Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Varlık fiyatlarında bir şişkinlik görmüyorum. Bugün itibariyle emlak piyasasında herhangi bir balon söz konusu değil dedi.
Ayrıntılar birazdan…
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan öğrencilerin yaptığı yumurtalı protestolar ile ilgili olarak konuştu. Özcan siyasilere de tavsiye de bulundu.
Özcan, “Üniversite idarelerinin de hatası olduğunu kabul ediyorum” dedi. Öğrencilerin bu yönteme başvurmamalarının gerektiğini belirtirken konuşmacıların da o ortamı görüp konuşmalarını kesmeleri gerektiğini söyledi.
Özcan, “Sanki olaylar birbirini tetikledi. Siyasiler bugünlerde bu tür faaliyetlerden uzak durmalı” tavsiyesinde bulundu. YÖK Başkanı öğrencilere de bir tavsiyede bulundu; “Öğrenciler bu tekniğe başvurmamalı, web sayfası ya da medya gibi yöntemleri, teknolojiyi kullanmalı.”
Kuşadasında 23.50de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Kandilli Rasathanesinden alınan bilgiye göre, Aydının Kuşadası İlçesinde saat 23.50de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, ilçede paniğe neden oldu.
Devlet Bahçelinin Eskiden Çocuklar Duymasın gayet güzel eğitiyordu. Havuç eğitile eğitile büyüdü, ama şimdi reyting uğruna raydan çıktı sözüne yapımcı Birol Güvenden yanıt geldi.
DÜNDEN BUGÜNE HAVUÇ FOTOĞRAFLARI
Sanırım bizi pek izleyemiyor Devlet Bahçeli herhalde eskiden dizimizi daha çok izliyordu, şimdi iş yoğunluğundan dolayı pek izleyemiyor. Çünkü, kamu yararına hizmet eden sahnelerimiz eskisinden de çok artık… Ben Çocuklar Duymasını ağır dramaları olan diziler arasında görmüyorum. Eğitici konu ve diyaloglar da var içinde.
Fikrini söylemesine sevindimHavuçun raydan çıkması meselesine gelince… Ben Havuçun raydan çıktığını kabul etmiyorum. Havuç raydan çıktı değil de Genç oldu diyebiliriz. Gençtir sonuçta, çok da fazla raya sokmamak lazım. Öte yandan Devlet Bahçelinin böyle bir açıklama yapması beni üzmedi. Aksine seyredip bir de hakkımızda fikir beyan etmesi beni sevindirdi.
Senaryoda kullanacağımBirol Güven, Havuçun babası Halukun da Devlet Bahçeli ile aynı görüşte olduğunu söyledi: Haluk da Bahçeli gibi düşünüyor. O yüzden bu açıklamayı senaryoda kullanacak, Haluka Havuç raydan çıktı dedirteceğim.
ANKARA Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde, Türkiyede Anayasa Sorunu adlı bir panele katılan CHP Genel Sekreteri ve sözcüsü Prof.Dr. Süheyl Batum ile TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı AK Partili Burhan Kuzu öğrencilerin protestosuyla karşılaştı.
ÖĞRENCİLER BURHAN KUZUYA YUMURTA YAĞDIRDI / WEB TV
OLAY ANINDAN FOTOĞRAFLAR
CHPli Batum, bir grup öğrencinin pretostosu sonucu konuşmasını kısa tutmak zorunda kaldı, daha sonra aynı salona gelen AK Partili Kuzu ise yumurta yağmuruna tutuldu.Siyasal Bilgiler Fakültesinde ilk konuşmacı olarak CHPli Süheyl Batum öğrencilerin karşısına geçti. Moderatörlüğünü okul öğretim üyelerinden İlker Ertuğrulun yaptığı Türkiyede Anayasa Sorunu adlı panelde konuşmaya başlayan Süheyl Batumun İstanbuldaki öğrencilere yapılan polis şiddetini onaylamadıklarını söylemesinin ardından protestoların hedefi haline geldi. Bir grup öğrenci, CHP de Ak Parti gibi faşist bir partidir. Burada Ak Partinin yaptıklarını anlatarak bizleri kandıramazsınız, CHPnin de faşistçe davranışları var. Sizi bu salonda, Ankara Üniversitesinde konuşturmayız dedi. Ardından bulunduğu masadan kalkarak kürsüde ayakta konuşmaya başlayan Batum, öğrencilere Bunu bana da yapsanız, Burhan Kuzuya da yapsanız adı faşizmdir. Eğer burada Başbakan ya da Egemen Bağış olsaydı çoktan dayak yerdiniz. 500 kişi arasından 25-30 kişi faşist bir davranışla arkadaşlarının burada dinleme hakkını elinden alamaz diye tepki gösterdi.Öğrencilerin, Polisle, çevik kuvvetle geldin diye tepkisini sürdürmesi üzerine Batum, salondaki öğrencilere Sizin söylediklerinize tepkim yok. Beni de dinleyin, arada da protestonuzu sürdürün. Ama ben ne çevik kuvvet, ne de polisle gelmedim sözleriyle yanıt verdi. Batum protestocu öğrencilere Sizler burada konuşmak isteyen ve paneli dinlemek isteyen herkesin hakkına engel oluyorsunuz diye konuşmaya çalışırken, sözleri sık sık öğrenciler tarafından kesildi.10 ARKADAŞ AZINLIK FAŞİZMİ YAPIYOR Bana mutluluğun resmini çizebilir misin? Çizemezsiniz. Ama faşizmin resmini çizersin. İşte buradaki 10 arkadaş azınlık faşizmi yapıyor diyerek öğrencileri eleştiren Batum, Söyledikleriniz haklı. Öğrencilere yapılan muameleye karşıyız. Hayatımızda hiç bir öğrenciyi dövdürmedik. 30 yıllık geçmişimiz var. Amma velakin bu olayı bana da yapsanız, Burhan Kuzuya da yapsanız, bunun adı faşizmdir. Eğer burada Başbakan ya da Egemen Bağış konuşuyor olsaydı çoktan dayak yiyor olurdunuz. Medyanın yüzde 90ı da bravo diyor olurdu. Bizler demokratız. Bahçeşehirde, Boğaziçinde İTÜde öğrencilere konuşma hakkı vermeyenlerle bizi aynı kefeye koyamazsınız. İnsaf diye konuştu.TBMMye gelen mağdur öğrencilere CHPnin hukuki yardım teklifinde bulunduğunu da hatırlatan Batuma öğrenciler, Yalan söylüyorsunuz diye tepki gösterdi. Batum ise öğrencileri Yalan mı? Nereden biliyorsunuz yalan olduğunu sözleriyle yanıt verdi ve kendisini dinleyen ve dinlemek istemeyen herkese teşekkür ederek salonu terk etti.Moderatör Ertuğrul ve salonda bulunan CHPliler ile bir çok öğrenci de protestocu öğrencilere tepki gösterdi.KUZUYA YUMURTA YAĞMURUBatumun ardından salona 20 dakika sonra TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, geldi. Kuzu, toplantı salonuna gelişinde Kollektif Yumurta Şenliğine Hoşgeldiniz pankartı açan öğrencilerin, Üniversiteler bizimdir sloganı ve yumurta atma girişimleriyle karşılaştı. Öğrencilerin Kuzuya yumurta atmak istemeleri, salondaki korumalar tarafından şemsiye açılarak engellenmeye çalışıldı.SORUMLULAR İSTİFA ETMELİÖğrencilerin tepkisinin bitmesini uzun süre kürsüde bekleyen Kuzu, öğrencileri alkışla protesto etti. Bu üniversitenin rektörü, dekanları, bölüm başkanı istifa etmelidir diye tepkisini sürdüren Kuzu, öğrencilerin tepkilerinin sürmesi ve yumurta atmaya devam etmeleri üzerine salondan polis kordonu eşliğinde dışarıya çıkartıldı.Kampüsten ayrılarak aracına binmek istediği sırada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kuzu, Yazık, yazık bu ülkeye. O yumurtaları yesinler, zihinleri açılır belki diye konuşarak, tepkisini dile getirdi. Çok sayıda sivil ve çevik kuvvet polislerinin kampüs içerisinde bekleyişi devam etti.
“Fark Yaratanlar”a konuk olan Kenan Zülaloğlu, işitme engellilerin eğitimi konusundaki çalışmalarını izleyicilerle paylaştı.
PROGRAMI BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ
Sabancı Vakfının desteğiyle hayata geçen “Fark Yaratanlar” programı, 3 Aralık Dünya Engelliler Gününü takiben , önemli bir farkındalık yarattı. “Fark Yaratanlar”a konuk olan Kenan Zülaloğlu, işitme engellilerin eğitimi konusundaki çalışmalarını izleyicilerle paylaştı.
Kenan Zülaloğlu, 30 yıllık dershane öğretmenliğinin ardından, kendini özellikle engelli gençlerin eğitimine adayan bir eğitim gönüllüsü
“Bakırköy Gençlik Merkezi”ni kuran Zülaloğlu burada, hem maddi hem de fiziksel açıdan imkanı olmayan gençleri eğitim hayatına hazırlıyor. Bir yandan da kendisi gibi diğer gönüllü branş öğretmenlerini bu merkezde toplayarak, gençlerin üniversite ve iş eğitimleri için fırsatlar yaratıyor.
Eğitimdeki fırsat eşitliğinin yaşamdaki fırsat eşitliğini de beraberinde getirdiği ülkemizde, geçmişlerinde, eğitimlerinde yaşadıkları dezavantajlar ve seçimler nedeniyle pek çok genç hayat yarışına bir adım geride başlıyor. Kenan Zülaloğlu ekonomik ve fiziksel dezavantajların eğitimde ve yaşamda başarısızlığa neden olduğu bu ortamda kurduğu gençlik merkezi ve örgütlediği meslektaşlarıyla, gençlerin önünü açmak, onları bu yarışa dahil etmek ve başarılı olmalarını sağlamak için mücadele veriyor. Bakırköy Gençlik Merkezinde eğitim alan işitme engelli gençleri, işaret dili bilen öğretmenlerle sınavlara hazırlanıyor. Kenan Zülaloğlu, ekonomik açıdan dezavantajlı gençlere gazete ilanları, afişler ve broşürlerin yanı sıra, belediye ve muhtarlıklar kanalıyla, işitme engelli gençlere, engelli dernekleri aracılığıyla ulaşıyor. Zülaloğlunun kurduğu merkezde üniversiteye hazırlanan 45 öğrencinin 40ı üniversitelerin lisans ve ön lisans programlarına kayıt olma hakkı kazanırken, KPSS sınavlarına hazırlanan 25 işitme engelli genç, heyecanla sonuçları bekliyor.
Sıradışı kişilerin öyküleri her Perşembe ekrana taşınıyor
Birinci sezonda 54 ilden 500 aday gösterilen “Fark Yaratanlar” programın ikinci sezonu, CNN Türk ekranlarında her Perşembe saat 21:10da izleyiciyle buluşuyor. 32 hafta sürecek programda her hafta yeni bir Fark Yaratanın hikayesi yayınlanıyor. Sıradışı kişilerin olağanüstü etkilerini ekrana taşıyan program için, “Fark Yaratan” olduğunu düşünen ya da çevresindeki kişiler arasında “Fark Yaratan” olduğuna inananlar www.farkyaratanlar.org internet adresinden adaylık başvurusu yapabiliyor.
Bir süredir pankreas kanseri tedavisi gören Ceyla Gölcüklünün son durumuyla ilgili belirsizlik sürüyor.
FOTOĞRAFLARLA CEYLA GÖLCÜKLÜ
SOSYETENİN ÜNLÜ İSMİYDİ – WEB TV
Hastaneden konuyla ilgili açıklama yapılmazken, Gölcüklünün hastalığıyla ilgili sorulardan uzaklaşmak için en son Kurban Bayramında tatile çıktığı, ancak fenalaşınca Cannes tatilini yarıda kesip Türkiyeye döndüğü ortaya çıktı.
CEMİYET hayatının en güzel kadınlarından biri olarak tanınan Ceyla Gölcüklü, gazetecilerin dikkatini ilk olarak İran asıllı petrolcü Shery Shahnavazla yaptığı evlilikle çekmişti. Bir bankada çalışırken tanıştığı Shahnavazla evlenip Londraya yerleşen, rüya gibi bir yaşam süren Gölcüklü, tam 11 yıllık evlilikten sonra Shahnavazdan boşandı. Ve bu kez de aldığı iddia edilen 140 milyon liralık boşanma tazminatıyla gündeme oturdu. Tazminatla ilgili kesin açıklamalar yapmaya yanaşmayan Ceyla Gölcüklü, o tarihten sonra kamera ve objektiflerin odak noktası haline geldi. Siren Ertanla yaşadığı tartışma da Zeki Tanyeri ile sürdürdüğü bir dargın bir barışık ilişki de hep mercek altındaydı. Ama haftalar önce gelen bir tatsız haber hepsini unutturdu. Sosyetik güzele pankreas kanseri teşhisi konmuştu.İlk sinyal temmuzda Gölcüklü geçtiğimiz temmuzda, bir sabah karnında şiddetli ağrılarla uyandı ve apar topar hastaneye gitti. Amerikan Hastanesinde çekilen MR sonucu pankreas kanseri olduğunu öğrendi. Bunun üzerine farklı doktorlara da görünmek için Amerikaya giden Ceyla Gölcüklü, aldığı Yapılacak çok fazla şey yok, hastalık son safhasında yanıtıyla tekrar Türkiyeye döndü ve tedavisine burada devam etti.GizledilerAncak kendisi durumu saklamaya çalışsa da hastalık çabuk duyuldu. Halini sormak ve Geçmiş olsun demek isteyenlerin telefonları durmak bilmedi. İmdadına, erkek arkadaşı Tanyeri yetişti ve Gölcüklünün sadece midesinden rahatsız olduğunu söyleyerek kanser haberlerinin üstünü kapattı.Ve yaşadıklarından, sorulardan bunalan Ceyla Gölcüklü, kendini biraz iyi hissettiği için geçtiğimiz Kurban Bayramında arkadaşlarıyla birlikte Cannesa gitti. Ama tatil düşündüğü gibi geçmedi, hastalığı ağırlaşıp fenalaşınca İstanbula dönmek zorunda kaldı. Ardından da hastaneye kaldırıldı.Önceki gün, iki haftadır Amerikan Hastanesinin yoğun bakımında yatan Gölcüklünün öldüğüne dair haberler yayılmaya başladı. Herkes farklı kaynak gösterdi ancak yakınları ve hastane yetkilileri konuyla ilgili hâlâ tek kelime etmiyor. Öte yandan, beyin ölümünün gerçekleştiği, fakat ailesinin yaşam ünitesinin fişinin çekilmesine izin vermediği de iddialar arasında…
HERKES BENi ESKi FOTOĞRAFIMDAKi GiBi HATIRLASIN
Ceyla Gölcüklü için başta yakınları olmak üzere sosyetenin tanınmış isimleri Amerikan Hastanesine akın etti. Ancak gelenlerin çoğu Hastanemizde böyle bir hastamız yok diyerek geri çevrildi. Nedeni de Gölcüklünün bu yöndeki isteğiydi. Hastalığı nedeniyle aşırı zayıflayan Gölcüklü, kimsenin kendisini o halde görmesini istemedi. Gölcüklünün yoğun bakıma alınmadan önce yakınlarına Fotoğrafımı çektirmeyin, ne halde olduğumu söylemeyin. Herkes beni eski fotoğraflarımdaki gibi hatırlasın dediği ileri sürüldü.
Tek vârisi kızı Lara
Ceyla Gölcüklünün servetinin vârisi ise Şahnavazla evliliğinden dünyaya gelen 15 yaşındaki kızı Lara… Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz avukat Hayati Şahin, Gölcüklünün tek mirasçısının kızı olduğunu, ortada yazılmış bir vasiyetname olmadığı takdirde bütün mirasın kızına kalacağını söyledi:Ceyla Hanım sağlığında bir vasiyetname hazırladıysa o vasiyetnameye göre hareket edilir. Ancak şu durumdayken bir vasiyetname hazırlaması ya da vasiyetnameye ek yapılması zordur. Vasiyetname hazırlanması için akıl ve beden sağlığının yerinde olduğuna dair tam teşekküllü doktor raporu gereklidir. Zaten ortada bir vasiyetname yoksa, bütün mal varlığı tek mirasçısı olan kızına kalır. Kızı da 18 yaşına gelene kadar bu parayı ancak mahkemenin tayin ettiği bir vasi ile harcayabilir. Bu vasi yakın akrabalardan seçilir. Eğer genç kızın yakın bir akrabası yoksa devlet kendisine bir vasi tayin eder, bu bir avukat da olabilir. Paranın bütün kontrolünü devlet üstlenir. Kız zaten 18 yaşına geldiği zaman para direkt onun hesabına gelir ve reşit olduğu için istediği gibi kullanabilir.
İktisat okudu Londrada evlendi
Ceyla Gölcüklü, 1972 yılında İstanbulda dünyaya geldi. Bodrumdaki Halikarnas Diskonun mülkünün yanı sıra Muğlada bir zeytinyağı fabrikası, Gökova ve Marmariste yüzlerce dönüm değerli arazisi bulunan sanayici Şadan Gölcüklünün kızı olan Gölcüklü, Robert Kolejin ardından Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirdi. Eğitimine gastronomiyle devam eden Gölcüklünün hayatı İnterbank Genel Müdürlüğünde çalışırken değişti. 1994 yılında bankanın müşterileri arasında yer alan uluslararası petrol şirketi ETInin patronu İran asıllı Shery Shahnavazla evlendi. 17 Eylül 1994te Londrada, Grovenor Houseda evlenip Londraya yerleşti ve yaklaşık iki yıl orada yaşadı. 2005te boşandıBu sırada kızı Larayı dünyaya getiren Ceyla Gölcüklü, ardından eşiyle İstanbula taşındı. Ancak eşi tekrar Londraya dönmek isteyince çiftin evliliklerinde de ilk büyük kriz doğdu. Bir süre eşinin isteğini yerine getiren Gölcüklü, Londrada yapamayacağını anlayınca eşiyle konuşup boşanmaya karar verdi. 2005 yılında 11 yıllık eşinden boşanan Ceyla Gölcüklünun petrolcü eşinden her yıl için 13 milyon dolar başta olmak üzere ev, hisse senetleri ve nakit paradan oluşan 140 milyon lira tazminat aldığı iddia edildi. Ama o her fırsatta böyle bir para almadığını, kendi ailesinin durumunun çok iyi olduğunu, eski eşinin ise kızının nafakasının dışında kendisine hiçbir şey ödemediğini söyledi.
Hastanede sıkıyönetim
Ceyla Gölcüklünün Amerikan Hastanesindeki tedavisi sürüyor. Gölcüklünun annesi ve abisi, hastaneden neredeyse hiç ayrılmıyor. Bu arada yakınlarından gelen bilgiye göre, Gölcüklünün son durumuyla ilgili sır perdesinin sebebi de ailesinin bu konudaki talebi… Onların bu konuda açıklama yapılmasını istememesi nedeniyle başhekimlik bir iç yazışma ile doktorlara ve diğer personele konuşma yasağı getirdi.
Çiftlikteki kafes patlayınca 30 bine yakın somon Marmaraya dağıldı.
YALOVALI balıkçılar birkaç gündür ağlarına takılan somon balıkları karşısında şaşırdılar. Ancak yapılan araştırma sonucu Adalardaki bir üretim çiftliğinin kafesinin patlaması sonucu 30 bine yakın somon balığının Marmara Denizine dağıldığı ortaya çıktı.
Yalovada son bir haftadır denize açılan balıkçılar ağları somon balığıyla dolu olarak dönüyor. Açık deniz balığı olan ve Türkiyede çiftliklerde yetiştirilen somonun kaynağını merak eden Yalova Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Erdal Tokalak, konuyu Tarım İl Müdürlüğüne bildirerek araştırma yapılmasını istedi.
BİR AYDA YAKALANIR
Tokalak, 25 yıldır Marmarada somon görmediklerini ve yakalanan balıkların da çiftlik somonu olduğunu anladıklarını kaydederek şunları söyledi:
Orijinal somon balığı değil, balık yetiştirme çiftliklerinden olduğu belli. Biz de bu yüzden Tarım İl Müdürlüğüne bu konuda araştırma yapmaları için öneride bulunduk. Önerimizi değerlendirmişler ve araştırma yapılmış. Adalardaki bir balık üretim çiftliğinde kafes patlamış. Burada bulunan yaklaşık 20-30 bin somon da Marmara Denizine yayılmış. Balıklar insanlara alışık olduğu için kıyılara iyice yaklaşıyorlar. Dere ağızlarına bile girmeye çalışıyorlar. Yalovalı balıkçılarımız bu balığı 3-4 gündür yakalayıp sattı. Şimdi de akın halinde hareket edip başka sahillere gidiyorlar. Tahminimizce bu 20-30 bin balık bir ayda tamamen yakalanır. Aslında böyle bir olay geçtiğimiz yıllarda da olmuştu. Bir dönem Rusyada bir balık çiftliği patlamış, orada bulunan kefaller Karadeniz ve oradan da Marmara Denizine kadar gelmişti. Bu da onun gibi bir olay.
Son bir hafta içinde her gün somon yakaladığını belirten Yalovalı balıkçı Deniz Baydemir, şimdiye dek hiç böyle bir şeyle karşılaşmadığını söyledi. Bu duruma birçok balıkçı arkadaşının da şaşırdığını dile getiren balıkçı Deniz Baydemir, 34 yıldır balıkçıyım ve Yalovada ilk kez somon görüyorum. Ağlarımıza takılan somon balığı normal şartlarda Marmara Denizinde görülmeyen bir balık. Çınarcık ve Subaşındaki balıkçı arkadaşlarımızla da haberleşiyoruz. Onlar da somon tuttuklarını söyledi. Ben de bugün 40 kilo kadar tuttum. Bu balıktan tek seferde 70-80 kilo tutan arkadaşlarımız var. Hem de çok kıyıdalar. Denizde bir metre derinlikte bile somon var diye konuştu.
Yalova sahillerinde yakalanan somonlar 3ü 10 liraya satılıyor.