Geçtiğimiz hafta semt pazarlarında 5- 7 lira arasında satılan domatesin fiyatı bir haftada yüzde 50 düştü. Halden 3- 4 liraya çıkan domates pazarlarda 4- 5 liraya kadar yükselirken yerli domates 7 liraya satıldı.
Fiyatların daha da yükseleceğini düşünerek ellerindeki ürünleri piyasaya sürmeyenler, domates ellerinde kalınca fiyatları düşürmek zorunda kaldı. Fiyatların düşmesinde vatandaşların yüksek fiyat nedeniyle domatesi almaması da etkili oldu. Bir yandan sera ürünlerinin yavaş yavaş piyasaya sürülmesi de bu düşüşte etkili oldu.
Adana’nın merkez Çukurova İlçesi Yurt Mahallesi’nde kurulan semt pazarında bugün domates 2- 2.5 liraya tezgahlarda yerini aldı. 30 yıldır pazarcılık yapan Mehmet Doğan, hayatında ilk defa domatesin fiyatının bu kadar yükseldiğini söyledi.
Fiyatların yükselmesiyle vatandaşın domatesten uzak durduğunu belirten Doğan, fiyatların yarı yarıya düşmesiyle satışların tekrar eski seviyesine geldiğini kaydetti. Bir önceki hafta 5 liraya sattığı domatesin 2 -2.5 liraya düştüğünü aktaran Doğan, 10-15 gün içinde sera domateslerinin de çıkmasıyla fiyatların normal seviyeye geleceğini aktardı.
20 yıldır pazarcılık yapan Adnan Öncü ise geçtiğimiz bu dönemde 1 liraya sattıkları domatesin bu yıl 5 liraya kadar çıkmasını anlayamadıklarını ifade etti. Yerli domatesi geçen hafta 7 liraya sattıklarını aktaran Öncü, bu hafta 2 liraya tezgaha koyduklarını aktardı.
Pasifik üzerinde, Lockheed Martin ve Raytheon Co sistemlerinin kullanıldığı ve orta menzilli balistik bir hedefi yakalayan “en zorlu” füze kalkanı testinin başarıyla tamamladığı bildirildi.
Pentagon’a bağlı Füze Savunma Ajansı’ndan (MDA) yapılan açıklamada, bugün Hawaii’nin bastısında yapılan testin, bugüne kadarki en zorlu füze denemesi olduğu ifade edildi.
Açıklamada, bunun, 3 bin kilometreden daha büyük menzile sahip bir hedefe karşı, Lockheed Martin tarafından gemiler için geliştirilen Aegis savaş sistemiyle yapılan ilk füze kalkanı denemesi olduğu kaydedildi.
Test edilen füze savunma sisteminin, Başkan Barack Obama’nın Avrupa’ya yerleştirmek istediği savunma kalkanı projesinin en önemli ayaklarından biri olacağı belirtiliyor.
Obama yönetimi, İran’dan ya da diğer”düşman ülkelerden” gelebilecek saldırılara karşı Avrupa’nın birçok bölgesine füze kalkanı yerleştirilmesini öngören projenin ilk aşamasını bu yıl içinde tamamlamayı amaçlıyor.
Rusya ise füze kalkanının kendisini hedef aldığını savunarak plana karşı çıkıyor.
Birçok hastalığın tedavisi için yıllardır yürütülen ‘kök hücre’ çalışmaları, yumurtalık sorunlarına bağlı kısırlıkta da hastalar için umut ışığı oldu.
ABD’de Harvard Üniversitesi’nden Profesör Dr. Jonathon Tilly ve ekibi, dünya tarihinde ilk kez kök hücreden insan yumurtası üretti. Prof. Dr. Tilly ile birlikte yakında klinik çalışmalara başlayacak olan New York Medical College Kısırlık Tedavisi ve Üreme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kutluk Oktay, yıllardır çok çeşitli bilimsel çalışmaların yürütüldüğü kısırlık tedavisinde, kök hücre çalışmaları ile sorunun ortadan kaldırılmaya çalışıldığını söyledi.
Oktay, yumurta rezervi olmayan ya da yumurtalıkları alınmış kadınlar için kök hücre ile yumurta elde edilmesine yönelik çalışmaların hayvanlarda 3-4 yıldan fazla süredir yapıldığını ve son bir yıl içinde de insan dokusunda çalışmaların yürütüldüğünü kaydetti.
Oktay, Tilly ve ekibinin buluşuyla ilgili, ‘Bunu, orta vadede, ‘kısırlık sorunu olanlara müjde’ şeklinde yorumlayabiliriz. Tabii ki bu, klinik çalışmalarda çıkacak sonuçlara bağlı’diye konuştu.
ERKEN MENOPOZA ÇÖZÜM
Araştırmanın laboratuvar kısmının Prof. Dr. John Tilly tarafından Harvard Üniversitesi’nde yönetildiğini, klinik kısmının ise kendisi tarafından yapıla- cağını söyleyen Oktay, kök hücreden insan yumurtası üretilmesine ilişkin klinik çalışmaların yakında başlayacağını ifade etti. Yöntemin klinik çalışmalarından başarılı sonuçlar elde edilmesiyle birçok kişinin çocuk sahibi olabileceğini müjdeleyen Oktay, ‘Eğer yöntem klinik olarak verimli olursa, bugüne kadar çare yok denilen düşük rezerv ve erken menopoza çözüm olacak’ dedi.
Araştırmanın detayları TARTEN’de
Kök hücreden insan yumurtası üretimiyle ilgili araştırmanın tüm detayları, İstanbul’da bugün başlayacak ve 17 Nisan’a kadar devam edecek olan ve dünyada üreme tıbbıyla ilgili uzmanları biraya getiren ‘Trans Atlantic Reproductive Technologies Network (TARTEN)’de açıklanacak.
Moody’s yaptığı açıklamada, İrlanda’nın kredi notunu ”B1”den ”B3”e indirdiğini bildirdi. Kuruluş, İrlanda’nın kredi notu görünümünü ise ”negatif”te bıraktı.
Moody’s, İrlanda’nın kredi notunun, ülke ekonomisinin bu yıl çok fazla büyümesinin mümkün olmadığının görülmesi ve büyümeyi teşvik için özel kredi ihtiyacı nedeniyle düşürüldüğünü bildirdi. Kuruluş, düşük büyüme oranı yüzünden, hükümetin daha önce düşünülenden daha fazla harcama kesintisi yapmaksızın bütçe açığını düşürmesinin güç olacağına dikkati çekti.
İrlanda hükümetinin finansal gücünün, ekonomik büyümenin daha önce tahmin edilenden daha zayıf olması durumunda daha da düşebileceği vurgulandı.
Standard & Poor’s da 1 Nisan’da İrlanda’nın kredi notunu bir kademe düşürerek ”BBB ”ya indirmişti.Geçen yıl AB ve IMF’den uluslararası finansal yardım almaya başlayan İrlanda’da, Avrupa’nın en kötü bankacılık krizinin İrlandalı vergi mükelleflerine 100 milyar avroya mal olabileceği belirtiliyor.
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez, program sonunda sahneye davet ettiği Başbakan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu ile protokoldekilere birer “kırmızı gül” verdi.
‘İslam dini barış dinidir’
Törende bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Görmez, peygamberimizin merhametine dikkat çekerek, insanlığın, onun yolunda gitmesi ve bu yönünden örnek alması gerektiğini ifade etti. Prof. Görmez, “Muhammed ve muhabbeti birleştiren bir medeniyetiz” diye konuştu. Daha sonra konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, sözlerine “İslam dini barış dinidir” diyerek başladı. İslam dininin temel amacının Allah’a ve dine dayalı bir toplum yaratmak olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Hz. Peygamber de bunu insanlara iletmekle görevlidir. Peygamberimiz insanlık tarihinin en büyük devrimini yapmıştır. İslam dini kula kulluğu kaldırmıştır” dedi.
‘Bir misafir gibi yaşadı’
Hz. Muhammed’in dünyada bir misafir gibi yaşadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “O sade ve mütevazi bir yaşam sürdü. Kul hakkı yiyenlere karşı uyarılarda bulunurdu. O mükemmel bir eş iyi bir babaydı. Sevgili peygamberimiz ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diye buyurmuştur”
Daha sonra yoğun alkış arasında kürsüye çıkan Başbakan Erdoğan da, Kutlu Doğum Haftası’nın anlamına göre idrak edilmesini temenni ettiğini söyledi. Erdoğan, “Diyanetimizin tüm çalışanlarına, peygamberimizin her yıl bir vasfının öne çıkarıp özellikle gençlerimize ve çocuklarımıza anlattıkları için onlara şükranlarımı sunuyorum’ diye konuştu. İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Hz. Muhammed’i öven sözlerini de okuyan Başbakan Erdoğan, “merhamet” kelimesine vurgu yaptı. Erdoğan, şöyle konuştu:
‘Merhamet’
“Kardeşin kardeşi katlettiği coğrafyalarda gür bir sesle ‘merhamet’ diyoruz. Çünkü bizim yaradanımız ‘rahman’dır ve ‘rahim’dir. Ve biz ona sığınıyoruz. Anne ve babalarımız bizim onların yanımızda yaşlandığımızda onlara bakmıyorsak, onları huzurevlerine koyuyorsak bunlar bizim medeniyetimizde yeri olmayan durumlardır.”
Sakınan, adliyede, gazetecilerin ısrarlı soruları üzerine, YGS ve KPSS sınavları ile ilgili soruşturmaların devam ettiğini bildirdi.
“ÖSYM Başkanı Ali Demir’in açıklamalarından tatmin oldunuz mu?” sorusu üzerine Sakınan, “Tatmin olmamız söz konusu değil. Olayı araştırıyoruz. Kamuoyunu ikna etmek gibi bir sorunumuz yok. Biz soruşturma makamıyız. Dosyada gizlilik kararı aldık. Dolayısıyla bir şey söylemek zaten suç” dedi.
Soruşturmanın KPSS soruşturması ile beraber, ÖSYM’nin faaliyetleri kapsamında yürütüldüğünü ifade eden Sakınan, “Soruşturma ne zaman sonuçlanacak?” sorusu üzerine, “İkinci sınavı etkilemeyecek bir süre içinde sonuçlandırmayı planlıyoruz. Bir-iki gün önce değil, makul bir süre önce” diye konuştu.
“ÖSYM ile sınavın iptal edilip edilmemesini konuşmadıklarını, bu konuya karışamayacaklarını ve görüş bildiremeyeceklerini” kaydeden Sakınan, “Benim çevremde de sınava girmiş 3 kişi var. Yeğenlerim sınavın iptal edilip edilmeyeceğini soruyorlar. Ben onlara sınava çalışmalarını söylüyorum” ifadelerini kullandı.
KİTAPÇIKLAR ÜZERİNDE İNCELEME SÜRÜYOR
Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Sakınan, soruşturma kapsamında 3 ÖSYM çalışanının bilgisine başvurduklarını, sınavın ardından 81 ilden rastgele alınan makul sayıdaki soru kitapçığı üzerinde incelemelerin devam ettiğini kaydetti.
Bilirkişi incelemesinin de devam ettiğini açıklayan Sakınan, bilirkişiler içinde TÜBİTAK uzmanının bulunduğunu da bildirdi.
Japonya’da 7,4 büyüklüğünde deprem oldu. Tsunami uyarısı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aralarında ”Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu”nun da bulunduğu bazı kanunları onayladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Gül, aralarında ”Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu” un da bulunduğu 19 kanunu onayladı.
Cumhurbaşkanı Gül’ün onayladığı ”Sulama Birlikleri Kanunu”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Çevre Koruma Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hayvan Sağlığı Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Bitki Koruma ve Karantina Alanında İşbirliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İçişleri Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti İçişleri Bakanlığı Arasında Polis Teşkilatlarınca Yürütülen Güvenlik Hizmetlerinde Etkinliğin Yükseltilmesine Yönelik Projeli Çalışmalarda İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı ve Suriye Arap Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı Arasında Denizcilik İşbirliği Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Su Kaynaklarının Verimli Kullanımı ve Kuraklıkla Mücadele Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Su Kalitesinin İyileştirilmesi Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Yerel Yönetim Bakanlığı Arasında Yerel Yönetim Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı ve Suriye Arap Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı Arasında Demiryolu Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Arasında Nüfus İşlemleri Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Asi Nehri Üzerinde ‘Dostluk Barajı’ Adı Altında Ortak Baraj İnşa Edilmesi İçin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Dicle Nehrinden Su Çekilmesi İçin Suriye Topraklarında Pompa İstasyonu Kurulması Konusundaki Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Meteoroloji Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, ”Türkiye Cumhuriyeti Devlet Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Enformasyon Bakanlığı Arasında Basın Yayın Alanlarında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile ”Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu”, yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi.
AA
Japonya’da meydana gelen 9.0 büyüklüğünde deprem ve oluşan tsunaminin resmi bilançosu 2 bin 475 ölü ve 3 bin 611 kayıp olarak açıklandı.
Kyodo Haber Ajansı, Japonya ulusal polis kurumu tarafından afet bilançosu ile ilgili yapılan resmi rakamları duyurdu. Buna göre Japonya genelinde bugün sabah saatleri itibari ile deprem ve tsunami sonucu resmi rakamlara göre 2 bin 475 kişinin öldüğü ve 3 bin 611 kişinin de kayıp olduğu aktarıldı.
Japonya Ulusal Polis Ajansı, şu ana kadar bin 60 cesedin kimliğinin belirlendiğini ve bunlardan 420′inin de ailelerine verildiğini kaydetti. Bu arada felaket bölgesinde binlerce kişinin mahsur kaldığına inanılıyor. Yerel makamlar, Miyagi bölgesine bağlı Oshima adasında mahsur kalan bin 300 kişi bulunduğunu ifade etti.
Ayrıca tsunaminin vurduğu bölgelerde yaklaşık 8 bin kişinin okullara sığındığı kaydedilirken, bu insanlara yardım ulaştırılamadığı belirtiliyor. Öte yandan Japonya Yangın ve Afet Koordinasyonu Ajansı, bugün sabah itibari ile felaketten kısmı veya tamamen yıkılan bina sayısının da 72 bin 945 olarak hesaplandığını açıkladı.
KAYIPLAR ARANIYOR
Suların çekilmesiyle birlikte Japonya’da meydana gelen facianın boyutları iyice gün yüzüne çıkıyor.
Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre deprem ve ardından gelen tsunami sonucu kayıp sayısının üç bini geçtiği öğrenilirken, bu sayının 10 bini geçmesinden endişeleniliyor.
Arama kurtarma ekipleri dev dalgaların iç içe geçirdiği ev ve araç enkazları arasında çalışmalarını sürdürüyor.
Halkın bir kısmı evlerinde, bir kısmı da okullarda kalıyor, sokaklarda çok az insan ve araç var.
Şehirde kısmen elektrik ve su var ancak gıda sıkıntısı söz konusu.
Sahil kesimine gidildiğinde 10 metreye ulaşan dev dalgaların, önüne geleni nasıl yok ettiği görülüyor. Göze çarpan görüntülerden biri de bölgenin araç çöplüğüne dönmesi oldu.
Fabrikaların da bulunduğu sahil kesiminde halk, arkadaşlarını arıyor ve çalıştıkları ofisleri kontrol ediyor. Bu kişilerden birisi de Megumi. Bir arkadaşını gören ve ağlamayan başlayan Megumi, felaketin nasıl olduğunu Cihan Haber Ajansı mikrofonlarına anlatıyor. Bayan Megumi, “Tsunami her şeyi yuttu. Arabamın nereye gittiğini bilmiyorum. Çok korkmuştum. 24 arkadaşım öldü.” dedi.
Felaket sonrasında tır’ların oyuncak arabalar gibi ters döndüğü, evlerin, arabaların nasıl birbirine girdiği ve ezildiği, insanların nasıl çaresiz kaldığı görülüyor.
Kurtarma görevlileri, enkazdan ceset çıkarırken, askerler de dozerlerle alanı temizliyor. Halkın çalışma alanlarına girmemesi için çağrı yapılıyor.
Trafik görevlileri deprem bölgesine geleceklere gece gündüz demeden yol gösteriyor.
1 milyon nüfuslu Sendai’de sadece 1 evin kısmen yıkıldığını gözlemlendi. Halk, asıl zararı depremin değil, tsunaminin verdiğini söylüyor.
Büyük facianın ardından Rusya’dan Japonya’ya ilginç bir teklif geldi
Rusya’da Liberal Demokrat Parti lideri Vladimir Jirinovski, deprem riski dolayısıyla Japon halkını Sibirya’daki geniş ve boş arazilere yerleştirme teklifinde bulundu.
Kaynak: Sabah
Ayrıca, kolesterolü düşürüyor ve kanserle savaşıyor
Vücuda yararlı karbonhidrat, protein ve yağlarla metabolizmayı düzenleyen B grubu vitaminler yönünden zengin olan fındık, kalp sağlığını koruyor. Ayrıca, kolesterolü düşürüyor ve kanserle savaşıyor.