Batılı devletleri uzun süredir endişelendiren İran\’ın nükleer programı üzerindeki tarihi uzlaşma Türkiye ile Brezilya\’nın çabalarıyla sağlandı. Tahran\’da imzalanan anlaşmaya göre, 1,200 kilogram uranyumun takası Türkiye\’de yapılacak. Bunun üzerine Beyazsaraydan açıklama geldi: İranla ilgili hala ciddi endişeler taşıyoruz
Ayrıntılar az sonra…
İRAN\’DAN KAFALARI KARIŞTIRAN AÇIKLAMA
TARİHİ ANLAŞMAYA DÜNYADAN İLK TEPKİLER
YABANCI AJANSLAR TARİHİ İMZA TÖRENİ BÖYLE GÖRÜNTÜLEDİ
Amirallere suikast davasıyla Poyrazköy davası birleştirildi.
Amirallere suikast davasında teğmen Ülkü Öztürk ,Teğmen Ali Seyhur Güçlü, Teğmen Sezgin Demirel\’in tahliyesine karar verdi.
Amirallere suikast davasında 1 soru, kafa karıştıran 3 cevap…
Mahkeme iki önemli kuruma sordu : Sanıkların üyesi olduğu silahlı bir terör örgütü var mı? eylemleri nedir ?
Emniyet Genel Müdürlüğü yanıtladı: Örgütün varlığına delilleri inceleyip siz karar verin.
Genelkurmay yanıtladı : Bu konuda bir bilgiye sahip değiliz
Oysa İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı\’nın hazırladığı Mahkemenin de kabul ettiği iddianamede savcılar, sanıkların silahlı terör örgütü üyesi oldukları ileri sürülüyor.
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığına, davanın 1 numaralı sanığı teğmen Faruk Akın ve arkadaşlarıyla ilgili şu kritik soruyu sormuştu;Sanık Faruk Akın ve arkadaşları hakkında hazırlanan iddianamede bahsedildiği üzere bir silahlı terör örgütü olup olmadığı, varsa eylemleri ile ilgili çok detaylı bilgileringönderilsin\”
İki kurum da mahkemenin bu önemli sorusunu yanıtladı ama önemli farklarla. Genelkurmay Başkanlığı, mahkemenin bu sorusunu tek cümle ile yanıtladı; Söz konusu konular hakkında Genelkurmay Başkanlığında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır\”
Emniyet Genel Müdürlüğü ise söz konusu oluşum yapısı hakkında tek tek maddeler sıralayarak, Örgütlü bir yapının hayata geçirildiği görülmüştür.\” dedi. Ancak emniyet böyle bir terör örgütü olup olmadığı konusunda kesin bir yanıt vermediği cevabında \”Bu bilgiler ışığında, iddianameye konu yapılanmanın terör örgütü olup olmadığına, kovuşturmanın tamamına ve ele geçirilen delillerin tümüne vakıf olan Mahkemenizce karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.\”dedi
Amirallere suikast davası diye bilenen 9u tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada dosyaya Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığının gönderdiği yazılar girdi.
GENELKURMAY VE EMNİYETE SORULMUŞTU
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığına, Sanık Faruk Akın ve arkadaşları hakkında hazırlanan iddianamede bahsedildiği üzere bir silahlı terör örgütü olup olmadığı, varsa eylemleri ile ilgili çok detaylı bilgilerin gönderilmesi istendi.
TSK: BU KONULAR HAKKINDA BİLGİ BULANMAMAKTADIR\”
Genelkurmay Başkanlığı, mahkemenin bu sorusuna tek cümle ile yanıt verdi.Genelkurmay cevabında, Söz konusu konular hakkında Genelkurmay Başkanlığında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır \” dedi.
EMNİYETTEN 6 SAYFALIK YAZI
Aynı yazı eş zamanlı olarak mahkemede tarafından Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderildi.6 sayfalık cevap yazısı gönderen Emniyet, söz konusu iddianamenin incelendiğini belirtti.Cevabında Türk Ceza Kanunun terörle mücadele konusundaki maddelerine yer veren emniyet, yargılanan sanıklar hakkındaki kanaatini açıkladı.Faruk Akın ve arkadaşları tarafından hazırlanan iddianamenin delillerle birlikte bir bütün olarak incelendiğinde diyerek görüşünü açıklayan emniyet, cevabında şu maddelere yer verdi;
1 Yasal olmayan faaliyetleri de kullanarak kendi amaçları doğrultusunda Devlet otoritesini baskı altına almak, yönlendirmek, alternatif bir otorite olarak ortaya çıkmak ve neticede devlet otoritesini ele geçirmek şeklinde siyasi bir amacın olduğu,
2 Askeri şahıslarla sınırlı kalmayarak, sivil şahısları da bünyesinde barındıran bir örgütlenme olduğu ve hiyerarşik olarak bir üst yapılanmadan aldığı talimatlar doğrultusunda hareket ettiği,
3 Başkanımızdan , Emir yetkisi , Yönetim kadrosu , Proje lideri, Emir Komuta Zinciri şeklindeki tabirlerden anlaşılacağı üzere hiyerarşik bir yapının mevcut olduğu
4 Düzenli toplantılar gerçekleştirildiği, karar alma mekanizmasının bulunduğu ve bu kararların alınan talimatlar doğrultusunda uygulamaya geçirildiği,
5 Faaliyetlerin devamlılığının sağlanması adına ödüllendirme yöntemiyle örgüt içi motivasyonunun sağlandığı,
6 Cebir ve şiddet amaçlarına ulaşmada bir araç olarak kullanabilecek yapı olduğu
7 Amaçları doğrultusunda her türlü legal ve illegal oluşum ile işbiriliği yapabilecek veya söz konusu oluşumların sahip olduğu araç ve gereçleri kullanabilecek bir yapı olduğu
8 Kendi fikirleri paralelindeki şahısların askeri okullara girişinin sağlanmaya çalışıldığı,
9 Kişilerin özel hayatlarına ait hassas verilerin dosyalanarak uzun vadade amaçları doğrultusunda istenileni yapmak ve istenmeyeni engellemek adına santaj amaçlı kullanılmasının hedeflendiği,
10 İhtiyaca göre aidatlar arttırılsın, Gerekli olan para kaynakları ile irtibat kuracak şahısların belirlenmesi vb. ifadeler dikkate alındığında finans temin edebilmek için çalışıldığı anlaşılmıştır.
Emniyet yazısının sonunda şu görüşe yer verdi; \”Belirlenen bu amaçlar doğrultusunda üçten fazla kişinin bir araya geldiği, hiyerarşik bir yapının olduğu, gizliliğin esas alındığı, görev dağılımının yapıldığı, eleman finansal kaynak temini ve üyelerinin eğitimi gibi hususların açıkça ortaya konulduğu, yapılan iş bölümü çerçevesinde görevli grupların faaliyet alanlarına ilişkin raporlar sunarak örgütlü bir yapının hayata geçirildiği görülmüştür.
EMNİYET: MAHKEMENİZ KARAR VERSİN\”
Bu bilgiler ışığında, iddianameye konu yapılanmanın terör örgütü olup olmadığına, kovuşturmanın tamamına ve ele geçirilen delillerin tümüne vakıf olan Mahkemenizce karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Ankara Hürriyetin Çankaya Belediyesinin işbirliği ile gerçekleştirdiği Genç Nota Liselerarası Müzik Yarışmasının büyük finalinde sahne olacak 35 okul grubu, Antalya ve İzmirden sonra Ankara elemelerinin de tamamlanmasıyla belirlendi.
Genç Nota Ankara elemeleri, Nevzat Ayaz Kız Meslek ve Meslek Lisesi salonunda yapıldı. Eleme jürisi olarak, Hicri Bozdağ, Mehmet Erdemli, Yıldıray Yıldız, Özgür Aksuna ve Levent Seğmen görev yaptı. Toplam 46 okul dinleyen jüri üyeleri, finale kalacak 24 grubu seçmekte oldukça zorlandı.
Jürinin yaklaşık üç saat süren toplantısında, oybirliği ile Ankaradan finale kalmasına karar verilen 24 okul ve finalde seslendirecekleri şarkılar sırasıyla şöyle:
ANKARA OKULLARI
Hubin Yavuzalp Lisesi (Beste: Çanakkale Geçilmez)
TED Ankara Koleji (İcra: As I Lay Dying The Sound of Truth / Beste: Devourance)
İnönü Lisesi (İcra: No More Lies Iron Maiden / Beste: Öyle olsun)
Halide Edip Lisesi (İcra: House of Chaos Kreator )
Ümitköy Anadolu Lisesi (Beste: Bırak Beni)
Elvankent Bilgi Anadolu Lisesi (İcra: Ederlezi Goran Bregoviç / Beste: Mad Love)
Mehmetçik Lisesi (İcra: In the Heat of the Night / Beste: Umut)
Ankara Fen Lisesi (İcra: Heartbreaker Pat Benatar / Beste: Sevgim Sende Kalsın)
Batıkent Lisesi ( İcra: Poker Face Lady Gaga / Beste: Dön Bana)
Gazi Anadolu Lisesi (İcra: Aşk Sertab Erener / Beste: Life)
Silahlı Kuvvetler Bando Okulları Komutanlığı (İcra: Mambo Swing Benny Goodman / Beste: Promosyon)
Ufuk Arslan Lisesi (İcra: Bul Beni Yavuz Çetin)
Özel Büyük Kolej (İcra: Dove Lamore Cher)
Özel ATEK Anadolu Lisesi (İcra: Cevapsız Sorular Manga)
Kaya Bayazıtoğlu Lisesi (İcra: For Whom the Bells Tolls Metallica)
TOKİ Anadolu Lisesi (İcra: Smoke on the Water Deep Purple / Beste: Son Perde)
Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi (İcra: Foor For Your Loving Whitesnake)
Ayrancı Lisesi (İcra: I Want It All Queen / Beste: Bahtsız Kalp)
Atatürk Kız Teknik ve Meslek Lisesi (İcra: Divane Aşık Gibi Anonim)
Özel Gürçağ Lisesi (Beste: Sen Seç)
Tınaztepe Lisesi (İcra: Ben Seni Arayamam Yüksek Sadakat)
Bahçelievler Anadolu Lisesi ((icra: Yağmurlar Şebnem Ferah)
Atatürk Anadolu Lisesi (İcra: Enjoy the Silence Depeche Mode)
Kırkkonaklar Anadolu Lisesi (İcra: Somebody to Love Jefferson Airplane / Beste: Cold Tears)
İZMİR OKULLARI
Karşıyaka Lisesi (İcra: Aşk Sertab Erener)
Cihat Kora Anadolu Lisesi (Beste: Untreu)
Özel İzmir Amerikan Koleji (İcra: Fallin Alicia Keys / Beste: Fake Dignity)
TAKEV Lisesi (İcra: Its my Life Jon Bon Jovi)
Cengiz Topel Lisesi (İcra: Yanarım Sertab Erener / Beste: Lacivert)
Atatürk Lisesi (İcra: Enter Sandman Metallica / Beste: Resim)
ANTALYA OKULLARI
Alanya Hasan Çolak Anadolu Lisesi (İcra: Yalan Dostum Kurban)
Saime Salih Konca Lisesi (İcra: Yalnız Şebnem Ferah)
Metin Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi (İcra: Gelme Kurban / Beste: Masal)
ATSO Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi (İcra: Spining Wheel Shirley Bassey / Beste: Beni Sen Anlarsın Sanmıştım)
Levent Aydın Anadolu Lisesi (İcra: Corazon Espinado Santana / Beste: İsimsiz)
Dünyanın en çok kazanan ve ünlü iç giyim markası Victoria\’s Secret mankenlerinden olan Kerr, kitap yazdığını açıkladı.
Ünlü oyuncu Orlando Bloom ile yaşadığı aşk ile gündeme gelen Miranda Kerr kitap yazdığını Elle dergisinin haziran sayısı için verdiği röportajda
Barış Falay, son zamanların en sevilen kötü adamı Kerpeten Aliyi içinden çıkaran adam.
Hani dizi karakterlerinin kötü kalplisini sevmez, iyileri bağrımıza basarız ya, bu defa tam aksi söz konusu. Kendisi için rahatlıkla ezber bozan tanımını kullanmak mümkün… Eminim, Ezel izlenen evlere bir gizli kamera yerleştirsek, elimize geçecek görüntülerin çoğunda ev ahalisinin Falayı Çok iyi oyuncu be! Çok iyi oynuyor be! naraları eşliğinde izlediğine şahit olurduk. Resmen kötü adama sevdalandık, daha doğrusu ona can veren Falayın oyununa… Peki, nedir Kerpeten Alinin olayı? Barış Falayla buluştuk ve bu konuyu didikledik. Bakın neler çıktı…
Biz Kerpeten Alinin içindeki potansiyel iyi adamı mı seviyoruz, ne dersiniz?
Bu bana kalırsa iyiliği ya da kötülüğü sevmekle değil, hikayenin gerçek hayattaki duygularla paralelliğiyle ilgili. Ezelde, aynen hayatın kendisinde olduğu gibi salt çok iyi ya da salt çok kötü karakterler değil, birçok duyguyu bir arada yaşayanlar var. Hayatın kötü tarafına geçmek de zaaflarla ilgili. Zaafına yeniliyorsun, kötü oluyorsun, bu kadar basit. Kendi hayatlarımızda da durum böyle. ıstediğiniz kadar iyiyim deyin, mutlaka bir noktada zaafınıza yenik düşmüş ve birilerini üzmüşsünüzdür. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil, hepimizde zaaf var.
Kerpeten Alinin içinde Barış Falay da var o zaman yani, öyle mi?
Var elbette. Mesela ben çok tutarlı bir adam değilimdir. Söylediğim bir şeyin tam tersini yapıyor olabilirim. Bu yönü Alide kullandım. Aslında bir karakteri canlandırırken temel durumları atlamadıkça çok uçlara gitme taraftarıyım. Kerpeten Ali sokaktan gelen adam. Oto tamircisiyken sınıf atlama peşinde maceralara atılmış, hatalara düşmüş ve bunun vicdani sorumluluğunu taşıyan bir karakter. Aslında içine sınırsız lezzet katabileceğiniz bir malzeme veren bir adam. Ben de bunu kullanıyorum.
KARAKTERİ FARKLILAŞTIRMAK İÇİN ÇOK UĞRAŞTIM
Alinin üstünüze yapışmasından korkar mısınız? Daha doğrusu şöyle sorayım, bir oyuncu için belirli bir karakterle tanınmak korkutucu bir şey midir?
Korkmuyorum ben böyle bir şeyden, aslına bakarsanız bir rol üstünüze yapıştırıldıysa o işi iyi becermişsiniz demektir. Öte yandan ilk başta tekrar bitirimi oynamak biraz korkuttu tabii, Aliyedeki Mücoya benzetmemek için çok çalıştım.. Cebinizde 57 tane bitirim tip olmuyor oynayabileceğiniz. Nasıl yeni bir şey yaparım diye hakikaten çok uğraştım. şimdi izleyenlerden aldığım tepki, ne yalan söyleyeyim, çok hoşuma gidiyor.
Çok beğenilen, başarılı bulunan aktörler bir o kadar da kıskanılır ya da ne bileyim, aradan bir iki tane nefret edeni çıkar. Ancak forumlarda ve sözlüklerde sizin için bir kişi bile kötü laf etmiyor! Herkes size bayılıyor! Nasıl oluyor bu?
Mutlu ediyor bu durum beni… Ben kötü eleştiriyi sevmem aslına bakarsanız. Hani eleştirin beni, kendimi geliştiriyorum diyenler vardır ya, ben hiç öyle değilim. Direkt moralim bozulur, düşerim. Sebebine gelince… Mesleğimi çok seviyorum ve çok severek yapıyorum, başka da bir şeyle uğraşmıyorum, bunu görüyorlardır belki. Yakışıklı görüneyim, güzel olayım sıkıntılarım yok, bir rol alıyorum ve iyi yapmaya çalışıyorum.
Ezelin şiddete yaklaşım açısından bir tavrı olduğunu düşünüyor musunuz? Gerçi RTÜKe göre sigara ve seksi içerik daha zararlı ama yine de sorayım.
şiddet hayatın her alanında var, televizyonda da olacak. Ama şiddeti televizyonda nasıl gösterdiğiniz önemli. Ölümü normal bir şeymiş gibi gösteremezsiniz. Ezelde şiddetin sorgulaması ve vicdani boyutu var ve bu açıdan içeriğinde şiddet barındıran başka yapımlardan keskin bir şekilde ayrılıyor bence.
FOTOROMAN OYUNCULUĞU YAPMAK KOLAY
Piyasada kötü oyunculuk adına gözünüze çarpan neler var?
Louis Armstrong demiş ya Dünyada iki tür müzik vardır: ıyi müzik ve kötü müzik. Ben daima birincisini tercih ederim. Aynen, ben de öyle! Bilgiye inanan bir adamım, bir öğretmen çocuğuyum, oyunculuk mesleğini seçtiğimde eğitimi almayı da seçtim. Ama illa okul lazımdır, oyuncu illa tiyatro kökenli olmalıdır, onların haricindekiler de oyuncu değildir diye bakmıyorum. Zaten öyle baksak Robert De Niro için de oyuncu değildir dememiz lazım ve o da biraz ayıp olur herhalde! Öte yandan elinizde çok boyutlu bir senaryo varsa onun hakkını vermek gerekiyor. Fotoroman oyunculuğu yapmak kolay. Kendi oyunculuğum için konuşacak olursam, şu durumu nasıl ifade edebilirim, nasıl oynarım duygusu her gün gelişiyor. Haftada yüz sahne oynayınca bu pratiğe ulaşıyorsunuz. Bu arada, oyunculuk bir yana, teknik konular da batıyor insana. Bugüne kadar tabak gibi aydınlanmış yüzler gördük çoğu dizide. Sanki hayatın her mekanında komple ışık alıyormuşuz gibi, ne gölge var ne mesafe, ekranda koca bir kelle görüyorsunuz sürekli. Bu beni rahatsız ediyor.
Dizilerde oynamak neden kimi tiyatro kökenli oyuncuların burun kıvırdığı bir iş haline geldi?
O tiyatro elitizmi son zamanlarda kırılmaya başlandı. Diziler ilk popüler olmaya başladığında içerik açısından çok katmanlı, zengin işler yapılmıyordu. Diziler tiyatronun doyuruculuğunu yaşatamıyordu oyuncu için. Sektör geliştikçe kalite arttı. Artık 10 sene öncesinin koşullarından söz etmiyoruz. Dizide oynamak kötüdür, tiyatro iyidir gibi bir yaklaşım manasız benim için.
HAYATIMDAKİ DOĞRULARI HEP HİSSEDERİM
Eşinizle tanışma süreciniz için Doğru kadın olduğunu biliyordum. Çok heyecanlıydım ama çok sakindim aynı zamanda. Nasılsa birlikte olacaktık, bunu hissediyordum demiştiniz. Güvenir misiniz hep hislerinize?
Hissetmenin gücüne inanıyorum. Bir şey hissediyorsanız doğrudur ve o vardır. Bu bende hep böyle oldu, açıkçası kaybetmek istemediğim özelliklerimden biridir. Tiyatroda da aynen böyle oldu, biliyordum, hissediyordum ve emindim oyuncu olacağımdan ve hep sakin kaldım bu konuyla ilgili. O zaten benimdi. ılk denememde başarılı olamadım, oyunculuk sınavlarını kazanamadım. Ama umutsuzluğa kapılmadım, hiç panik yapmadım. Sadece oyuncu olmam konusunda bazı insanları ikna etmem gerekiyordu!
Oğlunuz Rüzgarla durumlar nasıl?
Çocuk büyütmek başlı başına bir işmiş, Rüzgar ile bunu gördüm. 15 aylık oldu şimdi. Dizi çekimi dışında tüm vaktim eşim Esra ve oğlumuzla birlikte geçiyor. Parka gidiyoruz, geziyoruz, akşam banyosunu beraber yapıyoruz, çok eğleniyoruz. Eskiden çok gezerdik, yeni yerler keşfederdik, çocuklu hayatta bu bir lüks oluyor tabii. O uyuyunca bir film izleyebiliyorsak artık bize bonus oluyor.
Eskişehir Odunpazarı Lions Kulübünün dağıttığı 2009 Zirvedekiler Ödülleri, önceki akşam Anemon Otelde düzenlenen bir törenle sahiplerini buldu.
NURGÜL YEŞİLÇAY FOTOĞRAFLARI
Törende Yılın Sanatçısı ödülü Nurgül Yeşilçaya verildi. Ödülünü alırken gözyaşlarına hakim olamayan Yeşilçay, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu olduğunu belirterek, Eskişehirin hayatımda çok özel bir yeri var. İkinci Baharda rol alırken öğrenciydim ve sürekli trenle Eskişehire gidip geliyordum. Beni ben yapan şehir, Eskişehirdir. diye konuştu.
Nurgül Yeşilçay ve yılın eğitim ödülünü alan 77 yaşındaki Meserret İnel.
Deniz Akkaya ile Efe Önbilgin, önceki akşam Etiler\’de bir cafe\’deydi. Cafe\’de el ele tutuşan çift, çıkışta Efe Önbilgin\’in Porsche\’siyle oradan ayrıldı. Önbilgin, buluşmayla ilgili sadece \”Çocuğumuzun geleceğini konuştuk\” dedi.
İŞTE BARIŞIN FOTOĞRAFLARI
Fotoğraf: Ayakligazete
Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal\’ın istifasıyla boşalan genel başkanlık için 22 23 Mayıs\’ta yapılacak olağan kurultayda aday olacağını açıkladı.
Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal\’ın istifasıyla boşalan genel başkanlık için 22 23 Mayıs\’ta yapılacak olağan kurultayda aday olacağını açıkladı.