek için şimdi daha büyük bir şans doğmuştur. Daha çok özgürlük filoları gerekmektedir. Türkiye’nin İsrail’le ilişkilerini kesecek olması İsrail’de deprem yarattı. O nedenle kısa sürede Türkiye’nin isteklerini yerine getirerek herkesi serbest bıraktılar. Bu, Türkiye’nin gücünü gösteriyor. Bu yaşananlardan sonra ben İsrail’in Türkiye’yi yavaş yavaş kaybetmeye başladığını söyleyebilirim. Avrupalılar yeni bir özgürlük filosundan bahsediyorlar. Ancak bunlar arasında hiçbir Arap’ın sesi çıkmıyor. İsrail Türkiye’nin al bayrağından, Hizbullah’ın bayrağından korkuyor. Türkiye’nin arkasında durmaya devam etmeliyiz. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a Amerika baskı yapıyor ama o aldığı karardan dönmüyor.” Nasrallah, Arapça yayımlanan TRT El Türkiye kanalına da bir röportaj verdi. Hizbullah lideri, “Türkiye hem Arap dünyasını hem İslam dünyasını kazanacak; hem Arap hem de İslam dünyasında önemli bir yere sahip olacaktır” dedi.  

Haberler Yorum Yok Yazan:

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz’in de bulunduğu avukatlar Ali Hadi Emre, Tülay Bekar ve Kutbettin Kaya, önceki gece, savcı Zekeriya Öz tarafından sorgulandıktan sonra tutuklanma istemiyle İstanbul Nöbetçi 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. 4 avukat, “Yargılamayı etkileme” suçundan tutuklandı. Aynı soruşturmada gözaltına alınan emekli Albay Canfer Balçık ve Türkiye Atletizm Federasyonu Asbaşkanı Hüseyin Yıldırım, adli kontrol uygulanmak şartıyla serbest bırakıldı.İkinci Ergenekon davasının İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 70’inci duruşmasında da Astsubay Ali Oktay Şahbaz tahliye edildi.

Haberler Yorum Yok Yazan:

CHP Genel Sekreteri Önder Sav, eski Genel Başkan Deniz Baykal ile yaşadığı yol ayrımını, yeni Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile siyasi birlikteliğinin başlangıcını, çarpıcı bir röportajla ortaya koydu.

“Ege’de Son Söz” Gazetesi’nden Ümit Yaldız’a verdiği röportajda Sav, özetle şunları söyledi:Kaset, gerçekten komploKaset olayı çok feci, ayıp bir olaydı. Gerçekten komploydu. Bir ana muhalefet liderine böyle bir komplo düzenlenmesi ayıp. O kaseti sürmek, yaygınlaştırmak, dağıtmak daha büyük ayıptı. Böyle bir rezalet olamaz. Rezalet Deniz Baykal’ın eyleminden dolayı değil. Bu işten dolayı bir skandaldır dedim. Üzüldük. Ondan sonra kasetin artçı depremleri oldu. Sonunda üç günlük, kendisiyle sanıyorum dertleşme ve hesaplaşmadan sonra Deniz Bey istifa noktasına geldi. İstifasından benim haberim olmadı. Yani benimle bölüşmedi istifa kararını . İstifa ettiği gün, ben onun 53 yıllık dostuyum, arkadaşıyım, genel sekreteriyim. Belki benle oturup o konuyu konuşsaydı, onu daha büyük, farklı boyutlarda tutabilirdik. Veya istifadan sonraki aşamalar konuşulup, beraber o da değerlendirilebilirdi. Ama istifada bir dönüş kararlılığı vardı. İstifadan sonra benim Salı günü TBMM’de yaptığım bir konuşma var. ‘Genel Başkan Deniz Baykal, Türkiye’nin en sıkıntılı, sorunlu döneminde genel başkanlıktan ayrıldı. Bizi kendi göbeğimizi kesmekle yüz yüze bıraktı. Bundan sonra göbeğimizi biz keseceğiz. Parti kesecek’ dedim. Gruptan çıktıktan sonra da basını ters köşeye yatırdım. Baykal mitingi fos çıktıHafta sonuna doğru geliyoruz. Bir grup arkadaşımız (Deniz Bey’in eteğine yapışmış arkadaşlarımızın) Deniz Baykal’ı döndürme çabaları da alabildiğine sürüyor. O Gençlik Kolları’nın saçma sapan eylemi mesela. Nitekim çok cılız bir kalabalık oldu. 60 bin kişi bekliyorlarmış, 1500 – 2 bin kişi ancak vardı. Mitingin fos çıkmasından da beni sorumlu tutuyorlar. Çarşamba günü MYK’da konuştuk. Deniz Bey’in, kimsenin hamiliğine ihtiyacı olmadığını söyledim. Bir gün sonra Perşembe akşamı (13 Mayıs) evde, kendi kendime epey tartıştım. Ölçtüm, tarttım, biçtim. Sindiremiyorum CHP’nin adaysız kurultaya gitmesini; eli kolu bağlı, Godo’yu bekler gibi? Delegeler imzayı verecek, Deniz Baykal oturduğu yerden gelecek. Eşlerimize bile söylemedikBirkaç kez buluştuk. Kimsenin bilmediği, bilemeyeceği bir yerde ve kimse de bilemedi. Ne o karısına söyledi ne ben söyledim. Bu değerlendirmeyi rahatlıkla ona da yaptım. Kemal Bey de buna uydu. (O zaten ağzı sıkı bir siyasetçidir) Adaylığını açıklaması için pazar erken, salı da geç olurdu. Pazartesi en uygun gündü adaylık açıklamak için. Zaman da öğleden önce olmalıydı. Basının da alarmda olacağı bir olay çünkü. Kemal Bey, benim destek vaat edeceğimi biliyor, ama ne söyleyeceğimi bilmiyordu. Basın mensupları açıklamadan sonra hurra geldiler, doldular odaya. ‘Kemal Bey kısa bir açıklama yaptı. Ben Kemal Bey’i dinleyip iyice anlayayım. Bakalım detayında ne var?’ dedim. Bunları bir merak aldı mı dışarı çıkarken? Sonra kapıda o açıklamayı yaptım. Medyada da örgütte de kamuoyunda da müthiş bir etki bırakmış o açıklama.Tam bir hedef saptırmaydıKemal 11.30’da açıklamasını yaptı. O kadar bir hedef saptırma yaptım ki ben o açıklamadan önce. Bu binadaki basın koordinatörlüğü bile fark edemedi bunu. Bana sordular SMS gönderelim mi, bu toplantıya ilişkin diye? ‘Hayır. Ne münasebet. Kemal kendi olanağı ile yapsın, partinin olanağını niye kullanayım onun için’ dedim. Bunlar zannettiler ki biz Kemal’le ayrıyız ve ben onu paramparça edeceğim! Tam bir hedef saptırmaydı o. Gürsel Tekin ki Kemal Kılıçdaroğlu’nu elinde tuttuğunu, yönlendirdiğini düşünen bir siyasetçi, basın toplantısından beş dakika önce televizyondan haberi oldu.

Haberler 1 Yorum Yazan:
Telif Hakkı © 2009 CikolataNet – sohbet, chat, sohbet odaları, sohbet siteleri

Elitdizin.com | Dizin , Site ekle , Link ekle
sohbet