"Diğer Haberler" konulu yazılar

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı sonuçları açıklandı.
ANKARA – İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin girdiği Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sonuçları açıklandı.

SBS’ye giren adaylar sınav sonuçlarını ve Ortaöğretim Yerleştirme Puanı’nı (OYP) Milli Eğitim Bakanlığı’nın “www.meb.gov.tr” internet adresinden öğrenebilecek.

2011 yılı OYP’ye göre dereceye giren ilk 10 öğrenci şöyle:

1. Sinem Sınmaz İzmir Mehmet Seniye Özbey İlköğretim Okulu öğrencisi, 499.242 puan

2. Emre Kızıltuğ Manisa Özel Şehzade Mehmet İlköğretim Okulu öğrencisi, 499.063 puan

3. Yağmur Kasap Bursa Özel Emine Örnek İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.918 puan

3. Seniha Begüm Şentop İstanbul Özel Çamlıca Coşkun İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.918 puan

4. Ayhan Okçal İstanbul İstek Özel Acıbadem İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.829 puan

5. Deniz Sönmez İstanbul ÖZEL Bilfen Çamlıca İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.603 puan

6. Abdullah Sami Koç Konya Özel Mehmet Özdemir İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.534 puan

7. Büşra Fidanoğlu Osmaniye Özel Nuri Çomu İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.325 puan

8. Ilgın Yaren Demirkesen İstanbul Özel Bilfen Çamlıca İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.306 puan

9. Yiğit Korkmaz Giresun Mustafa Kemal İlköğretim Okulu öğrencisi, 498.161 puan

10. Berat Mert Albaba Ankara Gölbaşı Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Okulları öğrencisi, 498.056 puan.

Sayısal bilgiler

İlköğretim 8. sınıf SBS’ye 1 milyon 70 bin 445 aday başvurdu. Bu adaylardan 1 milyon 54 bin 508′i sınava girdi. Sınava girmeyen aday sayısı 15 bin 931 iken, sınavı iptal edilen aday sayısı 6 olarak tespit edildi.

Sınavda, toplu kopyadan iptal edilen test, toplu kopyadan bazı testleri iptal edilen aday olmazken, ikili kopyadan iptal edilen test sayısının 460, ikili kopyadan bazı testleri iptal edilen aday sayısının ise 392 olarak belirlendiği bildirildi.

İlköğretim 8. sınıflar için düzenlenen SBS’de bu yıl tüm soruları doğru yapan öğrenci sayısı 921 olarak belirlendi. 2011 SBS-8′de sınıf puanı 500 Olan öğrenci sayısının 583 olduğu belirtildi.

İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıflarda düzenlenen SBS’lerde tüm Soruları doğru yapan öğrencinin bulunmadığı bildirildi.

2011 OYP’ye göre tercih yapabilecek öğrenci sayısı (196 Puan ve Üzeri) 1 milyon 9 bin 569 olarak belirlendi.

Tercihler yarın başlıyor

Bu yıl ilköğretim 8. sınıfı tamamlayarak, sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına devam edecek olan OYP’ye göre yerleştirilecek.

MEB’den yapılan açıklamada, OYP’ye göre yapılacak tercih ve yerleştirme işlemlerinde, geçmiş yıllara göre bazı farklı uygulamalar söz konusu olduğundan, yöneticilerin, velilerin, öğretmenlerin ve öğrencilere rehberlik eden diğer ilgililerin, “http://oges.meb.gov.tr” adresinde yayınlanan tercih ve yerleştirme e-kılavuzunu özenle ve dikkatle okumaları gerektiğini vurgulandı.

“Özellikle, Tercih Listesinin bir kez düzenleneceği, daha sonra ikinci bir tercih ve/veya düzeltme işlemi yapılmayacağı, tüm yerleştirme işlemlerinin bu tercihe göre yapılacağı dikkate alınarak tercihlerin özenle ve dikkatle yapılması gerekli görülmektedir” denildi.

Geçen yıl uygulanmaya başlanan yedek liste uygulanmasında yeni bir düzenleme ile okulların yedek kayıt listesinde yer alacak öğrenci sayısı artırılmış ve bir öğrencinin birden fazla okulun yedek listesinde yer almasına imkan sağlandığı belirtildi.

Öğrenci velisi tarafından yerleştirme işlemleri için tercihler 8–20 Temmuz 2011 tarihleri arasında en fazla 12 tercih olmak üzere http://www.meb.gov.tr, http://oges.meb.gov.tr veya https://e­okul.meb.gov.tr internet adreslerinde yayımlanan tercih listelerindeki okulların tercih kodlarına göre bireysel olarak elektronik ortamda yapılacak.

Elektronik ortamda tercih yapamayan veliler, tercih ve yerleştirme e-kılavuzunda yer alan “Yerleştirme İşlemi Tercih Ön Çalışma Formu”nu doldurup imzalayarak okul müdürlüğüne teslim edecek.

Tercihler okul müdürlüğü tarafından elektronik olarak onaylanacak. Onaylama işlemi yapıldığı anda öğrencinin tercih işlemi tamamlanmış olacak, aksi takdirde öğrenci tercih yapmamış sayılacak.

Tercih başvurusunun sadece 1 kez yapılacağından ve başvuru işleminden sonra değiştirilemeyeceğinden öncelik sırasına ve bir önceki yıl okul taban puanlarına dikkat edilerek yapılması gerektiğinin altı çizildi.

OYP’si 196 ve üstü olup tercihte bulunan tüm öğrenciler yerleştirmeye katılabilecek. Yerleştirme işlemleri için öğrenciler 12 tercihe kadar başvuru yapabilecek.

Yerleştirme sonuçları 26 Temmuz’da

OYP ile öğrenci alan okulların yerleştirme sonuçları 26 Temmuz 2011 tarihinde http://www.meb.gov.tr ve http://oges.meb.gov.tr adreslerinde ilan edilecek. Öğrenciler T.C. kimlik numarası ve okul numarasıyla sonuç bilgilerini öğrenebilecek.

Yerleştirme işlemi yapılarak öğrencilerin asil ya da mülakat hakkı kazandıkları tercihleri belirlendikten sonra, herhangi bir tercihine yerleşen öğrencilerin yerleştikleri tercihten daha üstteki tercihleri ile herhangi bir tercihine yerleşemeyen öğrencilerin tüm tercihleri dikkate alınarak yedek yerleştirme yapılacak.

Yerleştirme sonuçları açıklanınca tercihlerinden birini asil olarak kazanan öğrenci, 1–5 Ağustos 2011 tarihleri arasında saat 17.00′ye kadar asil olarak yerleştirildiği okula giderek kaydını yaptırabilecek. Kayıt yaptırmamaları durumunda öğrenciler bu haklarını kaybedecek.

Öğrencilere ayrıca sınav sonuç belgesi gönderilmeyecektir.

OYP’ler öğrencilerin 2009, 2010 ve 2011 yıllarında girmiş oldukları SBS ve bu yıllarda okullarında gösterdikleri başarının tümünü yansıtıyor.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

RTÜK üyesi Zahid Akman, Kanal 7 yöneticileri Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik, İsmail Karahan ve Erdoğan Kara, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi Zahid Akman’ın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Almanya’daki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alındığı bildirildi. Edinilen bilgiye göre Akman, halen Emniyette bulunuyor. Gözaltına alınanlar arasında Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni İsmail Karahan, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik ve Finans Müdürü Erdoğan Kara da bulnuyor.

Gözaltında bulunan üç Kanal 7 yöneticisinin sağlık kotrollerinin ardından Ankara’ya gönderildi. Soruşturma kapsamında, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın da, Bayburt’ta gözaltına alındı.

Kanal 7′den Deniz Feneri e.V açıklaması
Deniz Feneri e.V davası soruşturması kapsamında yaşanan gelişmelerle ilgili Kanal 7 Kurumsal İletişim’den bir açıklama yapıldı. Açıklama şöyle: “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan Almanya Deniz Feneri e.v. kapsamındaki soruşturma nedeniyle, konuyla ilgili haberlerde adı geçenler ifadelerine başvurulmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına çağrılmışlardır. Kamuoyuna duyurulur.”

Kılıçdaroğlu: Gecikmiş bir operasyon
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, RTÜK üyesi Zahid Akman’ın, Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alınmasını, “Gecikmiş bir operasyon” olarak değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, TBMM’ye gelişinde gazetecilerin Akman’ın gözaltına alınmasına ilişkin sorusunu yanıtlarken, bunun “gecikmiş bir operasyon” olduğunu söyledi. Bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i bugün ya da yarın ziyaret edebileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, Çiçek’ten krizin çözülmesi için bir adım bekleyip beklemediğine ilişkin soruya, “Önce bir görüşmemiz lazım” karşılığını verdi.

Bitmeyen soruşturma
Almanya’daki Deniz Feneri e.V davası Türkiye’nin gündemine Eylül 2008′de girdi. Türkiye’ye aktarılan paralar ve RTÜK Başkanı Zahid Akman’la ilgili iddialar gazetelere yansırken, derneğin üç yöneticisi Almanya’daki yargılamanın henüz başında yardım için toplanan paralarla gayrimenkul aldıklarını ve şirket kurduklarını itiraf etti.

Almanya’daki davanın sonuna gelinirken, soruşturmayı yürüten başkomiser Alexander Böhm şok bir açıklama yaptı. Böhm mahkemede, Almanya’daki dernekle Türkiye’deki derneğin bağlantılı olduğu yönünde ellerinde somut kanıtlar bulunduğunu söyledi.

Türkiye’de faaliyet gösteren Deniz Feneri Derneği, Almanya’daki dernekten 7 milyon Euro aldığını açıkladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Almanya’daki davanın Türkiye’deki bağlantıları hakkında soruşturma başlattı.TBMM eski Başkanı AK Parti’li Bülent Arınç, 12 Eylül 2008 tarihinde Meclis’teki kullanılmayan mutfak eşyalarının bir kısmının Deniz Feneri’ne verildiğini açıkladı. Bu dönemde CHP Deniz Feneri’yle ilgili hükümete birçok suçlama yöneltti. Başbakan Erdoğan Almanya’daki davanın muhatabı olmadığını söyledi. Deniz Feneri davası Başbakan Erdoğan’la Doğan Grubu arasında yaşanan tartışmanın da ana konularından birisi oldu.

Almanya mahkemesi: 17 milyon euro Türkiye’ye
Almanya’daki davada karar 18 Eylül 2008′de açıklandı. Mehmet Gürhan’a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan’a 2 yıl 9 ay ve Firdevsi Ermiş’e 1 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Mahkeme Başkanı Johann Müller, derneğin toplam 41 milyon Euro bağış topladığını, 17 milyon Euro’nun Türkiye’ye gönderildiğini açıkladı. Müller, 17 milyon Euro’nun 8′inin Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği’ne gittiğini, kalan kısmın çeşitli yerlerde kullanıldığını belirtti. Olayın Türkiye boyutuna da değinen Müller, Mehmet Gürhan’ın dernekte yönetici olmasına karşın büyük oranda Türkiye’den yönlendirildiğini ve karar vermede tek yetkilinin kendisi olmadığını, Türkiye’de Zekeriye Karaman’ın ön plana çıktığını vurguladı. Müller, kararında sanık Mehmet Gürhan’ın, İsmail Karahan, Harun Yoldaş, Mustafa Çelik ve Zahit Akman ile geçmişte ticari ilişkileri olduğunu belirtti. Savcı Lötz ise asıl faillerin Türkiye’de olduğunu söyledi.

‘Asıl failler Türkiye’de’
Almanya’dan gelen bu açıklamanın ardından Türkiye’de muhalefet, savcıların ve maliyenin harekete geçmesini istedi. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise “Deniz Feneri Türkiye’nin kurucularından Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ı, Başbakan’ın çok yakın akrabalık ilişkileri içinde olduğu bir insanı hangi cesaretle kim tutuklayacak?” diye sordu. İçişleri Bakanlığı, Türkiye’deki derneği incelemeye aldı ve bakanlık denetçilerini görevlendirdi.

Kılıçdaroğlu Deniz Feneri’nin üzerine gidiyor
Hükümet ve muhalefet arasındaki tartışmalar devam ederken CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu 5 yıl hapis cezası alan Mehmet Gürhan’ın Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’a tüm işlerini takip etmesi için vekalet verdiğini açıkladı. Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği belge İstanbul 10. Noterliği’nde Mayıs 2007′de düzenlenmişti. Belgenin ortaya çıkması üzerine İstanbul 10. Noteri hakkında soruşturma başlatıldı. CHP, 25 Eylül 2008 tarihinde Almanya’da cezaevine gönderilen Mehmet Gürhan ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’la ilgili suç duyurusunda bulundu.

İlk somut adım
Türkiye’de yürütülen Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili ilk somut adım 26 Eylül 2008 tarihinde atıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alman Mahkemesi’nin verdiği kararın Adalet Bakanı aracılığıyla isteneceğini duyurdu. Başsavcılık, 27 Eylül 2008 tarihinde soruşturma dosyası ile mahkeme kararının istenmesi için Adalet Bakanlığı’na resmen başvurdu. Adalet Bakanlığı 7 Ekim 2008 tarihinde dava kararının istenmesi için Frankfurt Başkonsolosluğu’na yazı yazdı. Bakanlık, 10 Ekim 2008 tarihinde davası sadece mahkeme kararını değil, gerekli bütün bilgi ve belgelerin istendiğini duyurdu. Adalet Bakanlığı’nın dosyayı Almanya’dan isteyen talebinin 21 Ekim 2008′de adresine ulaştığı açıklandı.

AK Parti’ye soruşturma
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, AK Parti’nin Deniz Feneri derneğinden para yardımı aldığı yönündeki iddialar üzerine başlattığı incelemeyi 6 Kasım 2008 tarihinde soruşturmaya dönüştürdü. Soruşturma üzerine Hükümet’ten ilk açıklama Adalet Bakanı’ndan geldi, Şahin “Endişemiz yok, hesabımız açık, yurtdışından da yardım almamız söz konusu değil” dedi. Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise soruşturmayı “AKP ile dava arasında hiçbir alaka olmadığını herkes biliyor. Sanırım Başsavcı meraklı bir kişi” sözleriyle değerlendirdi.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

ABD’nin 2001′den beri dahil olduğu savaşlarda en az 225 bin kişinin öldüğü ortaya çıktı.

Pr Neta Crawford ve Catherine Lutz önderliğinde yapılan ve Brown Üniversitesi tarafından yayımlanan araştırma, bu savaşların binlerce can kaybının yanı sıra binlerce milyar dolara mal olduğunu da ortaya koydu.

Araştırmacıların özellikle Irak ve Afganistan’daki savaşlar ve Pakistan’da terörle mücadele kampanyası üzerinde yoğunlaştığı belirtilirken araştırmada, bu savaşların doğrudan 365 bin dolayında kişinin yaralanmasına neden olduğu da ifade edildi.

Savaşlarda yaklaşık 6 bini Amerikalı 31 bin 741 asker öldüğü, diğer ölen askerlerin de bin 200′ünün müttefik, 9 bin 900′ünün Iraklı, 8 bin 800′ünün Afgan, 3 bin 500′ünün Pakistanlı, 2 bin 300 kadarının da özel askeri şirketlerden olduğu ifade edildi.

Sivil kayıpların da 125 bin Iraklı, 56 bin Pakistanlı ve 12 bin Afgan olmak üzere 172 bin olarak hesaplandığı belirtilen araştırmada, 20 bin ila 51 bin arasında militanın da öldürüldüğü kaydedildi.

Araştırmada, 168 gazeteci ile 266 insani yardım kuruluşu üyesinin öldürüldüğü belirtilirken bu savaşlar yüzünden başta Irak ve Afganistan’da olmak üzere 78,8 milyondan fazla insanın yerlerinden olduğu ortaya koyuldu.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

BDDK, ekonomiyi soğutmak için işi sıkı daha da sıkı tutmaya başlıyor.
BDDK, işi sıkı daha da sıkı tutmak için düğmeye bastı… Hazırlanan tebliğ taslağı yasalaşırsa bankalar bir risk analiz sistemi oluşturacak. Sistemi geçmeyenlere kredi verilmeyecek. Krediler, verildikten sonra da sıkı şekilde izlenecek, skorlama ile müşteriler takip edilecek

Akşam gazetesinin haberine göre; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, ‘Kredi Riski Yönetimi Hakkında Tebliğ’ taslağını görüşe açarken, taslakla bankaların kredi riskinin izlenmesi ve kontrolüne yönelik hususlar düzenleniyor. Tebliğe göre, bankaların tüm şube ve ortaklıklarını kapsayan etkin ve yeterli bir kontrol ile risk yönetim sistemi kurulacak.

BORÇLULAR MERCEK ALTINDA

Bankalarda kredi verme yetkisi, belli bir düzeydeki personele verilecek. Kredi açma yetkisinin devrinde, yetki verilecek olanların deneyim ve teknik bilgi ve beceri seviyeleri değerlendirilerek yasal sınırlar dahilinde yetki düzeyleri belirlenecek. Bankalar, aşırı risk yoğunlaşmasının önlenmesi için kredilerin portföylerine etkisini analiz edecek. Örneğin, yabancı para cinsinden veya yabancı paraya endeksli kredilerin portföyde yoğun olması halinde, kur değişimleri borçluların geri ödeme kapasitelerinde yaratacağı bozulma takip edilecek.

DIŞARIDAN MÜDAHALEYE SON

BANKALAR, kredi taleplerinin değerlendirilmesinde de ortak kriterlere uyacak. Kredi onayından önce kredi verilen kişinin kriterleri taşıdığını gösteren bir rapor oluşturulacak. Kredi değerlendirmesinde, asgari olarak, borçlunun itibarı, kredi talebinde bulunmaya yetkili olup olmadığı, kredi kullanım amacı gibi unsurlara bakılacak. Bankalar, kredi verilecek kişinin kimliği, güvenilirliği ve itibarı hakkında yeterli bilgileri sağlamak zorunda olacak. Kişinin, esas işi dışında bir faaliyet alanı için kredi talebinde bulunup bulunmadığına da bakılacak. Riskin değerlendirilmesinde kötümser senaryolara göre hareket edilecek.

KAYIT SİSTEMİ GELİYOR

BANKALAR, kredilerin takibi için bir ‘Kredi Kayıt Sistemi’ oluşturmak zorunda. Bu sistemde, herhangi bir müşteriye ilişkin toplam kredi tutarı yer alacak. Bankalar, kredilerin takibini de sıkı şekilde yapacak. Bankalar kredilerinin performansının, kalitesinin ve durumunun kredi ve portföy bazında sürekli ve düzenli olarak izlenmesini sağlayacak sistemi oluşturmak zorunda olacak.

Her banka kendi kendine stres testi yapacak

BANKALAR maruz kaldıkları kredi riski düzeyini stres testleriyle de ölçecek. Stres testi, bankanın kredi portföyünün gerçekleşme olasılığı düşük olumsuz gelişmeler karşısında uğrayacağı kayıp düzeyini ölçecek. Stres testinde uygulanacak senaryolarda, yoğunlaşılan sektörlerde veya ekonomide konjonktürün tersine dönmesi, likidite sıkışıklığı yaşanması, piyasalarda istenmeyen gelişmelerin yaşanması ya da faiz oranlarındaki eğilimin istenmeyen yönde hareket etmesi hususları dikkate alınacak.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal’ın tahliyeleri bir kez daha reddedildi.
Güncelleme:28 Haziran 2011 10:13
İSTANBUL (A.A) – İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ikinci ”Ergenekon” davasının tutuklu sanıkları Prof. Dr. Mehmet Haberal ile gazeteci-yazar Mustafa Balbay’ın tahliye istemlerinin reddine ilişkin itiraz başvurusunu üst mahkemeye gönderdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Haberal’ın avukatlarının, müvekkilin tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın düzeltilmesi, aksi halde tahliye talebinin reddine ilişkin yaptıkları itirazın değerlendirilmesi için dilekçelerinin üst mahkemeye gönderilmesi konusundaki başvurusunu inceledi.

Haberal’ın kararın düzeltilmesi yönündeki talebi reddeden mahkeme heyeti, Haberal ve Balbay’ın tahliye taleplerinin reddine ilişkin yaptıkları itirazın değerlendirilmesi için dilekçelerini üst mahkeme olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde tartıştıkları kişiyi, taş ve sopayla döverek öldükleri iddia edilen 5 zanlı, tutuklandı. Tutuklanan zanlılardan Ceyhun G.’nin yerel bir gazetede muhabir olduğu ve fotoğraf makinesini alıp olay yerine gelerek cinayetin haberini yaptığı belirtildi.

Bayramiç ilçesi’nde Yılmaz Kuşçu (55), birlikte yaşadığı Gürcistan uyruklu kadınla fuhuş yapmaları konusunda anlaştığı Ceyhun G. (19), Mustafa S. (18), Timur Ö. (21), Ekrem K. (22) ve Çağlar T. (21) ile para konusunda tartıştı.

Kavgaya dönüşen olayda, Kuşçu’nun başına bira şişesi ile vurduktan sonra taş ve sopayla döven zanlılar, Cami Kebir Mahallesi’nde bulunan evinin yaklaşık 30 metre yakınına bırakarak olay yerinden kaçtı.

Teknik takip sonucunda öldürülen Kuşçu’nun görüştüğü Çağlar T’ye ulaşan güvenlik güçleri, diğer zanlıları da yakaladı. Zanlılar, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

İŞLEDİĞİ CİNAYETİN HABERİNİ YAPTI
Bu arada tutuklananlar arasında bulunan Ceyhun G’nin, ilçede haftalık olarak yayımlanan yerel bir gazetenin muhabiri olduğu öğrenildi.

Ceyhun G’nin, cinayetin ardından çalıştığı gazeteden fotoğraf makinesini aldığı, olay yerine gelerek, işlediği cinayetin haberini yaptığı belirlendi.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, LYS-3′te ter döktü.

Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde sınava giren Boydak, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Sınavdan önce biraz heyecanlı olduğunu belirten Boydak, yıllar önce 3 dersten ‘takıntısı’ olunca akşam lisesindeki eğitimini bıraktığını ifade ederek, ”Bir Pakistan gezimizde, İl Milli Eğitim Müdürü Erdoğan Ayata’ya bu durumdan bahsetmiştim. O da sağ olsun, bize bir sürpriz yaparak, eski tasdiknamemi bulup, açık liseye kaydımızı gerçekleştirdi. Bize de okumak düştü. Güzel bir planlama yaparak 2 yıl süren iyi bir çalışma dönemi geçirdim” dedi.

YGS’ye girdiğinde 140 ve üzeri bir puan alıp, açık öğretime devam etmeyi hedeflediğini, ancak sınavdan 188 puan alınca hedef büyüttüğünü ifade etti. Boydak, ”Şimdiki hedefim, Melikşah Üniversitesinin işletme, iktisat bölümüne girmek” diye konuştu.

Eğitimli insanlara her zaman saygı duyduğunu belirten Boydak, şöyle devam etti:

”Bazı eski deyimler geride kaldı. Mesela, (Okumam, yazmam yok, ama Kayseriliyim) diye bir laf vardı. O da geçmişte kaldı. Bizim okumamız, yazmamız da olacak, ama yine de Kayserili olacağız. Dünyayı bilmek, tanımak ve eğitimli olmak ayrı bir duygu. Gençlerimizin üniversiteyi bitirmeleri gerekiyor. Ayrıca yabancı dil olarak da İngilizce’yi mutlaka bilmeleri gerekiyor. Ancak sadece İngilizce de yetmiyor, 2′nci hatta 3′üncü yabancı dil öğrenmek çok iyi. Bize yapılan iş başvurularında tek yabancı dili kabul etmiyoruz. İkinci yabancı dil bilmelerini, doktora yapmalarını istiyoruz. Şartlar değişti ve hayatımızın her aşamasında eğitime ihtiyacımız var.”

”ELİMİZİ CEBİMİZE ATMADAN SINAVA GİRİYORUZ”
Sınavdan başarıyla çıkacağına inandığını kaydeden Boydak, ”Hanımın rızasını da alırsak, üniversiteyi bitireceğim. Ondan sonra da yüksek lisansımı yapacağım. Bu sene yabancı dile de ağırlık vereceğim ve İngilizce öğreneceğim” dedi.

Boydak, sınav için yanına su da aldığını belirterek, ”ÖSYM’ye çok teşekkür ediyoruz. Önceki sınava geldiğimizde kalem, silgi, kalemtıraş, her şeyi verdiler. Şekerimize, peçetemize kadar düşünüp koymuşlar. Tabir yerindeyse elimizi cebimize atmadan sınava giriyoruz. Tüm gençlere başarılar diliyorum” diye konuştu.

”EDEBİYAT KOLAYDI, COĞRAFYA SORULARI İSE UZUNDU”
Boydak, sınav sonrasında edebiyat sorularının kolay olduğunu belirterek ”Ancak coğrafya sorularının metinleri uzundu ve süreyi yetiştirmekte zorlandım” dedi.

Sınav süresini sonuna kadar en iyi şekilde değerlendirmeye gayret gösterdiğini belirten Boydak, sınavın iyi geçtiğini, istediği neticeyi alacağına inandığını kaydetti.

Boydak, ”Aslında insan uykusundan, sosyal faaliyetlerinden biraz fedakarlık edince okumaya da ders çalışmaya da fırsat buluyor. Gençlere biraz daha gayret etmelerini tavsiye ediyorum. Okumanın ve öğrenmenin yaşı yok. Allah herkese gönlüne göre versin” diye konuştu.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, isteyen herkesin aracını elektrikliye dönüştürebileceğini söyledi. Ergün bununla ilgili olarak dönüşüm firmalarının bakanlığa başvurduklarını belirtti.

Ankara’daki ilk elektrik şarj istasyonunun Sanayi Bakanlığı’na kurulması nedeniyle düzenlenen törene katılan Ergün, burada elektrikli Renault Fluence’i test etti.

Aysel ALP yazıyor hurriyet.com.tr
Bakan Ergün test sürüşünün ardından elektirikli otoyla ilgili düşüncelerini ‘hızlı, sessiz, seri’ olarak özetledi.

Elektrikli otolarda üretim maliyetinin yüksek olduğunu ancak vergi avantajı ile bu farkın kapanacağını söyleyen Ergün, normal araçlarda yüzde 37 olan ÖTV’nin elektirikli araçlarda yüzde 3 olarak belirlendiğini hatırlattı.

Ergün dizel araçların 100 km yolu 25-30 liraya, bu aracın ise 2.5 liraya yapabildiğini vurguladı.

Bakan Ergün Bakanlıklarına da 5 tane elektrikli otomobil aldıklarını ifade etti.

AKÜ KİRASI YAKINDA BELİRLENECEK

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ise elektrikli araçların evlerden ve işyerlerinden şarj olabileceğini ifade ederek, park alanlarında şarj olabilmesi için istasyonlar kurulacağını vurguladı. Aybar, aracın aküsünün firmaya ait olduğunu arabayı alanların Avrupa´da aylık 79 dolar kira bedeli ödediklerini Türkiye´de de rakamın önümüzdeki günlerde belirleneceğini ifade etti.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

Yeni hükümet için güven oyu alan Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, önümüzdeki hafta daha zorlu bir sınava girecek. Papandreu, güvenoyu öncesinde yaptığı konuşmada Türkiye örneğini göstererek, süreçten başarılı şekilde çıkacaklarına inandıklarını söyledi. Yunan Başbakanın bu sözlerinin yeni kabinenin güven oyu almasında önemli etki yarattığı belirtiliyor.

Parlamentodan önceki gün 143’e 155 oyla yeni kurduğu hükümet için güvenoyu alan Papandreu’yu, önümüzdeki hafta daha zor bir sınav bekliyor. Papandreu, AB ve IMF ile geçen yıl mayıs ayında imzaladığı 110 milyar Euro’luk kredinin 5’inci dilimini oluşturan 12 milyar Euro’yu alabilmek için, 28.2 milyar Euro’luk kemer sıkma, tasarruf ve özelleştirme paketini (orta vadeli bütçe tasarısı) 30 Haziran’a kadar parlamentoda geçirmek zorunda. Eğer paket geçmezse, 3 Temmuz’da olağanüstü toplanacak Euro Bölgesi Ülkeleri Ekonomi Bakanları(Eurogroup) 12 milyar euro için “yeşil ışık” yakmayacak. Bu durumda Yunanistan 15 Temmuz’dan sonra memur ve emekli maaşlarını ödeyemeyecek.

Pasok fire veriyor
Orta vadeli bütçe görüşmeleri daha başlamadan Papandreu partisinden ilk “fire”yi verdi. Pasok partisinden milletvekili Aleksandros Athanasiadis, daha görüşmeler başlamadan bütçe tasarısına “evet” oyu vermeyeceğini açıkladı. Parti yönetimi, önümüzdeki günlerde başka “fire” olamaması için milletvekillerinin sıkı markaja aldı. Papandreu, Ekonomi Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı’na getirerek büyük yetki verdiği Pasok partisindeki rakibi Evangelos Venizelos’un desteği sayesinde bu ikinci sınavdan zor da olsa geçeceğine inanıyor.

Türkler gibi biz de başaracağız
Papandreu, Meclisteki güven oylamasından önce yaptığı konuşmada, başka ülkelerin de benzer krizler yaşadıklarını, ancak çıkmayı başardıklarını belirterek, “Brezilya başardı, Kore başardı, Uruguay başardı, Estonya da başardı. Komşularımız Türkler bugün dinamik bir ekonomiye sahip olmayı nasıl başardılar? Biz bunu başaramaz mıyız? Biz de başaracağız, tarihimizin zor anlarında yaptığımız gibi” diye konuştu. Ekonomi Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Evangelos Venizelos, “Ülke eğer iflas etmediyse bunu onca fedakarlıkta bulunan Yunan halkına borçlu” dedi.

Ek gelir ve tasarruf paketinde neler var

YUNANİSTAN’ın 2011 yılı için 6.5 milyar Euro ek gelir ve tasarrufu hedefleyen orta vadeli bütçe tasarısı şunları öngörüyor:
12-15 milyar Euro’luk özelleştirme paketi.
Devlet memurlarının 2011 yılındaki gelirlerinin 800 milyon Euro azaltılması.
Yıllık geliri 12 bin Euro’nun üzerinde olan herkesten 3-4 yıl için yüzde 2-4 arasında “kelle vergisi” alınması.
Bu tedbir çerçevesinde en az 3 milyon vergi mükellefi “kelle vergisi” ödeyecek.
Devlet memurları sayısının 5 yılda yüzde 50 azaltılması.
Haftalık çalışma saatlerinin 37.5’dan 40’a çıkarılması.
Gıda maddelerinde yüzde 13 olan KDV’nin yüzde 23’e çıkarılması.
Sigara, alkollü içki ve meşrubata zam.
Gayrimenkul sahiplerinden ekstra vergi alınması.
Kaçak inşaat yapanlardan 2-4 milyar Euro vergi toplanması.

Kontrol edilemeyen sonuçlar olabilir

ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, Yunanistan’ın borçlarının
tam kapsamlı yeniden yapılandırılmasının, finansal piyasalar açısından tümüyle kontrol edilemeyen sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Merkel, parlamentoda yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın borçlarının yeniden yapılandırılmasının, yalnızca elinde Yunan tahvili bulunduran
banka ve kreditörleri değil, aynı zamanda temerrüte karşı yapılmış sigorta poliçeleri satan kuruluşları da tehlikeye atabileceğine dikkati çekti.

BM: Yunanistan ve İspanya tehlike oluşturuyor

Birleşmiş Milletler (BM), İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde uygulanan tasarruf politikalarının istihdam ve ekonomik toparlanma üzerinde tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu. BM’ye bağlı Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (UN-DESA) yayımladığı yıllık raporunda, ağır bir kamu borç sorunuyla karşı karşıya bulunan Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerin uyguladığı kemer sıkma tedbirlerinin yalnızca kamu sektöründe istihdamı ve sosyal harcamaları tehdit etmediğini aynı zamanda toparlanmayı daha belirsiz ve kırılgan hale getirdiğini vurguladı.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:

Finalde Nihat Doğan’ın sivri çıkışları ve Derya Büyükuncu’nun olgun tavırları izleyenleri Derya Büyükuncu’ya oy kullanmaya yöneltti.
Oylamanın sonuna doğru Nihat Doğan yarışmada kazanacağı 500 Bin TL’nin 250 Bin TL’sini okul yapımı için bağış yapacağını açıkladı. Birkaç dakika sonra Acun’un müdahale ederek yarışma başlamadan önce ünlülerden kim kazanırsa kazansın kazanacağı paranın yarısını bir yardım kuruluşu için bağış yapacağını hatırlatması üzerine Nihat Doğan soğuk terler dökmeye başladı.
Nihat Doğan’ın Derya Büyükuncu’ya yüklenmesi ve Derya’nın ise sessiz kalması oyların Derya’ya kaymasına sebep oldu. Özelliklede Nihat’ın Derya’ya söylemiş olduğu “Bu yarışmada Derya 1. olursa o SMS 1.si, ben ise Survivor Şampiyonu olurum çünkü ben Derya’yı yarışmada yenmiştim” sözleri yine Nihat Doğan’ın puan kaybetmesine sebep oldu.
>> NİHAT DOĞAN, DERYA’YA BÖYLE YÜKLENMİŞTİ >> VİDEO
Nihat Doğan oyların çoğunu doğu illerinden alırken Derya Büyükuncu ise hemen hemen her yerden oy koparmayı başardı. Nihat Doğan kendi memleketi Muş’tan %96’ya %4 ile Derya karşısında galip ayrıldı. Yarışmanın sonuçları açıklandığında ise Derya’nın etrafında bir sevinç yumağı oluştu. Derya’yı ilk kutlayanlar arasında Pascal Nouma ile Asena’nın olması gözlerden kaçmadı.
Finalde Nihat Doğan’ı mağlup eden Derya Büyükuncu 500 bin TL’lik ödülün sahibi oldu.

Diğer Haberler Yorum Yok Yazan:
Telif Hakkı © 2009 CikolataNet – sohbet, chat, sohbet odaları, sohbet siteleri

Elitdizin.com | Dizin , Site ekle , Link ekle
sohbet