"Genel" konulu yazılar

Benzin ve motorinde zammın ardı arkası kesilmiyor. Yılbaşında 3 TL 94 kuruş olan benzinin litresi, 8 zam sonrasında 4 TL 23 kuruşa çıktı.
1 Ocak’tan bu yana geçen 5 aylık dönemde benzine 8, motorine de 6 kez zamyapıldı. Yılbaşında, 50 litrelik bir depo benzin için 197 TL ödeyen bir tüketici, önceki günkü zammın ardından 211.5 TL ödemek zorunda kaldı. Tüketicinin cebinden 14.5 TL daha fazla para çıktı. TÜPRAŞ, cumartesi günümotorin ve 97 oktan benzine 10’ar kuruş, 95 oktan benzine de 8 kuruş zamyaptı. 95 oktan benzinin litresi 4 TL 23 kuruşa çıktı. 97 oktan benzininin fiyatı ise 4.21 TL’den 4.31 TL’ye çıktı.Motorinin litresi 3 TL 67 kuruşa yükseldi.

BENZİN 8 KEZ ZAMLANDI
HABERTÜRK’ün sektör temsilcilerinden aldığı bilgiye göre 1 Ocak’tan bu yana geçen 5 ayda, hampetrol fiyatlarındaki artışa bağlı olarak benzine 8 kez zamyapıldı. Yılbaşında 3 TL 94 kuruş olan benzinin litresi, peş peşe gelen zamlarla birlikte 4 TL 23 kuruşa çıktı. Bu dönemde benzinde 3 kez de indirimyapıldı. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yaşanan toplumsal olaylar sonrasında roket hızıyla artan petrol fiyatları,motorin zamlarını da tetikledi. Motorine, 5 aylık dönemde 6 kez zamyapıldı. Yılbaşında 3 TL 38 kuruştan satılan motorinin litresi, 6 zammın ardından 3 TL 67 kuruşa çıktı. Bu dönemdemotorin fiyatları yalnızca 2 kez indirildi.

50 LİTRE DEPODA BENZİN 14.5 TL ARTTI
Yıl başında otomobilinin 50 litrelik deposunu benzinle doldurmak için 197 TL ödeyen bir tüketici, son zammın ardından 211.5 TL ödemek zorunda kaldı. Tüketicinin cebinden 14.5 TL daha fazla para çıkmaya başladı.

Genel Yorum Yok Yazan:

Sezen Cumhur Önal, tartışmaya yeni bir boyut getirdi
KRAL TV Müzik Ödülleri’nde kazandığı ödülleri almadığı için eleştirilen Tarkan’a bir eleştiri de ünlü müzik adamı sezen Cumhur Önal’dan geldi. Hülya Avşar’ın ödülünü vermek için sahnede beklediği Tarkan’a “Dangalak, eşek herif” gibi sert sözleri son günlerde magazin gündeminin bir numaralı konusu oldu. Her iki sanatçının da yakın dostu olduğunu söyleyen Sezen Cumhur Önal, konuya başka bir açıdan bakarak, “Tarkan zaten hep böyleydi” imasında bulundu. Önal, “Yıllar önce TRT’de Müzik Yelpazesi programını hazırladığım dönemde o günlerin en popüler yorumcusu Tarkan’la tanışmak istedim. Randevulaştık. Saatinde gidip bekledim. Geldi ama tamiki saat geç kalarak… Samimi değil ama şık bir tanışmaydı. Aradan tam 17 yıl geçti.Haberleri görünce dostum Hülya Avşar gibi beni de beklettiğini anımsadım. Güzel sesli, güzel kalpli kardeşimiz Tarkan, galiba hiç değişmemiş!” diyerek tartışmaya yeni bir boyut getirdi.

Genel Yorum Yok Yazan:

Şahan Gökbakar’ın yönetmen kardeşi Togan Gökbakar, kısa dönem askerliğini tamamlayıp tezkeresini alır almaz Porsche’sine atlayıp çapkınlık turuna çıktı
Kız arkadaşı yüzünü gizlerken Gökbakar, “Recep İvedik 4’ün çekimlerinden önce biraz eğleniyorum” dedi.

HT MAGAZİN / BORA BAĞCIBAŞI

GECEYARISI BAR ÇIKIŞI PANİK OLDU
Recep İvedik filmlerinin yönetmeni Togan Gökbakar, askerden hızlı döndü! Şahan Gökbakar’ın kardeşi olan genç yönetmen Kıbrıs’ta kısa dönem askerliğini yaptıktan sonra önceki akşam kız arkadaşıyla Ortaköy Anjelique Bar’da eğlenmeye gitti. Gece geç saatlere kadar barda eğlenen Gökbakar, çıkışta gazetecileri karşısında görünce panik oldu.

KIZ ARKADAŞININ ADINI SÖYLEMEDİ
Togan Gökbakar hızlı adımlarla son model Porsche’sine doğru ilerlerken, yanındaki kız arkada için yüzünü kapattı. Asker dönüşü Recep İvedik 4 filminin çekimlerine başlamadan önce biraz dinlenip eğlenmek istediğini söyleyen ve kız arkadaşının adını açıklamayan Gökbakar, daha sonra otomobiline binip Ortaköy’den ayrıldı.

Genel Yorum Yok Yazan:

2 Eylül darbesinin liderleri ifadeye çağrıldı…
Bugün Türk siyasi tarihinde bir ilk yaşandı.
Türkiye’nin önünü tıkayan ve bazı siyaset bilimcilere göre 20 yıl geriye gitmesine neden olan 12 Eylül darbesini hazırlayanlar ilk kez ifadeye çağrıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ”12 Eylül darbesi”yle ilgili soruşturmada, dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya’ya ”şüpheli” sıfatıyla ifadelerinin alınması için davette bulundu.

Terör ve organize suçlara ilişkin soruşturmalara bakmakla görevli Cumhuriyet Başsavcıvekili Hüseyin Görüşen, Evren ve Şahinkaya’yı ayrı ayrı telefonla arayarak, ifadelerinin alınması için davet etti.

REFERANDUMUN HAYATİ SONUCU
Bu gelişme, 12 Eylül referandumunun temel amacının gerçekleşmek üzere olduğununu gösteriyor.
Anayasa değişikliklerinin 12 Eylül referandumunda kabul edilmesiyle, darbecileri koruma altına alan Anayasa’nın geçici 15. maddesi kaldırılmış, darbe planı dahil askerlik mesleği dışında işlerle uğraşanların sivil mahkemelerde yargılanmalarının önü açılmıştı. Özetle, 12 Eylül darbecilerine yargı yolu açılmıştı.

DÜZENİ SİLAH ZORUYLA DEĞİŞTİRME…
Bugün, Ankara Adalet Sarayı’na sabah saatlerinde gelen Evren’in avukatı, Başsavcıvekili Görüşen ile görüşerek, müvekkilinin yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin Ankara’da ikamet ettiği evde alınmasını talep etti. Söz konusu talebe ilişkin değerlendirme yapıldığı ve buna göre Evren’in ifadesinin ne şekilde alınacağının belirleneceği öğrenildi. Şahinkaya ise İstanbul’da ikamet ettiğinden, ifadesinin nasıl alınacağının kararlaştırılacağı belirtildi.

”12 Eylül darbesi”yle ilgili olarak, Evren ve Şahinkaya hakkında, ”darbe yapma” ve ”anayasal düzeni silah zoruyla değiştirme” suçlamalarıyla soruşturma yürütülüyor.

Soruşturma kapsamındaki diğer şüphelilerin ise dosyaları ayrıldı. Bu kişilerle ilgili olarak ne şekilde soruşturma yapılacağı daha sonra netleşecek.

İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN SONRA…
Türkiye, bu gelişmenin ardından Yunanistan ve İspanya’dan sonra Avrupa’da darbecileri yargılama yolunda önemli bir adım atmış oldu.
Daha önce ‘komünizm’ tehlikesini öne süren bir grup albay 21 Nisan 1967′de Yunanistan’da yönetime el koymuştu. Siyasi partiler yasaklanmış, askeri mahkemeler kurulmuş, 7000′e yakın kişi hapse atılmıştı. Sürgünden dönenen Karamanlis 1974′te askeri rejimin yargılanma süreci başlattı. Kasım 1974′te gözaltına alınan darbe liderinin davası Temmuz 1975′te başladı. Ağustos 1975′te sona eren davada cuntanın baştaki isimleri vatan hainliği suçundan idam cezasına çarptırıldı. Karamanlis daha sonra bu cezaları ömür boyu hapse cevirdi. Darbeciler ömürlerinin sonuna kadar hapiste kaldı.
İspanya’nın yakın tarihi de darbe deneyimleriyle dolu. 1936′dan 1975′e kadar, darbeyle iktidara gelen General Franco’nun askerî diktatörlükle yönettiği İspanya’da, son darbe girişimi 1981′de gerçekleşti. Albay Antonio Tejero’nun, komutasındaki jandarmalarla parlamentoyu bastığı darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Darbeciler yargılanarak cezalandırıldı ve bir daha böyle bir teşebbüste bulunmadılar. Bu girişimin ardından AB ile üyelik müzakerelerine başlayan İspanya, kısa sürede toparlanarak birliğin önemli ekonomik güçlerinden biri hâline geldi.
İspanya’da son darbe tartışmaları 2006 Ocak ayında yaşandı. Darbe imasında bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ikinci adamı General Jose Mena Aguado, kadın Savunma Bakanı Carmen Chacon’un teklifi ve Bakanlar Kurulu kararı ile görevinden alındı.

Genel Yorum Yok Yazan:

Çikolata :)

30/05/11

Çikolata, tropik kakao ağacının çekirdek denen tohumlarından yapılır. Çikolataya istendiğinde fıstık, fındık ve süt de katılır.
Türk Gıda Kodeksi’ne göre tanımı; Kakao ürünleri ile şeker ve/veya tatlandırıcı; gerektiğinde süt yağı dışındaki hayvansal yağlar hariç olmak üzere diğer gıda bileşenleri ile süt ve/veya süt ürünleri ve Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde izin verilen katkı ve/veya aroma maddelerinin ilavesi ile tekniğine uygun şekilde hazırlanan ürünü ifade eder.
Çeşitleri

Bitter çikolata: Bileşiminde en az %18 kakao yağı ve en az % 14 yağsız kakao kuru maddesi olacak şekilde en az % 35 toplam kakao kuru maddesi içeren çikolatadır.
Sütlü çikolata: Bileşiminde en az % 2,5 yağsız kakao kuru maddesi olacak şekilde en az % 25 toplam kakao kuru maddesi içeren, ayrıca en az %14 süt kuru maddesi ve en az % 3.5 süt yağından oluşan, kakao yağı ve süt yağı toplam miktarı ise en az %25 olan çikolatadır
Beyaz çikolata: Bileşiminde en az %20 kakao yağı ve en az %14 süt kuru maddesi içeren ve en az %3,5’i süt yağı olan çikolatadır.
Dolgulu çikolata: Dış kısmı toplam ürün ağırlığının en az % 25’ini içeren, bitter çikolata, sütlü çikolata, bol sütlü çikolata ve beyaz çikolatalardan birinden oluşan dolgulu çikolatadır.
Pralin: Toplam ürün ağırlığının en az % 25 i bitter çikolata, sütlü çikolata, bol sütlü çikolata, beyaz çikolataların kombinasyonundan, karışımından veya herhangi birinden ya da dolgulu çikolatadan oluşan bir lokma büyüklüğündeki çikolatadır.

Genel Yorum Yok Yazan:

SAMSUN – Bank Asya 1. Lig’de play-off final maçında Gaziantep Büyükşehir Belediyespor’u 1-0 mağlup ederek Spor Toto Süper Lig’e yükselen Orduspor kafilesi özel uçakla Samsun’a geldi. Kulüp Başkanı Nedim Türkmen, 26 yıl sonra Süper Lig’e çıkmanın sevincini yaşadıklarını söyledi.
Çok sıkıntılı bir süreçten geçerek bu günlere geldiklerenini belirten Türkmen, “Kısıtlı bütçelerle mücadele edip, şehirden de çok destek görmeden bunu başardığımız için çok mutluyuz. Bu başarıyı 26 yıl sonra yakalamak ve Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde olan Orduluları sevinçten sokağa döktük, bizim içinde büyük mutluluk veri bir durum oldu.” dedi.
‘İnandık ve başardık. İnanmadan bir şeyi başarmak mümkün değil’ diyen Türkmen “26 yılda başarılamayan bir sevinci Türkiye’de yaşadıklarını, Süper Toto Süper Lig’de kalıcı olmak için gayret göstereceklerini kaydetti.
Teknik Direktör Metin Diyadin ise çok mücadeleci ve zor bir ligde başarıyı yakaladıkları için çok mutlu olduklarını söyledi.
“Büyük bütçeli çok sayıda şehir takımlarının yarıştığı ve her hafta dengelerin değiştiği bir ligden mutlu sona ulaşmamız çok önemliydi’ diye konuşan genç çalıştırıcı, “Özellikle futbol şehri olan Orduspor’un 26 yıl sonra Süper Lige gelmesi Ordu insanı adına çok sevindiriciydi. Buna vesile olabildiysek ne mutlu bize.” dedi.
Kafileyle birlikte bulunan AK Parti Genel Sekreteri İdris Naim Şahin’de, “Samsun topraklarına ayak bastık, adeta Ordu topraklarına ayak basmış gibiyiz. Dün akşam Ankara’da 15 bin Ordulu taraftarla Ankara’da idik. Orada olamayanların da kalbi ruhu ve duaları oradaydı. Arkadaşlarımız, kardeşlerimiz yapabileceklerinin en mükemmel yaptılar. Akıllı, sabırlı oynandı. Oyun içinde oyun oynandı. Sadece sahada koşulmadı, düşünüldü. Bir an zannedildi ki Orduspor yoruldu fakat yolmamıştı, o bir taklitti. Gerektiği ve planlandığı zamanda ataklar yapıldı ve en sonunda akılda kalıcı bir dakikada, 88. dakikada bir gol ama çok değerli gol geldi ve iş bitti.” değerlendirmesinde bulundu.
Otobüse binen Orduspor kafilesi daha sonrada otobüse binerek Ordu’ya hareket etti.
(CİHAN)

Genel Yorum Yok Yazan:

TEL AVİV – İsrail’de düşman ilan edilen ve her türlü anlaşma imzalanması yasaklanan İran ile ünlü İsrailli sanayici işadamları Ofer Kardeşler’in 2002’den beri ticaret yaptığının ortaya çıkması, İsrail’de gündeme oturdu. Haaretz gazetesi yazarlarından Yossi Melman, “İsrail, iş İran’ın nükleer meselelerine gelince ikiyüzlü oluyor.” eleştirisinde bulunurken, Ofer Kardeşler’in İran ile ticaret yapmasının, İsrail’in baskısıyla alınan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin İran’a yönelik yaptırımlarını ihlal anlamına geldiğine dikkat çekti.
Ofer Kardeşler’in, 2002’den beri İran ile ticaret yaptığı, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’nın geçen hafta geçtiğimiz hafta Ofer Kardeşler Grubu’na ve Tanker Pasific’e İran ile ilişkilerinden dolayı yaptırım uygulamasıyla ortaya çıktı. Ofer Kardeşler, Raffles Park adlı gemiyi Crystal Shipping adlı bir şirkete satmış, ardından da gemi İran İslam Cumhuriyeti Gemicilik Hattı’na (IRISL) satılmıştı.
Sınır kontrolü kayıt dairesi ve gemicilik enformasyon veritabanı olan Equasis’e göre şimdiki adı Emma olan Raffles Park gemisi, 2002 yılında Ofer şirketinin bir alt kuruluşu olan Tanker Pacific Management şirketine ait olduğu dönemde defalarca İran’a demirledi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na göre, Oferlerin bu gemiyi IRISL’e sattı. Yine Equasis’e göre İsrail’in İran’la ticaret yapma yasağına rağmen Tanker Pasific’e ait en az 13 gemi, son yıl içerisinde İran limanlarına demirledi. Gemilerin demirlediği limanlar arasında İran’ın güneyindeki Bandar-Abbas ve İran’dan petrol ihracatı için kullanılan Kharg Adası da bulunuyor. İran bir düşman ülke olarak tanımlanması ve ticari ilişkiler dahil bu ülkeyle her türlü anlaşmanın yasak olmasına rağmen gemiler bu limanlara demirlemeye 2002 yılında başladı.
Olayın ortaya çıkmasının ardından Ofer Grubu topu İsrail yönetimine atarak “İran’a asla gemi satmadık ve İsrail Devleti’nin yetkili idareleri bizim açıklamamızı doğrulayacaktır” diye bir beyanatta bulundu. Ancak bu açıklama hiçbir İsrailli yetkili tarafından doğrulanmadı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ofisinden de dün yapılan açıklamada Ofer Kardeşlerin, “gemilerin İran limanlarına İsrail güvenlik güçlerinin yetkisiyle demirlediği” iddialarına cevap verildi ve iddiaların doğru olmadığı savunuldu.
Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Ofer Kardeşler’in tankeri satarken alan şirketin bağlantılarını araştırması gerektiğini şeklinde yaptırım kararını savunuyor. Ofer Kardeşler’in, İsrail Savunma ve Dışişleri Bakanlıkları’ndaki kaynaklarına başvurarak Ofer Grubu’nun kara listeden çıkarılması için girişimde bulundukları belirtiliyor. Savunma Bakanlığı, konu tamamen Dışişleri’ni ilgilendiren bir mesele olduğu için hiçbir şekilde olayla ilgilenmediğini belirtiyor.

OFER KARDEŞLER YABANCI ŞİRKET ŞAPKASIYLA İRAN’LA PETROL TİCARETİ YAPIYOR
Raffles Park’ın satışı, Amerika’daki yasal otoritelerin de dikkatini çekti. Uzmanlar, Ofer Grubu’nun BM yaptırımlarını ihlal edip etmediğini araştırıyor. Uzmanlar, BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarına göre Ofer Grubu’nun tankeri satarken alıcı şirkete İran ile bağlantısı olup olmadığını sorması gerektiğine dikkat çekiyor.
Haaretz yazarı Yossi Melman’a göre ise Ofer Kardeşler’e, “yabancı şirket” şapkasını giydikleri zaman İran’ın birçok bölgesinde petrol alım satımı dahil ticaret yapmasına izin veriliyor. Ancak kara listede bulunan IRISL şirketine tanker satmaları yasak. Çünkü şirket BM Güvenlik Konseyi’nin yaptırım uyguladığı kuruluşlar arasında yer alıyor.
Ancak Ofer Kardeşler, İsrail şapkasını giydiklerinde İran’da neyi yapabildikleri veya neyi yapamadıkları kesin değil. Melman bu yüzden, İsrailli bir işadamının İran ile ticaret yapmasının ahlaki olup olmadığı sorusunu yöneltiyor.
BM Güvenlik Konseyi, İran’ın nükleer programı ile ilişkisi olan kişi, özel şirket ve devlet şirketlerine doğrudan yaptırım kararı alabiliyor. IRISL de bu şirketler arasında yer alıyor. Her ne kadar gelirinin yüzde 90’ının petrolden kazanan İran’a uygulanacak en etkili yaptırım bu alanda olsa da, İran’ın petrol ve rafine ürün ticareti üzerine getirilmiş herhangi bir yasak bulunmuyor. Bu tür bir yaptırımın Çin ve Rusya’nın itirazından dolayı Güvenlik Konseyi’nden geçmeyeceği biliniyor. İran’a yönelik bir başka yaptırım kanalı ise bankalar ve finans kuruluşları üzerinden uygulanıyor.

DÜNYAYA İRAN’A YAPTIRIM VAAZI VEREN İSRAİL, KENDİSİ HİÇBİR ŞEY YAPMIYOR
Haaretz yazarına göre İsrail’in ikiyüzlü ve sadece kendi çıkarını düşünen politikaları burada açıkça ortaya çıkıyor. Dünyaya İran’a yaptırım uygulanması için vaaz veren İsrail, kendisi yaptırımlar konusunda hiçbir şey yapmıyor. Buna örnek olarak da Los Angeles kenti Almanya’nın Siemens şirketi çeyrek milyon dolarlık bir anlaşmayı, Siemens’in İran ile bağlarından dolayı iptal etmesini örnek veren Haaretz yazarı, İsrail Havayolları Yönetimi’nin Siemens’ten 150 milyon NIS’lik malzeme aldığını hatırlatıyor. Melman ayrıca İran’da rafineri inşa eden Danimarka şirketi Haldor Topsoe’nin İsrailli bir şirketle yarım milyon dolarlık anlaşma imzaladığına dikkat çekiyor.
Yossi Melman’a göre İsrail’in İran konusundaki ikiyüzlülüğünü kendi yasalarında da görmek mümkün. Netanyahu daha Başbakan olmadan önce geçen bir yasaya göre İsrail şirketleri, İran’la iş yapan uluslararası şirketlerle 10 milyon doları aşan ticaret anlaşmaları imzalayamıyor. Yazara göre İsrail bürokrasisi bu konuda “körleri oynuyor.” Her bakanlığın İran konusunda kendisine göre bir tanımda bulunduğunu söyleyen Melman, İran’a silah ithalatını yasaklayan Savunma Bakanlığı’nın 1980 ve 1990’lar İran’a askeri mühimmat sattığını belirtiyor.
Ofer Kardeşler İran ile ticaret yapmasından haberi olan ve bundan yararlanan resmi bir birimin olmasının, İsrail için bir utanç olacağını savunan Melman, bu utanca son verilmesi için tek bir politika belirlenmesi ve İsrail’in ikiyüzlülükten kurtulması gerektiğini kaydediyor.
(CİHAN)

Genel Yorum Yok Yazan:

RİZE – Rizeli işadamları, Karadeniz Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu (KASİF) tarafından Trabzon Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen “1. Karadeniz Ticaret Zirvesi”nden mutlu döndü. Karadeniz’in 10 ilinden 150 firmanın katılımı ile gerçekleşen zirvede Rizeli işadamları açtıkları stantlarda ürünlerini tanıttı.
RİSİAD Başkanı Mustafa Külünkoğlu, yapılan zirveye RİSİAD üyeleri ile birlikte katıldıklarını belirtti. Zirveye, TR-83 ve TR-90 Bölgelerinde bulunan Amasya, Çorum, Samsun, Tokat, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize ve Trabzon olmak üzere 10 ilde imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin katıldığını ifade eden Külünkoğlu, “İlimiz Rize’den 23 firma stant açtı ve bölgede bayilik verip, toplu mal satışı yapan firmalarımız oldu. KOBİ’lerin ekonomik olarak güçlenmesi, üretim ve istihdam kapasitelerinin artması amacıyla düzenlenen etkinlikten Rizeli işadamlarımızın en iyi şekilde yararlandığını düşünüyoruz. Bu zirveyi önemli kılan hususlardan biri de bu projenin komşu iller arasında ticaretin gelişmesine sağlayacağı katkı idi. Bölgedeki imalatçı firmalar bu etkinlikte bir araya geldi ve bölgede üretilen ürünler sergilendi. Bu birlikteliğin oluşturulması da ayrıca çok faydalı oldu.” dedi.
RİSİAD’a bağlı işadamı üyeler ise açtıkları stantlarla beraber ürünlerini en iyi şekilde gelen kişilere tanıtma imkanı bulduklarını ve yapılan bu ticaret zirvesinin kendilerine ileriye dönük büyük katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.
(CİHAN)

Genel Yorum Yok Yazan:

STANBUL – Spor Toto Süper Lig’in şampiyon takımı Fenerbahçe, Kayserispor’dan renklerine bağladığı Serdar Kesimal’a karşılık iki oyuncu verdi.
Sarı – lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, ”Okan Alkan kiralık olarak, İlhan Eker ise bonservisi ile birlikte Kayserispor Kulübü’ne verilmiştir. Kayserispor’a bir oyuncunun daha kiralık olarak verilmesi söz konusu olabilir. Gelişmeler, Kulübümüz tarafından daha sonra kamuoyuna duyurulacaktır.” denildi.
(CİHAN)

Genel Yorum Yok Yazan:

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Genel Yorum Yok Yazan:
Telif Hakkı © 2009 CikolataNet – sohbet, chat, sohbet odaları, sohbet siteleri

Elitdizin.com | Dizin , Site ekle , Link ekle
sohbet