"Haberler" konulu yazılar

ÖSYM, Ygs‘deki şifreli kopya iddiaları ile ilgili öğrencilere gönderdiği mektupta, sınavda “sehven” (yanlışlıkla) şifreleme yapıldığını kabul etti.

ÖSYM‘nin şifre açıklaması, mektubun “Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında cevap seçeneklerinin dizilişi” başlıklı bölümünde yer aldı.

CNN Türk

internet sitesinde yayınlanan mektupta şöyle denildi:

“Tüm adaylara verilen soru kitapçıklarında sorunun doğru cevap seçeneği rastgele biçimde değiştirilirken, diğer seçeneklerin yerleri de ratgele değiştirilmesi gerekirdi.

Ancak, geliştirilen yazılım çalıştırıldığında her soru için rastgele verilmesi gereken değerler sehven sıralı olarak verildiğinden, oluşturulan soru kitapçıklarında bazı sorularda en büyük değerli seçeneğin hemen sağındaki seçeneğin doğru cevap olması durumu ortaya çıkmıştır.”

Haberler Yorum Yok Yazan:

Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (YURTKUR) Genel Müdürü Hasan Albayrak, kurumun 50. kuruluş yıl dönümü olan 2011′de 50 bin yatak kapasitesini daha hizmete açmayı hedeflediklerini bildirdi.

Albayrak, kurumun 50. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi vermek amacıyla basın toplantısı düzenledi.

YURTKUR’un 1961′de kurulduğunu belirten Albayrak, 81 ilde ve 115 ilçede toplam 283 yurdun öğrencilere hizmet verdiğini belirtti. Kurumun 50. kuruluş yıl dönümünü kutladığı 2011′de 50 bin yatak kapasitesini daha hizmete sunmayı planladıklarını ifade eden Albayrak, ”Türkiye’nin her yerinde şantiye halindeyiz” dedi.

Albayrak, yurt inşasında Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yanı sıra TOKİ ile de işbirliği yapmaya başladıklarını belirterek, TOKİ’nin 18 yurt inşa edeceğini belirtti.

Kurum olarak hızlı bir gelişme ve değişme içinde olduklarını söyleyen Albayrak, 50. kuruluş yıl dönümünü de bu çerçevede değerlendirdiklerini dile getirdi. Bu kapsamda konser, tiyatro, yarışma, piknik, fidan dikme gibi etkinlikler planlandığını, Antalya’da Temmuz ayında da 15 ülkenin katılacağı Uluslararası Halkoyunları Festivali düzenleneceğini ifade etti. Albayrak, Eylül 2011′de Milli Piyango Çekilişi’nin YURTKUR için özel yapılacağını, yıl sonuna doğru özel bir resepsiyon vereceklerini anlattı.

Bursların ve kredilerin verilmesinde YURTKUR’u tek yetkili kılan, 2004 yılında çıkan 5102 sayılı kanunun kendileri için bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Albayrak, ”artık burs ve kredi açısından torpilin tarihe karıştığını” kaydetti.

Albayrak, yurt dışında okuyan öğrencilere yönelik hizmetler de verileceğini belirterek, öğrencilerin yoğun bulunduğu yerlerde yurt açılacağını, ayrıca 2011-2012 eğitim öğretim yılından itibaren de yurt dışında okuyan öğrencilere burs ve kredi verileceğini bildirdi. Albayrak, bu öğrencilerin başvurularının, eğitim öğretim yılının başlayacağı Eylül 2011′de alınacağını bildirdi.

Şubat ayında çıkan ve kredi borçlarının yeniden yapılandırılmasını sağlayan 6111 sayılı Torba Kanun’a da değinen Albayrak, yeniden yapılandırmaya vatandaşların büyük ilgi gösterdiğini söyledi. Albayrak, bu kanunla borcu bulunanların borçlarının yarısının silindiğini anlattı.

Öğrencilere verilen aylık kredi miktarlarının, 2002′den bu yana yüzde 433 artarak 45 TL’den 240 TL’ye çıktığını belirten Albayrak, 2011′de öğrenim kredisi alan öğrenci sayısının 970 bine, katkı kredisi alan öğrenci sayısının ise 538 bine yükseldiğini kaydetti.

Albayrak, yurtta barınan öğrencilere cumartesi ve pazar günleri de kahvaltı ve akşam yemeği katkısı sağlandığını ifade etti.

Kredilerin geriye dönüşünün kurumu çok olumlu etkilediğini vurgulayan Albayrak, kaynak sıkıntısı bulunmadığını, kurum bütçesinin bugün 3 milyar 368 bin TL olduğunu kaydetti.

50 BİN KİŞİ BAŞVURDU

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Albayrak, mevzuatta yapılan yeni düzenlemeye göre üniversiteden atılmanın kalktığının anımsatılarak, ”öğrencilere tüm öğrenimleri boyunca kredi verilip verilmeyeceği” sorusu üzerine, öğrencilerin devam ettikleri programın normal öğretim süresi kadar kredi veya burs alabileceklerini, bu süreyi aşmaları halinde kredi veya burs alamayacaklarını söyledi.

Kanunla kredi borçlarının yeniden yapılandırıldığını ifade eden Albayrak, borcu bulunanların yeniden yapılandırma için 2 Mayıs 2011′e kadar başvuru yapabileceklerini söyledi.

Albayrak işsiz olanların borçlarının ertelendiğini de anımsatarak, bugüne kadar işsiz olduğunu belirterek borcunun ertelenmesi için 50 bin 100 kişinin başvurduğunu kaydetti.

Yurt dışında okuyan ihtiyaç sahibi öğrencilere sağlanacak burs ve öğrenim kredisinin,öğrencinin bulunduğu ülkenin şartlarına göre verileceğini belirten Albayrak, ”Özelllikle öğrenim kredisini, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan isteyen herkese vereceğiz” dedi.

Yurt dışında yaklaşık 130 bin civarında Türk öğrenci bulunduğunun tahmin edildiğini belirten Albayrak, bu konuda çalışma yaptıklarını belirtti. Yurt dışında okuyan ve kredi ve burs için başvuracak öğrencilerden kefil isteneceğini ifade eden Albayrak, kefil uygulaması dışında diğer şartların Türkiye’deki ile aynı olacağını söyledi. Albayrak, kredi ve burs imkanlarından yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin de yararlanacağını sözlerine ekledi.

SABAH

Haberler Yorum Yok Yazan:

Böbrekler, ana rahminde cenini saran amniyon sıvısı ve hayvan ceninlerinden alınan hücreler kullanılarak üretildi.

İskoçyalı bilim insanları, laboratuvar ortamında ‘insan böbreği’ üretti. BBC’nin haberine göre, Edinburg Üniversitesi’nde kök hücreden üretilen böbrekler, sadece beş milimetre büyüklüğünde. Tıpkı ceninlerdeki gibi. Böbrekler, ana rahminde cenini saran amniyon sıvısı ve hayvan ceninlerinden alınan hücreler kullanılarak üretildi. Gelecekte, insanların böbrek rahatsızlıkları geçirmesi olasılığına karşı, amniyon sıvısının doğumda saklanarak dondurulabileceği belirtiliyor. Araştırmaya başkanlık eden Prof. Jamie Davies, “Bir cenininkiyle aynı işlevleri gören böbrek ürettik, ama henüz yetişkin böbreği geliştiremedik” dedi. Davies, kök hücre teknolojisinin yaklaşık 10 yıl içinde insanlarda kullanılabileceğini belirtti.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Hükümet, kopya skandalının yaşamasıyla iptal edilen 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda yüksek puan almasına rağmen yenilenen ikinci sınavda başarılı olamadıkları gerekçesiyle atanamayan öğretmen adaylarının sesini duydu. Milli Eğitim Bakanlığı, seçimlerden önce 25 bin yeni kadro ataması için mevzuatta değişiklik yaptı. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun gelecek hafta öğretmen adaylarına müjde vermesi bekleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, öğretmen atamalarının sadece ağustos aylarında yapılmasını düzenliyordu. Bu yönetmelikte sürpriz bir değişiklik yapıldı. Önceki günkü Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle Milli Eğitim Bakanlığı’na, “gerekli görülen durumlarda kadro imkanları ve ihtiyaçları çerçevesinde ağustos ayı dışında da atama yapabilme” yetkisi tanındı. Böylelikle KPSS mağduru öğretmen adayları, ağustos ayında gerçekleştirilecek 2011 KPSS’ye girmeden atanma imkanı bulabilecek. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü yetkilileri, 2010 KPSS mağduru yaklaşık 25 bin öğretmen adayına yeni kadro açılması yönünde bir çalışma yapıldığını doğruladı.

Haberler Yorum Yok Yazan:

Nisan ortasında kış geri döndü, kar yağışı geliyor. Hava sıcaklığı 6-7 derece düşerken, birçok ilde kar bekleniyor.

İSTANBUL – Hava yarın fazla değişmeyecek, soğuma pazar günü başlıyor ve salıya kadar sürüyor. Romanya üzerinden gelecek soğuk hava en fazla Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu’yu etkileyecek.

İstanbul bu akşam yağmurlu, yağış gece kesilecek. Yarın sabah güneş görülebilecek ama akşam gökyüzü bulutlanıyor, gece yine yağmur geçişi var. Pazar ve pazartesi aralıklı yağmur yağacak, iki gün kış mevsimi kadar soğuk geçecek. Salıdan itibaren yağışlar kesiliyor, sıcaklık artışa geçecek.

Pazartesi ve salı günleri diğer bölgeler de soğumayı hissedecek. Soğuk hava üç gün kalacak,  çarşambadan itibaren sıcaklıklar yeniden yükselecek.

Pazar ve pazartesi günü Türkiye’nin birçok kenti yağış altında. Pazar gecesi ve pazartesi Bolu, Kastamonu, Amasya, Tokat, Sivas, Gümüşhane ve Erzurum boyunca karla karışık yağmur var ama yağış kara da çevirecek. Erzurum ve Gümüşhane arasında yoğun kar bekleniyor.

Bu akşama dikkat! Batı Karadeniz’de Zonguldak, Bartın, Düzce, Kastamonu ve Sinop’a kadar kuvvetli yağmur görülecek. Bazı yerlere düşen yağış miktarı 60 kilogramı geçebilir. Gece yağışı tüm İç Anadolu’yu ve Doğu Karadeniz’i de kuvvetli olarak etkileyip gece yarısı sona erecek.

Ankara’da bu akşam sağanak yağmur var. Yarın yağış zayıf, pazar ve pazartesi yağışlı ve soğuk, hatta sulu kar bile görülebilir.

İzmir pazar ve pazartesi günü daha serin ama genelde yağışsız, kentte parçalı bulutlu bir gökyüzü olacak.

Kaynak: ntvmsnbc

Haberler Yorum Yok Yazan:

LYS’de başvuru tarihleri değişti!

ÖSYM, üniversiteye girişte ikinci aşama sınavı olan Lisans Yerleştirme Sınavlarına (LYS) başvuru tarihlerini değiştirdi. Buna göre başvurular 25-29 Nisan 2011 tarihleri arasında alınacak.

ÖSYM, LYS’lere başvuru tarihlerini 18-27 Nisan 2011 olarak duyurmuştu. Buna göre başvurular, 25-29 Nisan 2011 tarihleri arasında yapılabilecek.

ÖSYM’nin, sınava başvuru tarihlerini değiştirme kararını bir hafta önce aldığı öğrenildi.

AA

Haberler Yorum Yok Yazan:

Artık babalar, yeni doğan çocukları için SGK önünde kuyruğa girmeyecek.

İlk kez sigortalı olanlar ile çalışanların yeni doğan çocuklarının kayıtları artık otomatik yapılacak. SGK önündeki kuyruk çilesi bitecek.İlk kez sigortalı olanlarla yeni doğan çocukların sağlık hizmetinden yararlanması için gereken aktivasyon şartı kaldırılıyor.

Bu durumdaki kişilerin sigortalılığının aktif hale gelmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) müdürlüklerine gidip sıra beklemeye gerek kalmayacak. SGK; sağlık hizmeti aktivasyonunu tüm yeni işe girenler ile yeni doğanlar için otomatik yapacak. Mevcut uygulama sebebiyle babalar, yeni doğan çocuğunu ve eşini hastanede bırakıp SGK’nın yolunu tutmak zorunda kalıyordu.

Son yıllarda SSK ve Bağ-Kur’lu-ların sağlık hizmetlerinden daha kolay yararlanabilmesi için ciddi adımlar atıldı. Sağlık karnesi uygulamasına son verilirken, hastane ve eczanelerden yararlanmak için TC kimlik numarası yeterli hale getirildi. Ancak ilk kez sigortalı olanlar ile çalışanların yeni doğan çocuklarının sağlık hizmeti alabilmesi için SGK il müdürlüklerinden aktivasyon yaptırılması gerekiyor.

Çoğunlukla bu durumu bilmeyen çalışanlar, özellikle yeni doğan çocuklarını hastaneye götürdüklerinde hizmet alamıyor. Bu mağduriyeti dikkate alan SGK, yeni bir uygulamaya hazırlanıyor. Zaman’ın edindiği bilgilere göre, kurum önümüzdeki günlerde il müdürlüklerine başvurarak aktivasyon yaptırılması işlemine son verecek. Bunun yerine aktivasyonlar tüm yeni işe girenler ile yeni doğanlar için otomatik gerçekleştirilecek.

Sistem tarafından otomatik olarak yapılacak aktivasyon işlemleri, işçi, esnaf ve memur olarak çalışan herkes için geçerli olacak. Böylece yeni işe girenler ya da yeni baba olan kişiler, il müdürlüklerine gitmek durumunda kalmayacak.

Zaman’a bilgi veren bir SGK yetkilisi, “Aktivasyon işlemlerinin sistem üzerinden doğrudan yapılabilmesi için uzun süredir çalışıyoruz. Kısa süre içerisinde bu konuyla ilgili kamuoyuna duyuru yapacağız. Bunun ardından bütün sigortalılarımız, aktivasyon engeline takılmadan bütün hastanelerden sağlık hizmeti alabilecek. Kimse il müdürlüklerine gelmek zorunda kalmayacak. Aynı zamanda il ve merkez müdürlüklerinin de iş yükü azalacak.” açıklamasını yaptı.

Sağlık karnesi uygulamasına son verilmesine rağmen aktivasyon şartı, hem SGK il müdürlüklerinin iş yükünü artırıyor hem de vatandaş için ek prosedür anlamına geliyor. Bu kişilerin, özellikle yeni işe girdiği dikkate alındığında mesai saatlerinde izin alıp SGK’ya gitmesi, işverenle karşı karşıya gelmelerine yol açıyor. Aktivasyon yaptırmayanlar ise hastalık durumunda sağlık hizmeti alamıyor. Aktivasyon uygulamasından en çok etkilenen bir başka grup da yeni baba olan çalışanlar.

Baba olmanın telaşını yaşayan bu kişilerin, bir yandan da SGK’ya gidip aktivasyon yaptırmaları gerekiyor. Bu durumdan habersiz olan pek çok çalışan, çocuğunu hastaneye ilk götürdüğünde aktivasyon şoku yaşıyor. Kimi zaman il müdürlüklerinde kuyruk beklemek durumunda kalan sigortalılar, ancak aktivasyon işlemini yaptırdıktan sonra hastaneden hizmet alabiliyor. (Zaman)

Haberler Yorum Yok Yazan:

29/03/11
Haberler Yorum Yok Yazan:

Radyasyon bulutu İsveç’e ulaştı, İtalyanlar ise panik halinde iyot tabletleri satın alıyor. Türkiye’nin de risk altında olduğunu belirten uzmanlar, yetkililere doz miktarının sürekli ölçülmesini öneriyor.

Japonya’nın başkenti Tokyo’da şebeke suyundaki radyasyon oranının, bebekler için kabul edilebilir yasal sınır olan kilogram başına 100 bekerelin altına düşmesinin ardından Tokyo’ya komşu vilayet Saitama’nın Kavaguçi bölgesinde de şebeke suyunun radyasyondan etkilendiği bildirildi.

Japon ürünlerine ithalat yasağı getiren ülkelerin sayısı da her geçen gün artıyor. Yetkililer, başkentteki Kanamaçi arıtma istasyonunda oranın 79 bekerele düştüğünü açıkladı. Aynı tesisten geçen salı günü alınan su örneklerinde yüksek oranda radyasyon tespit edilmiş, yetkililer, bebeklere şebeke suyu içirilmemesini, mamaların bu suyla hazırlanmamasını tavsiye etmişlerdi.

ŞİŞELENMİŞ SU TÜKENDİ
Japonya’da meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremden sonra reaktörleri arızalanan Fukuşima Nükleer Santralı’ndan yayılan radyasyonun Saitama vilayetinin Kavaguçi bölgesindeki su arıtma sistemini de etkilediği öğrenildi. Suda tehlikeli oranda radyasyon tespit edilmesinin ardından Tokyo’daki dükkânların çoğunda şişelenmiş içme suyu tükendi. Singapur, Japonya’dan süt ve et ithalatını askıya alırken, Avustralya hükümeti de Japonya’dan gıda ürünleri ithalatına sınırlamalar getirdiğini, Kanada ise Japonya’dan ithal edilen gıda ürünleri üzerinde güvenlik incelemelerini sıkılaştırdığını duyurdu.

Çin’in Liaoning eyaletine bağlı liman kenti Dalian’a bir hafta önce inen bir Japon uçağında normalin üstünde radyasyon tespit edildiği de açıklandı. ABD ve Hong-Kong daha önce ithalata sınırlama getirmiş, Rusya da Japonya’da radyasyon tehlikesi bulunan bölgelerden gıda ithalatını yasaklamıştı.

BULUTLAR İSVEÇ’TE
Fukuşima santralından sızan radyasyonun İsveç’e kadar ulaştığı bildirildi. İsveç Haber ajansı TT’nin dün sabah verdiği habere göre, başkent Stockholm ile ülkenin kuzeyinde yer alan Kiruna ve Umeo kentlerinde radyasyon oranı yüksek çıktı. Ancak söz konusu kentlerdeki radyasyon oranının insan sağlığına zarar verecek düzeyde olmadığı açıklandı.

İYOT HAPI YOK SATIYOR
Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre, Japonya’daki Fukuşima nükleer santralından yayılan nükleer bulutun Fransa üzerinden İtalya’ya geleceğini öğrenen vatandaşlar eczanelere koşarak iyot içeren haplara yöneldi. Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Avrupa’ya ulaşan bulutun tehlikeli düzeyde radyoaktif madde içermediği vurgulansa da resmi açıklamalara güven duymayan İtalyanlar, eczanelere koşarak iyot hapları satın aldı.

Yetkililer, Çizme’ye dün sabah gelen bulutun, bulut olarak nitelenemeyecek bir hava kütlesi olduğuna dikkat çekerek ‘nükleer bulutun’ henüz ne Fransa ne de İtalya’da gözlendiğini vurguladı. Vatandaşlar arasında kaygılara neden olan nükleer bulutun şu aşamada bir tahmin olduğunu açıklayan yetkililer, atmosferde radyoaktif hiçbir maddenin saptanmadığını belirtti.

KUZEY KÜRENİN TÜMÜNE YAYILIR
Nükleer Fizikçi Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, radyasyon bulutlarının Avrupa kıtasına ulaşması ile birlikte Türkiye’nin de risk altında olduğuna dikkat çekti. Kılıç, radyasyon bulutlarının Balkanlar ya da Akdeniz üzerindeki hava akımları ile Türkiye’ye girebileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu:

“Radyasyon bulutlarının Avrupa’ya İtalya ve Fransa’ya ulaşması durumunda ya Akdeniz üzerindeki hava akımlarından ya da kuzeydeki hava akımlarından Türkiye’ye gelmesi mümkün. Bu durumda yetkililer sürekli radyasyon doz miktarını ölçerek halka bilgi vermelidir. Böyle bir durumda yapılacak çok fazla bir şey yok, özellikle çocuklar çok fazla açık alanlara çıkarılmamalı, tarlalardaki yeni mahsul ürünlerden bir müddet uzak durulmalı.”

YAĞMUR RİSKİ
Kılıç, bulutların ülkemize ulaşmasının rüzgâr ve meteorolojik olaylara bağlı olduğunu, radyasyon bulutlarının da tüm kuzey yarım küreyi etkisi altına alacağını öne sürdü. Kılıç, özetle şunları söyledi:

“Büyük ihtimal doz alçak fakat radyasyonun yağmurlarla ve hava akımlarıyla ortadan kaldırılması imkânsız. Dünya dönüyor ve rüzgâr hareketi var, bulutlar kıtalararası rüzgâr ile her yere dağılıyor. Radyasyon bulutlarının olduğu bölgelere yağmur yağması durumunda hayvan ve besin zinciri büyük bir oranda etkilenecek.”

Haberler Yorum Yok Yazan:

Kuzey Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde yapılan arıştırmalardan sonra yakın gelecekten Bingöl Yedisu’da 7 ile 7.2 arasında bir deprem beklendiği açıklandı.

Japonya’da 11 Mart’ta meydana gelen 8.9 büyüklüğündeki depremden sonra, akıllara yine beklenen İstanbul depremi geldi. Ancak deprem uzmanları, Marmara bölgesinin batı ucunda yer alan İstanbul’un dışında, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın (KAF) doğu ucunda yer alan Bingöl Yedisu fay hattında da gerilimin yükseldiğine dikkat çekiyor.

2006 ve 2009 yılları arasında Bingöl Yedisu ve Erzincan bölgesindeki fay hatlarını araştıran ve TÜBİTAK’ın da desteklediği “Kuzey Anadolu Fay Zonu Üzerindeki Yedisu Fayı’nın Deprem Üretme Tehlikesi” çalışmasına imza atan Prof.Dr.Serdar Akyüz, Bingöl Yedisu fay hattında 4 metrelik bir kırılma beklediklerini belirterek, fayın beklenen Marmara depreminden önce olabileceğini belirtti.

Vatan gazetesinin haberine göre beklenen depremde 4 metrelik bir fay kırılması olacağını kaydeden Akyüz, kırılmanın 1999’daki Marmara Depremi’nden daha az ama etkili olacağını belirtti ve şunları söyledi;

”Yedisu Fay hattının doğusunda bulunan Elmalı fayı ile batısında bulunan Erzincan fay hatları kırılmış. Ortada bulunan Yedisu fayı ise hala kırılmayı bekliyor. Yedisu’nun batısında yer alan Erzincan kısmındaki fay, 1939 ve 1992 yılında iki parça halinde kırıldı. Doğusundaki Elmalı fay parçası ise 1949 yılında kırıldı. Yaklaşık 80 km uzunluğundaki Yedisu fay hattı ise her iki tarafı kırıldığı için, fiziksel olarak kırılmak zorunda.

Bu fay hattında 1784 yılında 7 civarı bir büyüklükte deprem olduğunu biliyoruz. Büyüklüğünü, o dönem o bölgeye verdiği hasarla belirledik. Bu fay hattında beklediğimiz 4 metrelik bir kırılma var. 1999 yılındaki Marmara Depreminde kırılma yani yanal hareket 5.1 metreydi. Yakın bir gelecekte Yedisu’da deprem olma durumunda, fayın uzunluğu ve biriken enerjiyi hesaba katarsak, 7 ile 7.2 arasında bir deprem bekliyoruz.

Bu değerler, bölgedeki yapıların kalitesini düşündüğümüzde oldukça büyük bir zarar verebilir.

‘RESMİ BİRİMLERİ UYARDIK’
Yedisu gibi fay hatlarında, fayın iki ucundaki tahribat daha fazla olur. Fayın bir ucunda Erzincan var, doğu ucunda ise Yedisu ilçesi ve yapı stoğu kötü olan köyler var. Bu bölgelerdeki eski depremleri tarihlendirdiğimizde de, depremlerin 245 artı-eksi 55 yıl içerisinde olabileceğini tespit ettik. 1784 yılından bu yana 227 yıl geçti.

Minimum aralık ise 190 yıldır. Bu sonuca bakarsak bu fay her an kırılabilir. Marmara’dan önce Bingöl Yedisu’da deprem olursa bilimsel açıdan hiç şaşırtıcı olmaz. Biz bu konuda kısa bir süre önce Yedisu Kaymakamlığı, Bingöl ve Erzincan Valiliklerini de uyardık.”

Haberler Yorum Yok Yazan:
Telif Hakkı © 2009 CikolataNet – sohbet, chat, sohbet odaları, sohbet siteleri

Elitdizin.com | Dizin , Site ekle , Link ekle
sohbet