Yazar Arşivi

Milyonlarca dolar maaş alan profesyonellerin yapamadıklarını; amatörler işte böyle yaptı…

Amatör astronomlar için güzel birkaç hafta geçti. Öncelikle Pazar günü ISS ile Jüpiterin yörüngeleri çakıştı ve bu olay, bir amatör tarafından tespit edildi. Tabii ki Jüpiter 524 milyon km uzaklıkta ve ISSin uzaklığı ise neredeyse 400 km. Ama yine de bakıldığında havada gayet güzel bir ikili oluşturdular. Görüntünün özellikle gündüz yakalanması ise olaya bambaşka bir hava katıyor.
Daha sonra ise amatör astronomlar askeri uydu X37-Byi Dünyanın yörüngesinde gözlemledi. Bu amatör astronomlarca daha önce de yapılmıştı ancak yine de üst üste gelen bir başarı.
Amatör astronomların elde ettiği görüntüler, bazen NASAdaki deneyelimli astronomların gözünden kaçan minik detaylar olabiliyor. Bu iki örnek de bunun en güzel kanıtı…

Haberler Yorum Yok Yazan:

Cisco’nun yıllık Küresel Ağ Endeksi Araştırması’na (Visual Networking Index /VNI) göre 2009 ile 2014 arasında küresel IP ağlarındaki trafik 4 kat artacak.

Cisco’nun yıllık Küresel Ağ Endeksi Araştırması’na (Visual Networking Index /VNI) göre  2009 ile 2014 arasında küresel IP ağlarındaki trafik 4 kat artacak.• 2014’te küresel ağlarda aylık yaklaşık 64 eksabayt IP trafiği gözlemlenecek. Bu, 16 milyar DVD, 21 trilyon MP3 veya 399 katrilyon metin mesajı büyüklüğündeki veriye eşdeğer. • 2014’te küresel IP ağlarında her bir saniyede gösterilecek videoları izlemek iki yıldan uzun süre alacak; tüm ağdaki videoları seyretmek için gerekecek süre ise 72 milyon yıl.• Video, P2P’nin internet üzerinde yarattığı trafiği geride bırakacak. • 2014 yılında küresel online video kullanıcı sayısı 1 milyarı aşacak.
Veri ağları konusunda dünya lideri olan Cisco, yıllık Küresel Ağ Endeksi (VNI) araştırmasını yayınladı. 2009 yılı sonundan 2014 yılına kadar internette yaşanacak gelişmelerin konu edildiği araştırmaya göre küresel IP ağlarındaki trafiğin 4 kat artarak 767 eksabayta ulaşması bekleniyor. Bu rakam, 2013 yılı için daha önce öngörülen trafikten 100 eksabayt daha yüksek. Gözlenecek artış 2008 yılında internet protokolü ağlarında taşınan toplam trafiğin 10 katına denk düşüyor.    Araştırmaya göre ağlarda gözlemlenen trafiğin büyük bölümünün ise videodan kaynaklanacağı öngörülüyor. Videonun ise 2014 yılında küresel IP trafiğnin yüzde 91’ini oluşturacağı tahmin ediliyor. Özellikle ağların artan bantgenişliği kapasitesi ve hızlanan internet ile HDTV (Yüksek Tanımlı TV) ve 3DTV’nin (3 Boyutlu TV) popüler hale gelerek IP trafiğini 2009 yılı sonuyla karşılaştırıldığında 2014 yılında 4’e katlayacağı ifade ediliyor. Cisco’nun yıllık olarak küresel IP trafiğindeki büyüme ve trendleri öngörebilmek amacıyla yaptığı bu araştırmada tüketiciler ve iş dünyası olmak üzere iki kullanıcı grubuna odaklanılıyor. Öngörüler ise bağımsız araştırmacı kaynaklarından elde edilen trafik, kullanım ve cihaz verilerine dayanarak hazırlanıyor. Araştırmada yapılan tahminler, veriler ve metodoloji, dünya çapındaki servis sağlayıcılardan gelen veriler ile doğrulanıyor. Cisco ayrıca ağ kullanıcılarının küresel IP trafiğindeki büyümeyi sağlayan etkenleri ve trendleri daha iyi anlayabilmesi için şu kaynaklarını güncelledi: VNI Tahmin aracı (VNI Forecast widget): Küresel çapta çeşitli ağ tiplerindeki büyümeyi özelleştirilmiş olarak görüntüleyebilen araç. VNI PC Pulse uygulaması (VNI PC Pulse application): Masaüstü ve dizüstü bilgisayar kullanıcılarının IP ağları üzerinde bireysel olarak etkilerini gözlemleyebildikleri bu uygulama ile kullanıcılar ağ etkinliklerinin dünyanın başka yerlerindeki kullanıcılar ile karşılaştırabiliyor. Araştırmanın öne çıkan sonuçları şöyle:Toplam Küresel IP Trafiği (Bayt olarak) • Küresel IP trafiğinin 2009’dan 2014’e kadar 4.3 katına çıkması ve 2013’te ayda 56 eksabayta, 2014’te ise ayda 63.9 eksabayta ulaşması bekleniyor. Bu, 2014’te yıllık 766.8 eksabayt (yani bir zetabaytın dörtte üçü kadar) IP trafiğine eşdeğer. • 2014 için öngörülen küresel aylık IP trafiği olan yaklaşık 64 eksabayt, 16 milyar DVD, 21 trilyon MP3 veya 399 katrilyon metin mesajına eşdeğer. Bölgesel IP Trafiği Trendleri• 2014’te en yüksek IP trafiği üretecek bölgeler Kuzey Amerika (ayda 19 eksabayt), Asya Pasifik (ayda 17.4 eksabayt), Batı Avrupa (ayda 16.2 eksabayt) ve Japonya (ayda 4.3 eksabayt) olacak. • Öngörülen dönemde (2009-2014) en hızlı büyüyecek olan IP trafiği bölgeleri Latin Amerika (yüzde 51’lik yıllık bileşik büyüme oranı [YBBO], 7.9 kat büyüme), Ortadoğu ve Afrika (yüzde 45’lik YBBO, 6.5 kat büyüme) ile Merkezi Avrupa (yüzde 38 YBBO, 5.1 kat büyüme). • Merkezi ve Doğu Avrupa’daki IP trafiği 2014’te yüzde 38’lik artış hızıyla ayda 2.5 eksabayta çıkacak. Merkezi ve Doğu Avrupa’daki aylık internet trafiği, ayda 514 milyon DVD’lik ya da 2.1 eksabaytlık veriye eşdeğer olacak.
Büyümenin temel tetikleyicisi: Video• 2014’te tüm video formatlarının (TV, VoD, internet video ve P2P) toplamının küresel tüketici trafiğinin yüzde 91’ini geçeceği tahmin ediliyor. • Küresel internet trafiği, 2010’un sonunda küresel P2P trafiğini geçecek. Son 10 yılda ilk defa P2P, internet trafiğindeki en büyük kalem olmayacak. • Küresel online video kullanıcıları, 2010 sonunda 1 milyar kişiyi geçecek. • 2014’te küresel IP ağlarında her bir saniyede gösterilecek videoları izlemek iki yıldan uzun süre alacak; tüm ağdaki videoları seyretmek için gerekecek süre ise 72 milyon yıl olacak.
3DTV ve HD (İleri Teknoloji Video)• Üç boyutlu (3-D) ve yüksek tanımlı TV’yi (HDTV) de içeren ileri teknoloji video trafiğinin 2009 ile 2014’te küresel olarak 13 kat artması bekleniyor. • 2014’te 3-D’nin toplam internet video trafiğinin yüzde 4’ünü teşkil etmesi bekleniyor. • 2014’te 3-D ve HD videoların toplan tüketici internet video trafiğinin yüzde 42’sini oluşturması bekleniyor. Küresel Dosya Paylaşımı• Küresel dosya paylaşımı trafiğinin 2009-2014’te yüzde 22’lik YBBO artışıyla 2014’te ayda 11 eksabayta ulaşması bekleniyor. • 2014’te küresel P2P trafiği, 2009’dan yüzde 36 düşüşle küresel tüketici internet trafiğinin yüde 17’sini teşkil edecek. Küresel Ticaret IP Trafiği• Küresel ticaret IP trafiğinin 2009-2014’te üç katına çıkarak 2014’te ayda 7.7 eksabayta ulaşması öngörülüyor. • Ticari video konferansların bu sürede 10 katına çıkması ve toplam ticari IP trafiğinin üç katı hızla büyümesi bekleniyor. • 2009-2014’te 180 katına çıkacak olan web tabanlı video konferanslar, en hızlı büyüyen kategori olacak. Mobil Genişbant• Küresel mobil veri trafiği 2009 ile 2014 arasında 39 kat artacak. • 2014’te yıllık küresel mobil trafiği ayda 3.5 eksabayta ulaşacak.Tüketici – Ticari Karşılaştırması • Tüketici IP trafiğinin ticari trafikten daha hızlı büyümesi bekleniyor: - 2009’da tüketici IP trafiği aylık toplam küresel IP trafiğinin yüzde 79’uydu; ticari IP trafiği ise yüzde 21’i. - 2014’te tüketici IP trafiği (web’de sörf, anında mesajlaşma, kullanıcı videoları vs.) aylık toplam küresel IP trafiğinin yüzde 87’sini, ticari IP trafiği (e-posta, ses, internet, HD ve web tabanlı video konferans vs.) ise yüzde 13’ünü teşkil edecek. Ağ Hızı IP Trafiğinin Büyümesini Sağlıyor: 2000 ile 2010 Kıyaslaması• Sadece 10 yıl gibi kısa bir sürede küresel çapta bireysel internet bağlantıları üzerinden indirme hızları 35 kat arttı; bu gelişme, internet kullanımındaki artışı tetikledi. • 2000 yılında küresel çaptaki bireysel internet kullanıcılarının ortalama indirme hızı saniyede 127 kilobit idi. 2010 yılında ise bu hız saniyede 4.4 megabite ulaştı.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırımın önderliğinde yürütülen son çalışmanın neticesinde Türkiye çok yakında önemli bir anlaşmaya imza atacak. 5 yıldan uzun bir süredir yürürlükte olan Avrupa Konseyinin “Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi” ile birlikte Türkiye, uluslararası sanal suçlarda diğer ülkelerle ortak çalışarak yurtdışındaki yayınlara müdahale hakkını elinde bulunduracak.

1 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe giren Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesine çok yakında Türkiye de imza atacak. Bu anlaşmayla birlikte 43 ülkenin arasında bulunacak olan Türkiye, son yıllarda ciddi oranda artan sanal suçlarda uluslararası işbirliği fırsatına sahip olacak.
Bu anlaşmayı imzalayan devletler, bu imzadan sonra herhangi bir ikili anlaşmaya gerek duymadan diğer ülkelerden internet üzerinden yapılan suç içeren yayınları durdurabilme yetkisini elinde bulunduracak. Diğer bir deyişle, internette bulunan ve kişi haklarına doğrudan saldırı niteliği taşıyan ses veya görüntü içeriklerine (çocuk pornografisi, ağ güvenliği, telif hakkı ihlali, ırkçılık, bilgisayarlarla bağlantılı dolandırıcılık olayları gibi) ilgili devletin isteğiyle müdahele edilebilecek.
Örneğin internet üzerinden bir Türk sanatçının albümünü yurtdışında illegal bir şekilde paylaşan sitedeki yayını Türkiye durdurabilecek ve bunun için söz konusu ülkeyle herhangi bir anlaşmanın imzalanmasına gerek kalmayacak.
 

Haberler Yorum Yok Yazan:

Yeni iPhone ne ekranı, ne de donanımıyla şaşırtacak. İşte Appleın asıl büyük iPhone sürprizi…

Screen Digest ten bir analist yeni iPhoneun en büyük sürprizinin ne olabileceğini ve önümüzdeki birkaç yılda cep telefonu piyasasının nerelere gidebileceği konusunda tahminlerde bulundu. Akıllı telefon piyasasında Appleın Nokia ile rekabete gireceğini düşünen analist yeni iPhoneun en büyük sürprizinin fiyatı olabileceğini söylüyor.
Screen Digest önümüzdeki birkaç yıl için şunları söylüyor; ” PCnin ağır topları HP, Dell, Microsoft ve Intelin de akıllı telefon piyasasına girmesiyle 2014te 380 milyon telefonun piyasaya sürüleceğini düşünüyoruz.”
” İki yıldan az bir süre içinde Android evrimini tamamladı ve çoğu telefon üreticisinin işletim sistemi haline geldi. Android en hızlı büyüyen akıllı telefon işletim sistemi.”
Symbian ise telefonlarda yaygın olarak kullanılan bir işletim sistemi. Bu işletim sistemini kullanan telefonların, 2015 yılında 100 milyon barajını aşması bekleniyor.
Önümüzdeki yıllarda artacak rekabeti düşünürsek, gerçekten Appleın iPhone fiyatlarında biraz indirime gitmesi kimseyi şaşırtmaz.İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: HAFIZALARA KAZINAN EN İYİ DOKUNMATİK CEPLER

Haberler Yorum Yok Yazan:

İngilterenin en önemli haber dergilerinden Economist, bu haftaki sayısında İsrail donanmasının Gazzeye giden yardım gemilerine düzenlediği kanlı baskına geniş yer ayırdı. Dergi baskınla ilgili kapsamlı bir dosya hazırlarken, özellikle İsrail hükümetine sert eleştiriler getirdi.

  

Haberler Yorum Yok Yazan:

Mavi Marmaraya yapılan çıkarmada 6 Türkü öldürdüğü bildirilen İsrailli komando, yaşanan ölümler hakkında “başka çaremiz yoktu” dedi. İsrailli askere madalya verilmesi düşünülürken, Tel Aviv, Ankara ile ilişkilerinin bozulmasından suçlu tuttuğu Türkiyeyi İran gibi davranmakla eleştirdi. Diğer yandan, ABD Başkanı Barack Obama petrol sızıntısı nedeniyle Asya turunu iptal ederken, Japonyanın yeni başbakanı belli oldu.

İSRAİLLİ KOMANDOLAR BASKINA BÖYLE HAZIRLANMIŞLARDI
İŞTE SALDIRI ANI / WEB TV
İşte dünyada günün öne çıkan manşetleri:                                                                      
THE JERUSALEM POST: Altı kişiyi öldüren İsrailli komando: Başka seçeneğimiz yoktuGazzeye giden yardım gemisi Mavi Marmaraya çıkartma yapan deniz komandolarından S. Jerusalem Posta verdiği röportajda gemiyi “bir savaş alanı” gemidekileri de “katil paralı askerler” olarak nitelendirdi.  
Helikopterden gemiye inen 15inci ve son komando olan S., iner inmez kendisinden önce inen askerler gibi saldırıya uğradığınıı söyledi. Bir yanına baktığında üç komutanının yaralı olarak yerde yattığını gördüğünü ifade eden S., komutanlardan birinin karnından, diğerinin dizinden vurulduğunu, üçüncü komutanın ise kafasına demir çubukla vurulduğu için kafatası kemiği kırık bir biçimde baygın yattığını söyledi.
Emir komuta zinciri gereği yönetimi otomatikman devraldığını anlatan S. aktivistlerin askerlerden iki tabanca çaldığını ve sürekli ateş ettiğini anlattı. Altı aktivistin ölümüne yol açan S.e kahramanlık madalyası verilmesi düşünülüyor.
THE DAILY TELEGRAPH: İsrail: Türkiye İran gibi davranıyorDün gece İsrail hükümetinden Türkiyeye çok sert eleştiriler geldi. İsrailli yetkililer Ankaranın iki ülke ilişkilerinin bozulmasının “tek suçlusu” olduğunu söylerken Türkiyeyi İran gibi davranmakla eleştirdi.
Yetkililer Ak Partiyle İHH arasındaki bağlantılara dikkat çekerken Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Türkiyenin İsrailin bir zamanlar dostu olmasına “hiç önem vermediğini” Türk toplumunun içindeki değişimlerin tıpkı 1979da İsrail-İran ilişkilerinde olduğu gibi, Türkiye-İsrail ilişkilerine zarar verdiğini savundu.
Lieberman, “Bu provokasyonu biz başlatmadık, biz Türkiyeye ellerinde bıçaklar ve demir çubuklarla zorbalar yollamadık” dedi. Bu davada en başından en sonuna kadar bütün suçun Türkiyenin üzerinde olduğunu ifade eden Lieberman, “Özür dileyecek hiçbir şeyimiz yok. Hatta aksine özür bekliyoruz” dedi.
YNET NEWS: Tel Avivde Erdoğan protestosuYaklaşık 1,000 kadar İsrailli dün gece Türkiyenin Tel Aviv Başkonsolosluğu önünde eylem yaparak Ankaranın filo baskını sonrası açıklamalarını protesto etti. Binaya taş ve gaz bombası atan göstericiler Başbakan Tayyip Erdoğanın faşist olduğunu ima eden pankartlar taşıdı.
Olay yerinde polis üç kişiyi gözaltına aldı. Yetkililerin göstericileri bastırmaya çalıştığı bildirildi.
Yarkon Caddesi üzerindeki gösterilerde katılımcılar İsrail bayrakları ve Türk hükümetini suçlayan pankartlar taşıdı. Başbakan Erdoğanın Hitler bıyıklı resimleri ve “Terörist Erdoğan” sloganlarının yanı sıra “İsrail ordusu kazansın” ve gemideki Arap-İsrailli milletvekili Hanin Zoabiye atfen “Zoabi Gazzeye” sloganları dikkat çekti.
Grubun içinde Ermenistan bayrağı taşıyan protestocular da vardı.
CNN: Hamas Gazzedeki hayır kurumlarını kapatıyorBirleşmiş Milletlerin Ortadoğu Barışından Sorumlu Özel Koordinatörü Robert Serry, Perşembe günü Hamasın Gazzedeki hayır kurumlarına baskınlar düzenleyip buraları kapatmasından duyduğu kaygıyı dile getirdi.
Serrynin açıklamasında, “Aralarında BM ortakları da olan bu sivil toplum kuruluşlarının hedef alınması kabul edilemez. Bu durum, özgür toplum normlarına aykırıdır, Filistin halkına da zarar vermektedir” denildi. Açıklamada yerel yetkililerin böyle adımlara bir son vermesi ve Gazzedeki sivil toplum kuruluşlarının en kısa zamanda açılmasına izin vermesi istendi.
Gazzelilerin yaklaşık yüzde 80ini sivil toplum kuruluşlarından gelen yardımlarla yaşıyor çünkü İsrail, Hamas 2007de bölgenin kontrolünü ele geçirdiğinde çok sert ihracat sınırlamaları koydu.
DAILY TIMES: Pakistandan İsraile kınamaPakistan parlamentosunun her iki kanadında da dün oy birliğiyle kabul edilen kararlarda, İsrailin Gazzete giden yardım gemilerine düzenlediği kanlı baskın çok sert bir dille kınandı. Kararlarda ayrıca uluslararası Müslüman toplumundan, Uluslararası Savaş Mahkemesine başvurup İsraile karşı dava açmaları istendi.
Parlamentoda ayrıca Türk hükümetinin konuyla ilgili attığı cesur adımlar takdir edilirken diğer Müslüman devletlerinden de benzer adımlar atmaları istendi.
Senatörler ayrıca özel bir televizyon kanalının sahibi olan Talat Hüseyin ve diğer iki Pakistanlı aktivisti İsrailin saldırılarına cesurca göğüs gerdikleri ve ülkelerini en iyi şekilde temsil ettikleri için övdü.
CNN: Obama da “İsrailin meşru güvenlik kaygıları” dediABD Başkanı Barack Obama CNNin en tanınmış talk-showcularından Larry Kingin programına konuk oldu.
Kingin eski Başkan Jimmy Carterın İsrailin filo baskınını kınadığını hatırlatması ve “Sizin duruşunuz nedir?” diye sorması üzerine BMnin de kınadığını hatırlatan Obama, “İsrailin meşru güvenlik kaygıları olduğunu, insanların yatak odalarına füzeler yağdığını” belirtti ancak ablukanın da kaldırılması gerektiği yönünde işaretler verdi.
Obama,”Olayla ilgili bütün detayları en kısa zamanda öğrenmemiz en önemlisi” dedi.
Petrol krizindeki yönetiminden dolayı eleştirilen başkan, olayı duyar duymaz ekibini toplayarak en kötü senaryo için hazırlık yaptığını söylerken, sızıntının sebebinin BP olduğunun altını çizdi. Obama “BPye öfkeliyim” dedi.
BBC: Japonyaya taze “Kan” geldiJaponyanın iktidardaki Demokratik Japonya Partisi (DPJ), Başbakan Yukio Hatoyamanın istifasının ardından başkanlığa Naoto Kanı seçti. Bu durumda Kanın ülkenin yeni başbakanı olmasına da neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.
Halihazırdaki kabinede maliye bakanı olan Kan, oylamadan sonra parti üyelerine “yeni bir başlangıç” sözü verdi. Eğer DPJ ağırlıklı meclis de onaylarsa Kan başbakan seçilecek.
DPJ üyelerine yaptığı konuşmasında, ABDyle ittifakın Japonya diplomasisi için bir “köşe taşı” olmaya devam edeceğini söyleyen Kan, Hatoyamanın başbakanlığı sırasındaki en büyük mesele olan Okinawa Adasındaki ABD üssü hakkında bir açıklama yapmadı.
Yomiuri Shinbun gazetesi Kanın, “Başbakan Hatoyama yeni bir DPJ için kapıyı aralamıştı” dediğini yazdı.
EL CEZİRE: Bangladeşte yangın faciasıBangladeşin başkenti Dhakanın merkezinde çıkan dev yangında 100den fazla kişi hayatını kaybetti. Perşembe gecesi çıkan yangında en az 100 kişinin de yaralandığı, itfaiyeciler durumu kontrol altına alana kadar bir çok binanın kül olduğu bildirildi.
Dhaka itfaiyesinden yetkililer, itfaiyecilerin küllerin arasında aramalarını sürdürdüğünü, can kaybının artmasından endişe edildiğini belirtti.
İtfaiye Şefi Abu Nayeem, yangının elektrik kontağından çıktığını ve itfaiyeciler bölgeye erişene kadar hızla yayıldığını söyledi. Hayatını kaybedenlerin birçoğu binalardan birinin çatısındaki düğünün misafirleriydi.
Abu Nayeem en az yedi binanın yandığını, alt katlardaki dükkanlarda satılan kimyasal maddelerin ve büyük bir gaz ocağı bulunan fırının yangını hızla büyüttüğünü ifade etti. Şehrin eski bölümündeki dar sokaklar arasına itfaiyecilerin girmesinin çok zor olduğu belirtildi.
THE NEW YORK TIMES: Petrol krizi dolayısıyla Obama Asya ziyaretini iptal ettiABD Başkanı Barack Obama, Meksika Körfezinde yaşanan ABD tarihinin en büyük petrol sızıntısı dolayısıyla dün gece Avustralya, Endonezya ve Guam ziyaretlerini iptal edeceğini açıkladı. Obamanın kararı yetkililerin petrol sızıntısının önlenmesi konusunda ilerleme kaydedildiği yönündeki açıklamalarının ardından geldi.
Obamanın bugün Körfeze giderek durumu değerlendireceği ve yetkililerle görüşmeler yapacağı bildirildi. Beyaz Sarayın açıklamasında ziyaretin neden iptal edildiği belirtilmezken, yetkililer Başkanın petrol sızıntısı kontrol alınmadan en az bir hafta daha ülkeyi terk edemeyeceğini ifade etti.
Obama Avustralya Başbakanı Kevin Rudd ve Endonezya Devlet Başkanı Susilo Bambang Yudhoyonoyu telefonla arayarak gidemeyeceğini şahsen de bildirdi.
THE WASHINGTON POST: ABDnin “gizli savaş”ı büyüyorÜstü düzey yetkililer sakin diplomasi yaklaşımına karşın Obama yönetimi Afganistan ve Iraktaki savaş bölgeleri dışında da ABDnin El Kaide ve diğer radikal gruplarla olan gizli savaşın kapsamını genişlettiğini söyledi.
Özel operasyon güçlerinin hem rakamının hem de bütçesinin genişlediğini belirten yetkililer, bu güçlerin 75 ülkede görev yapmaya başladığını bu yıl başında rakamın 60 olduğunu söyledi. Filipinler ve Kolombiya gibi ülkelerde yıllardır bulunan güçlerin yanı sıra Yemen, Ortadoğu Afrika ve Ota Asyada da Özel Operasyon ekipleri bulunuyor.
Komutanlar bu güçlerin Somali gibi yerlerde de etkinliğini artırmaya çalışıyor. Dünyanın bir çok yerinde önleyici ya da misilleme amaçlı operasyonlar düzenlenmesi planlanıyor.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Japon basınının uzaylı lakabını taktığı eski Başbakan Yukio Hatoyamanın yerine, sinirli Kan lakaplı Naoto Kan gelmesi bekleniyor. Kan geçmişte ülke çapındaki emekli maaşlarına katkı paylarını ödemekteki başarısızlığı ortaya çıkınca halkından özür dilemek için kafasını kazıtmıştı.

Japonya meclisinin başbakanlığını kabul ettiği Naoto Kanın İmparator Akihito tarafından da onaylanmasına an meselesi gözüyle bakılıyor.                                                              
               
Kan eski bir solcu aktivist. Sert tartışma yeteneği, politik faydacılığı, çabuk öfkelenmesi ve bürokratlarla ağız kavgalarına girmeye meyilli olmasıyla tanınan Kan, basının “uzaylı” lakabını taktığı eski Başbakan Yukio Hatoyama’ya göre Japon kamuoyunda daha saygın bir isim.                               
 
Yeni başbakan, öfkeli çıkışları nedeniyle “Ira-Kan” veya “Irritable (sinirli) Kan” olarak tanınıyor. Kan ayrıca Hatoyama ile beraber kurduğu partide öne çıkan duruşu ve halka yakın görüşleriyle biliniyor.
 
63 yaşındaki Kan, 1990’larda sağlık bakanlığı yaptığı dönemde ortaya çıkardığı HIV virüslü kan ürünleri skandalıyla ün kazandı. Kan 1996da sağlık bakanı olduktan sonra, 1980li yıllarda ülkedeki hemofili hastalarına yurtdışından ithal edilen HIVli kanların verildiğini ortaya çıkarmıştı.
 
Selefi Hatoyama ve çok sayıda Japon milletvekilinin aksine, Kan, Japonya’nın politik hanedanlarından birine mensup değil. Parlamentoya girebilmek için dört kez girişimde bulunan Kan 1980’de düzenlediği seçim kampanyasıyla bu amacını gerçekleştirmiş oldu.
 
EKONOMİK KRİZLE BOĞUŞTU
1970’lerde öne çıkan bir aktivist olan Kan, barış, çevre konuları ve kadın hakları için düzenlenen gösterilere katılan saygın bir aktivist olarak tanındı.
 
Bir araya getirdiği Sosyal Demokrat Parti dağılan Kan, 1996’da Hatoyama ile birlikte Japonya Demokrat Partisi’ni kurdu. Geçtiğimiz yıl iktidara gelen JDP, yarım asırdan fazladır süren tek partili muhafazakâr yönetimine son verdi. Kan yeni hükümette başbakan yardımcısı oldu.
 
Kendisine yeni Ulusal Strateji Bürosu’nun başkanlığı görevi verilen Kan, burada seçim kampanyasında verilen söz gereği politikacılara gücünü geri kazandırmak için bürokratlarla kavgaya tutuştu.
 
Ocak ayında ise ekonomi uzmanı olmadığını kabul etmesine rağmen ekonomi bakanlığı görevine getirilen Kan bir keresinde, Nobel ödüllü Paul Samuelson’ın kitaplarını anlamakta zorlandığı esprisini yaptı.
 
Ekonomi bakanı olduğundan beri yenin değerinin düşürülmesini öneren ve deflasyonla savaşan Kan, İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan en kötü ekonomik krizi aşabilmek için Japonya Merkez Bankası’na daha fazla çaba göstermesi adına baskı yaptı.
 
Yunanistan’da yaşanan ekonomik krize dikkat çeken Kan, mali önlemleri devreye soktu ve GSYİH’nin neredeyse yüzde 200’üne denk gelen kamu açığı balonunu küçültmek için vergileri artırdı.
 
Siyasi açıdan, Kan Irak’a asker gönderilmesine karşı çıktı ancak, İkinci Dünya Savaşı sonrası barışçı anayasanın rolünü kısıtladığı ordunun daha büyük bir rol alması gerektiğini savundu. 
 
ASIL AMACI POLİTİKA DEĞİLDİ
Kan, Japonya’nın Honşu Adası’nın batısında kalan Yamaguçi bölgesindeki Ube şehrinde bir fabrika yöneticisinin oğlu olarak doğdu. Büyük prestije sahip Tokyo Üniversitesi’nin teknoloji bölümünden 1970 yılında mezun olan Kan, ünlü Mah-jong oyunu için bir zamanlar puan hesaplama cetveli icat etmişti.
 
Bir röportajında ürettiği prototipi Nintendo ve diğer elektronik üreticileriyle aynı sahaya sokmakta başarısız olduğuna değinen Kan, “Eğer her şey istediğim gibi gitseydi, Bill Gates kadar olmasa da çok zengin biri olabilirdim” demişti.
 
Kan, “Kimse icadı için ortaya para koymayınca politikacı olduğunu” söylemişti.
 
ÖZÜR İÇİN SAÇINI KAZITTI
Kan’ın siyasi kariyeri hiç kolay olmadı. 2004 yılında yapılan bir incelemede ülke çapındaki emekli maaşlarına katkı paylarını ödemekteki başarısızlığı ortaya çıkınca Japonya Demokrat Partisi (JDP) liderliğini terk etmek zorunda kaldı. Kan, geçmişte aynı nedenden ötürü iktidardaki parti vekillerini suçlamıştı.
 
Özür dilemek için kafasını kazıtan Kan, Budist elbisesi giydi ve Şikoku Adası’ndaki tapınakları hacı olarak dolaşmaya başladı.
 
Magazin dergilerinin birinde bir televizyon sunucusuyla otelde yasak ilişki yaşadığının yazılmasıyla, Kan kendini başka bir skandalın içinde buldu. Bu olayın ardından Kan gazetecilere, “Karımdan azar işittim, sizi sersemler!” diye bağırdı.
 
Ancak Kan hem politik kariyerini, hem de evliliğini kurtarmayı başardı. Kendisine iki erkek evlat veren eşi Nabuko, seçim kampanyalarında başarılı konuşmalar yapan bir ev kadını.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Türkiye’nin coğrafi konumu bile yakın ve değerli bir müttefik olarak görülmesi ve İslami radikalliğin limanlarına çekilmesinin önlenmesi için yeterli bir sebep.

Batı dünyasının bir parçası olmayı hedefleyen bir ülke olarak, Türkiye bu yolda tuhaf bir duruş sergiliyor. Ankara hükümeti Gazze’ye giden filoya İsrail’in düzenlediği baskınla ilgili şahsen bir yaptırım uygulamadı ancak uluslararası kınama korosunu da en kısa sürede devreye sokmaktan geri kalmadı.
 
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu filoya yapılan askeri müdahalenin Türkiye’nin 11 Eylül’ü olduğunu söyledi. Hatta Türkler NATO’yu yardıma ikna etmeyi bile başardı. Ancak bütün bu gergin süreç boyunca Mavi Marmara’daki yolcuların silahlı bir çatışmaya hazır oldukları yönündeki kanıtları görmezden geldiler. Aksi takdirde gaz maskelerini, kurşun geçirmez yelekleri ve bıçaklarla baltaları nasıl açıklayabilirsiniz?
 
Türk hükümeti Mavi Marmara’nın yolculuğunda doğrudan bir payı olmadığını söylese de İsrailli güvenlik yetkilileri İHH ile Ak Parti arasında bağlantılar olduğunu iddia ediyor. Tartışılması mümkün olmayan bir şey varsa o da Türkiye’nin İsrail’le arasındaki diplomatik ittifakın sıkıntılar yaşadığı.
 
İNCE DENGE
Türkiye, 10 yıldan fazla süre boyunca çoğunluğu Müslüman halkının talepleriyle, bölgesel güvenlik meselelerinde İsrail’le işbirliği yapmasını gerektiren stratejik çıkarlar arasında ince bir denge tutturdu. Türkiye’nin İsrail’le yakınlaşması büyük oranda PKK’ya destek veren Suriye’yi yalnız bırakma çabalarından kaynaklanıyordu.
 
Ancak askeri işbirliği ve istihbarat paylaşımına da yayılan Türkiye-İsrail ortaklığı aynı zamanda Ankara’nın Batı’yla özellikle de Avrupa Birliği’yle yakınlaşma arzularının bir göstergesi. NATO’nun kurucu üyesi olan modern Türkiye kaderini eski Osmanlı topraklarındaki otokratik, baskıcı ve İslamcı rejimlerdense Batı’nın laik, demokratik kurumlarında görüyordu.
 
Ancak bu arzular özellikle Almanya ve Fransa’nın tepkileriyle büyük oranda söndürüldü. Gazze filosu yola çıkmadan çok önce Türkiye’nin Avrupa’yla olan ilişkinde bıkkınlığa kapıldığının işaretleri görülüyordu.
 
HASTA ADAM KIZGIN ADAM OLDU
Sonuçta bir zamanlar “Avrupa’nın hasta adamı” olan Türkiye bugün “Doğu’nun kızgın adamı” haline geldi. Şimdi Türkiye’nin ikinci bir Pakistan olmasından endişe ediliyor. Atatürk’ün kurduğu laik Cumhuriyetin yılmaz destekçileri, İran benzeri bir İslamcı ideoloji ihtimalini imkansız görse de Gazze filosundakilerin Hamas gibi gruplarla bağlantılı olduklarını da akılda tutmak gerekiyor.
 
Batı’nın Türkiye’nin bütün bu olaydaki rahatsız edici varlığını göz ardı etmek gibi bir lüksü yok. Türkiye’nin coğrafi konumu bile yakın ve değerli bir müttefik olarak görülmesi ve İslami radikalliğin limanlarına çekilmesinin önlenmesi için yeterli bir sebep.

Haberler Yorum Yok Yazan:

İnsani yardım taşıyan filo içinde bulunan, ancak geride kalan Rachel Corrie adlı İrlanda gemisinin, bugün Gazze kıyılarına ulaşması bekleniyor.

Gazze’de 2003’te İsrail buldozerlerinin altında kalıp ölen ABD’li eylemci Rachel Corrie’nin adının verildiği gemi, ablukayı aşmaya çalışacak. Gıda, tıbbi malzeme, çimento taşıyan gemide, aralarında Nobel Barış Ödülü sahibi Mairead McGuire ve BM’nin Irak’ta petrol karşılığı gıda programının başkanı Denis Halliday’in de bulunduğu 11 yolcu var. McGuire, BM ya da bağımsız bir kuruluşun gemiyi Gazze’ye varmadan inceleyebileceğini söyledi. Ancak İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman devlet televizyonuna, “Hedefe ulaşılmıştır. Filo Gazze’ye gitmeyi başaramamıştır. Hiçbir gemi Gazze’ye varmayacak. Rachel Corrie de Gazze’ye varmayacak” dedi.  Lieberman, Türkiye ile İsrail ilişkilerinin sorulması üzerine, “Erdoğan ülkesinin, Müslüman dünyasında ağır bir yere sahip olmasını istiyor ve İsrail, yığınları körüklemek için iyi bir bahane. Humeyni devrimine kadar İran da İsrail’in büyük dostuydu. Türkiye ile benzer bir süreç ortaya çıkıyor” yanıtını verdi.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Avustralya’da, annelerin ölümünden sorumlu tuttukları hastaneyle kavgaya tutuşan üç kız kardeş, annelerinin tam yedi yıl morgda beklemesine neden oldu.

June Woo adlı kadın, 2002 yılında Brisbane şehrinde bulunan Prenses Alexandra Hastanesi’nde hayatını kaybettiğinde 82 yaşındaydı. Annelerinin ölümünü kabullenemeyen üç kızı, Catherine, Helena ve Rosemary Yu, hastane personelinin verdikleri ilaçlarla annelerinin ölümüne neden olduğunu ileri sürdü.
 
Üç kız kardeş ayrıca, “kalp masajı uygulanmaması” kararı bulunan annelerine kendilerine danışılmadan uygulandığını iddia etti ve hastaneyi mahkemeye verdi.
 
 

Haberler Yorum Yok Yazan:
Telif Hakkı © 2009 CikolataNet – sohbet, chat, sohbet odaları, sohbet siteleri

Elitdizin.com | Dizin , Site ekle , Link ekle
sohbet