Bir süredir pankreas kanseri tedavisi gören Ceyla Gölcüklünün son durumuyla ilgili belirsizlik sürüyor.
FOTOĞRAFLARLA CEYLA GÖLCÜKLÜ
SOSYETENİN ÜNLÜ İSMİYDİ – WEB TV
Hastaneden konuyla ilgili açıklama yapılmazken, Gölcüklünün hastalığıyla ilgili sorulardan uzaklaşmak için en son Kurban Bayramında tatile çıktığı, ancak fenalaşınca Cannes tatilini yarıda kesip Türkiyeye döndüğü ortaya çıktı.
CEMİYET hayatının en güzel kadınlarından biri olarak tanınan Ceyla Gölcüklü, gazetecilerin dikkatini ilk olarak İran asıllı petrolcü Shery Shahnavazla yaptığı evlilikle çekmişti. Bir bankada çalışırken tanıştığı Shahnavazla evlenip Londraya yerleşen, rüya gibi bir yaşam süren Gölcüklü, tam 11 yıllık evlilikten sonra Shahnavazdan boşandı. Ve bu kez de aldığı iddia edilen 140 milyon liralık boşanma tazminatıyla gündeme oturdu. Tazminatla ilgili kesin açıklamalar yapmaya yanaşmayan Ceyla Gölcüklü, o tarihten sonra kamera ve objektiflerin odak noktası haline geldi. Siren Ertanla yaşadığı tartışma da Zeki Tanyeri ile sürdürdüğü bir dargın bir barışık ilişki de hep mercek altındaydı. Ama haftalar önce gelen bir tatsız haber hepsini unutturdu. Sosyetik güzele pankreas kanseri teşhisi konmuştu.İlk sinyal temmuzda Gölcüklü geçtiğimiz temmuzda, bir sabah karnında şiddetli ağrılarla uyandı ve apar topar hastaneye gitti. Amerikan Hastanesinde çekilen MR sonucu pankreas kanseri olduğunu öğrendi. Bunun üzerine farklı doktorlara da görünmek için Amerikaya giden Ceyla Gölcüklü, aldığı Yapılacak çok fazla şey yok, hastalık son safhasında yanıtıyla tekrar Türkiyeye döndü ve tedavisine burada devam etti.GizledilerAncak kendisi durumu saklamaya çalışsa da hastalık çabuk duyuldu. Halini sormak ve Geçmiş olsun demek isteyenlerin telefonları durmak bilmedi. İmdadına, erkek arkadaşı Tanyeri yetişti ve Gölcüklünün sadece midesinden rahatsız olduğunu söyleyerek kanser haberlerinin üstünü kapattı.Ve yaşadıklarından, sorulardan bunalan Ceyla Gölcüklü, kendini biraz iyi hissettiği için geçtiğimiz Kurban Bayramında arkadaşlarıyla birlikte Cannesa gitti. Ama tatil düşündüğü gibi geçmedi, hastalığı ağırlaşıp fenalaşınca İstanbula dönmek zorunda kaldı. Ardından da hastaneye kaldırıldı.Önceki gün, iki haftadır Amerikan Hastanesinin yoğun bakımında yatan Gölcüklünün öldüğüne dair haberler yayılmaya başladı. Herkes farklı kaynak gösterdi ancak yakınları ve hastane yetkilileri konuyla ilgili hâlâ tek kelime etmiyor. Öte yandan, beyin ölümünün gerçekleştiği, fakat ailesinin yaşam ünitesinin fişinin çekilmesine izin vermediği de iddialar arasında…
HERKES BENi ESKi FOTOĞRAFIMDAKi GiBi HATIRLASIN
Ceyla Gölcüklü için başta yakınları olmak üzere sosyetenin tanınmış isimleri Amerikan Hastanesine akın etti. Ancak gelenlerin çoğu Hastanemizde böyle bir hastamız yok diyerek geri çevrildi. Nedeni de Gölcüklünün bu yöndeki isteğiydi. Hastalığı nedeniyle aşırı zayıflayan Gölcüklü, kimsenin kendisini o halde görmesini istemedi. Gölcüklünün yoğun bakıma alınmadan önce yakınlarına Fotoğrafımı çektirmeyin, ne halde olduğumu söylemeyin. Herkes beni eski fotoğraflarımdaki gibi hatırlasın dediği ileri sürüldü.
Tek vârisi kızı Lara
Ceyla Gölcüklünün servetinin vârisi ise Şahnavazla evliliğinden dünyaya gelen 15 yaşındaki kızı Lara… Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz avukat Hayati Şahin, Gölcüklünün tek mirasçısının kızı olduğunu, ortada yazılmış bir vasiyetname olmadığı takdirde bütün mirasın kızına kalacağını söyledi:Ceyla Hanım sağlığında bir vasiyetname hazırladıysa o vasiyetnameye göre hareket edilir. Ancak şu durumdayken bir vasiyetname hazırlaması ya da vasiyetnameye ek yapılması zordur. Vasiyetname hazırlanması için akıl ve beden sağlığının yerinde olduğuna dair tam teşekküllü doktor raporu gereklidir. Zaten ortada bir vasiyetname yoksa, bütün mal varlığı tek mirasçısı olan kızına kalır. Kızı da 18 yaşına gelene kadar bu parayı ancak mahkemenin tayin ettiği bir vasi ile harcayabilir. Bu vasi yakın akrabalardan seçilir. Eğer genç kızın yakın bir akrabası yoksa devlet kendisine bir vasi tayin eder, bu bir avukat da olabilir. Paranın bütün kontrolünü devlet üstlenir. Kız zaten 18 yaşına geldiği zaman para direkt onun hesabına gelir ve reşit olduğu için istediği gibi kullanabilir.
İktisat okudu Londrada evlendi
Ceyla Gölcüklü, 1972 yılında İstanbulda dünyaya geldi. Bodrumdaki Halikarnas Diskonun mülkünün yanı sıra Muğlada bir zeytinyağı fabrikası, Gökova ve Marmariste yüzlerce dönüm değerli arazisi bulunan sanayici Şadan Gölcüklünün kızı olan Gölcüklü, Robert Kolejin ardından Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirdi. Eğitimine gastronomiyle devam eden Gölcüklünün hayatı İnterbank Genel Müdürlüğünde çalışırken değişti. 1994 yılında bankanın müşterileri arasında yer alan uluslararası petrol şirketi ETInin patronu İran asıllı Shery Shahnavazla evlendi. 17 Eylül 1994te Londrada, Grovenor Houseda evlenip Londraya yerleşti ve yaklaşık iki yıl orada yaşadı. 2005te boşandıBu sırada kızı Larayı dünyaya getiren Ceyla Gölcüklü, ardından eşiyle İstanbula taşındı. Ancak eşi tekrar Londraya dönmek isteyince çiftin evliliklerinde de ilk büyük kriz doğdu. Bir süre eşinin isteğini yerine getiren Gölcüklü, Londrada yapamayacağını anlayınca eşiyle konuşup boşanmaya karar verdi. 2005 yılında 11 yıllık eşinden boşanan Ceyla Gölcüklünun petrolcü eşinden her yıl için 13 milyon dolar başta olmak üzere ev, hisse senetleri ve nakit paradan oluşan 140 milyon lira tazminat aldığı iddia edildi. Ama o her fırsatta böyle bir para almadığını, kendi ailesinin durumunun çok iyi olduğunu, eski eşinin ise kızının nafakasının dışında kendisine hiçbir şey ödemediğini söyledi.
Hastanede sıkıyönetim
Ceyla Gölcüklünün Amerikan Hastanesindeki tedavisi sürüyor. Gölcüklünun annesi ve abisi, hastaneden neredeyse hiç ayrılmıyor. Bu arada yakınlarından gelen bilgiye göre, Gölcüklünün son durumuyla ilgili sır perdesinin sebebi de ailesinin bu konudaki talebi… Onların bu konuda açıklama yapılmasını istememesi nedeniyle başhekimlik bir iç yazışma ile doktorlara ve diğer personele konuşma yasağı getirdi.
Çiftlikteki kafes patlayınca 30 bine yakın somon Marmaraya dağıldı.
YALOVALI balıkçılar birkaç gündür ağlarına takılan somon balıkları karşısında şaşırdılar. Ancak yapılan araştırma sonucu Adalardaki bir üretim çiftliğinin kafesinin patlaması sonucu 30 bine yakın somon balığının Marmara Denizine dağıldığı ortaya çıktı.
Yalovada son bir haftadır denize açılan balıkçılar ağları somon balığıyla dolu olarak dönüyor. Açık deniz balığı olan ve Türkiyede çiftliklerde yetiştirilen somonun kaynağını merak eden Yalova Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Erdal Tokalak, konuyu Tarım İl Müdürlüğüne bildirerek araştırma yapılmasını istedi.
BİR AYDA YAKALANIR
Tokalak, 25 yıldır Marmarada somon görmediklerini ve yakalanan balıkların da çiftlik somonu olduğunu anladıklarını kaydederek şunları söyledi:
Orijinal somon balığı değil, balık yetiştirme çiftliklerinden olduğu belli. Biz de bu yüzden Tarım İl Müdürlüğüne bu konuda araştırma yapmaları için öneride bulunduk. Önerimizi değerlendirmişler ve araştırma yapılmış. Adalardaki bir balık üretim çiftliğinde kafes patlamış. Burada bulunan yaklaşık 20-30 bin somon da Marmara Denizine yayılmış. Balıklar insanlara alışık olduğu için kıyılara iyice yaklaşıyorlar. Dere ağızlarına bile girmeye çalışıyorlar. Yalovalı balıkçılarımız bu balığı 3-4 gündür yakalayıp sattı. Şimdi de akın halinde hareket edip başka sahillere gidiyorlar. Tahminimizce bu 20-30 bin balık bir ayda tamamen yakalanır. Aslında böyle bir olay geçtiğimiz yıllarda da olmuştu. Bir dönem Rusyada bir balık çiftliği patlamış, orada bulunan kefaller Karadeniz ve oradan da Marmara Denizine kadar gelmişti. Bu da onun gibi bir olay.
Son bir hafta içinde her gün somon yakaladığını belirten Yalovalı balıkçı Deniz Baydemir, şimdiye dek hiç böyle bir şeyle karşılaşmadığını söyledi. Bu duruma birçok balıkçı arkadaşının da şaşırdığını dile getiren balıkçı Deniz Baydemir, 34 yıldır balıkçıyım ve Yalovada ilk kez somon görüyorum. Ağlarımıza takılan somon balığı normal şartlarda Marmara Denizinde görülmeyen bir balık. Çınarcık ve Subaşındaki balıkçı arkadaşlarımızla da haberleşiyoruz. Onlar da somon tuttuklarını söyledi. Ben de bugün 40 kilo kadar tuttum. Bu balıktan tek seferde 70-80 kilo tutan arkadaşlarımız var. Hem de çok kıyıdalar. Denizde bir metre derinlikte bile somon var diye konuştu.
Yalova sahillerinde yakalanan somonlar 3ü 10 liraya satılıyor.
Mizah dergileri polisin öğrencilere yönelik sert müdahalelerini kapaklarına taşıdı.
İŞTE MİZAH DERGİLERİNİN O KAPAKLARI
Leman Dergisi, olaylarda bebeğini kaybeden öğrencinin acısını şiir dizeleriyle okuyucusuna duyurdu.
İşte Aslan Özdemir imzasıyla yayınlanan o şiir:
BELKİ DE BİR SESİM ARTIK!
Belki üç çocuğun ilkiydim
Belki de annemin tek çocuğu…
Polisleriniz beni tek gördü
Gözleri beni seçti, güçleri bana yetti.
Dipçikler, postallar,
Coplar, biber gazları benim içindi.
Ben korkunun bedeliyim
Devletin eliyle bir şiddetin kurbanı…
Üç çocuktan ilkiydim belki
Belki de annesinin tek çocuğu.
O acıyı hissettiğinde annem
ben torunlarınızdan küçüktüm…
Bir nefes olsaydım
Belki beni de severdiniz,
Belki de ilk oyuncağımı siz verirdiniz
Eğer görebilseydim…
Ama artık korkuyla yeniden hayat buldum.
Beni duyabiliyor musunuz!
Size bir ses evinden sesleniyorum
Vicdanınızın hep duyacağı…
Tayyip amca…
PCNet dergisi, donanım, yazılım ve web siteleri kategorilerinde yılın en iyilerini belirledi. Derginin aralık sayısında açıklanan Yılın Yıldızları değerlendirmesinde, Hurriyet.com.tr, editörlerin oyları ile Yılın en iyi haber portalı seçildi.
PCNetin her yıl seçtiği Yılın Yıldızları, 2010un en iyi donanım, yazılım ve web sitelerini bir araya getiriyor. PCNet editörleri tarafından belirlenen Yılın Yıldızlarında Hurriyet.com.tr yılın en iyi portalı seçildi.
Bu yıl 130 markanın Yılın Yıldızı olduğu değerlendirme; yazılım, donanım ve web siteleri kategorilerinin önemli referans noktası olmayı sürdürüyor.
NEDEN hurriyet.com.tr
PCNet editörlerine göre, Türkiyedeki birçok internet kullanıcısının gündemi her an takip ettiği adres olan hurriyet.com.tr, son zamanlarda bir haber portalından öte, kapsamlı bir online yaşam alanına doğru ilerliyor. Bu dünyanın önümüzdeki yıllarda da hızla büyüyeceğini tahmin etmek zor değil” diyen editörler hurriyet.com.tryi yılın yıldızı seçti.
Hürriyet İnternet Grubunun aynı çatı altında gerçekleştirdiği Bumerang ve Yazarkafe gibi açılımlar, her geçen gün daha çok internet kullanıcısını Hürriyet Dünyasında bir araya getiriyor.
.
ANTALYAda bir banka şubesi personeli, kapıyı açık unutup öğle yemeğine gitti. Açık kapıdan giren bazı müşteriler çalışanların gelmesini beklerken, boş şubeyi de cep telefonuyla görüntüledi.
Konyaaltı Caddesindeki bir banka şubesinin çalışanları, öğle arasında şubenin kapısını kilitlemeden bankadan ayrıldı. Para yatırmak için bankaya gelen Ahmet Şefik Sümer adlı müşteri, içeride bir süre çalışanları aradı. Bankada kimsenin olmadığını gören Sümer, şube yakınındaki bir esnaf arkadaşını da yanına alarak bankaya geri döndü. Yaklaşık 15 dakika boyunca arkadaşıyla birlikte binada gezinen Sümer, para kasalarını ve masalar üzerinde duran müşterilere ait belgeleri cep telefonuyla görüntüledi.
Sümer, kapısı açık bırakılan bankada kimseyi göremeyince şaşkına döndüğünü belirterek, gezinirken güvenlik kameralarının kendisini görüntülediğini söyledi. Sümer, İçeri girdiğimde hiç kimse yoktu. Görevliler gelir diye bir süre bekledim. Ancak gelen giden olmayınca biraz da kuşkulanarak bankadan çıktım. Bir arkadaşımı yanıma alarak yeniden bankaya geldim diye konuştu. Yaklaşık 15 dakika boyunca şube içinde gezindiklerini anlatan Sümer, Bankada vakit geçirdikten sonra kapının önüne çıkarak beklemeye başladık. Bankaya girmek isteyenleri engelledik. Görevliler gelinceye kadar kapıda bekledik. Bizim yerimize kötü niyetli birileri olsaydı sanırım bankada para dolu kasa kalmazdı diye konuştu.
Amerikan Hazinesindeki bir basım hatası, 110 milyar dolar değerinde 100 dolarlık banknotun yüzde 30unun çöpe gitmesine neden olacak.
Amerikan CNBC kanalı, baskı sürecindeki bir hata nedeniyle yeni banknotların yüzde 30unun bir yüzünün boş kaldığını duyurdu.
Yetkililer, şimdi hatalı basılan banknotların ayrılabilmesi için uygun bir teknoloji arayışında.
Aksi takdirde hatalı basılan banknotları elle ayırmak gerekecek ki bu da en az 30 yıl sürecek bir işlem olacak.
Amerikan Merkez Bankası, sahte dolar basılmasını önlemek için tasarlanan yeni banknotların Şubat 2011de piyasaya sürülmesi planlanıyordu.
Hazine Bakanlığının sözcüsü Darlene Anderson, Banknotların büyük bir bölümünün piyasaya sürülmeye uygun olacağına inanıyoruz dedi.
Piyasada bulunan nakit Amerikan doları değerinin yüzde 10una denk gelen banknotların Washiğngton DC ve Texasta Amerikan hükümetine ait güvenli depolarda tutulduğu bildirildi.
Banknotlar, yalnızca kalpazanlığı önlemek için yeni tasarımları nedeniyle değil, Barack Obama yönetiminin Hazine Bakanı Timothy Geithnerin imzasını taşıyan ilk dolarlar olma niteliği taşıyor.
EkoNeti Facebookta takip etmek için:
http://www.facebook.com/#!/HurriyetEkonet
EkoNeti Twitterda takip etmek için:
http://twitter.com/HurriyetEkonet
DONANMA Komutanlığının Gölcük Deniz Üssü sınırları içinde bazı lojman ve çalışma odalarında yeni arama yapıldı. Açıklama yapılmamakla birlikte polisin 10 çuvala yakın belgeye inceleme için el koyduğu öğrenildi.
Geçen Ekim ayında Gölcük ve Gebzede gerçekleştirilen Gebzedeki Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumundan (Tübitak) 4 kriptoloji uzmanı ile Gölcükte yüksek rütbeli subayların da aralarında bulunduğu 14 askerin gözaltına alındığı operasyonun devamı olarak, bugün Donanma Komutanlığının Gölcük Deniz Üssü sınırları içinde bazı lojman ve çalışma odalarında yeni arama yapıldı. Gizli yürütülen operasyonda sadece İstanbuldan gelen ekiplerin Deniz Üssündeki lojmanlar ile haklarında soruşturma açılan subayların çalışma odalarından yaklaşık 10 çuval evrak ve bilgisayar hard disklerini alarak incelemeye götürdüğü öğrenildi.
Başbakan Erdoğanın Kanada ziyaretinde Kanadalı astronot Julie Payette Emine Erdoğana İstanbulun uzaydan fotoğrafını çekip gönderme sözü vermişti. Payette geçtiğimiz hafta bu sözünü yerine getirdi. hurriyet.com.trye fotoğrafın hikayesini anlatan Kanadalı astronot Payette, “Tek pişmanlığım Türkçe bilmemek” dedi.
Kanadalı astronot Julie Payette, geçtiğimiz yıl Haziran ayında Torontoda düzenlenen G-20 zirvesinde görüştüğü Emine Erdoğana, Uluslararası Uzay İstasyonunda (ISS) başlayacağı görevde çekeceği İstanbul fotoğraflarını gönderme sözü vermişti. Payette, sözünü tutmuş ve Temmuz 2009da gerçekleştirilen görevde uzaydan İstanbulun fotoğraflarını çekmişti. Payette, atmosferden 350 kilometre yükseklikte çektiği iki kare fotoğrafı geçtiğimiz hafta Emine Erdoğana gönderdiği bir mektupla iletmişti.
UZAYDAN İSTANBULUN FOTOĞRAFINI ÇEKTİ/Foto Galeri
Müfit Yılmaz Gökmen
hurriyet.com.tr
hürriyet.com.trnin ulaştığı Kanadalı astronot Julie Payette, Emine Erdoğan ve Türkiye hakkındaki görüşlerini ve çektiği İstanbul fotoğraflarının hikayesini anlattı.
Temmuz 2009da gerçekleştirilen STS-127 görevi esnasında İstanbuldan başka yerlerin fotoğrafını çektiniz mi?
Payette: Evet, 16 gün süren görev süresince 8 bin fotoğraf çektik.
Başka dünya liderleri veya aileleri için de fotoğraf çektiniz mi?
Payette: Uzayda astronotlar tarafından çekilen fotoğraf kamunun erişimine açık. Herkes bu resimlere bakabilir ve bilgisayarına indirebilir. Uzay aracındaki ve ISSdeki mürettebat tarafından çekilen fotoğraflara http://eol.jsc.nasa.gov/ sitesinden ulaşabilirsiniz.
Uzayda çektiğim fotoğrafları düzenli olarak ailemle, arkadaşlarımla ve tanıştığım insanlarla paylaşıyorum. Mümkün olduğu sürece de temsili resimleri seçilmiş yetkililere iletiyorum. Böylece resimler kamuoyunda daha geniş bir kitleye ulaşabiliyor ve insanlar kendi mahallesinin uzaydan nasıl göründüğüne bakabiliyor.
Dünya 350 kilometre yükseklikten tek kelimeyle muhteşem görünüyor. Kapkara bir fonun üzerinde duran, mavi ve beyaz bir bilye gibi duruyor. O bizim evinimiz. Hepimizin paylaştığı mücevher ve her birimiz ona gereken ilgiyi göstermek için çaba sarf etmeliyiz.
Emine Erdoğan hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendisiyle neler hakkında konuştunuz?
Payette:Torontodaki G-20 zirvesinde Emine Erdoğan ile tanışmaktan büyük bir memnuniyet ve onur duydum. Çok ilginç bir sohbetimiz oldu. Bana bir astronot olarak uzayda katıldığım görevler hakkında sorular sordu. Ayrıca, Türkiyenin amaçları ve sahip olduğu özel konum hakkında konuştuk.
Kendisine uzaydan Türkiyeyi birçok defa gördüğümü ancak hiç ziyaret etme imkanım olmadığını belirttim. Görüşmemizde tek pişmanlık duyduğum konu Türkçe bilmiyor olmam. İki yetenekli tercüman aracılığıyla konuşmuş olsak da, anlaşmak için biraz çaba göstermemiz gerekti.
Uzaydan İstanbula bakarken neler düşündünüz?
Payette:İstanbulun insanda hayret uyandıran kendine özel bir görünümü var. Çünkü Boğaz çok belirgin bir şekilde şehri ikiye bölüyor. Baktığınız zaman şehrin büyüklüğünü, şehirsel gelişimini ve coğrafyasının çeşitliliğini takdir ediyorsunuz.
Burası Avrupa ve Asyanın birleştiği nokta. Ona aşağıdan bakınca, inanılmaz tarihinin ağırlığını hissedebiliyorsunuz.
Türkiyeye gelmeyi düşünüyor musunuz?
Payette:Bunu çok isterim.
JULIE PAYETTE KİMDİR?
Kanadanın en tecrübeli kadın astronotlarından biri olan Julie Payette, Kanada Uzay Ajansına (CSA) katılmadan önce Toronto Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak görev aldı. 1992 yılında, CSAya başvuran Payette, 5 bin 330 astronot adayının arasından seçilen dört kişiden biri oldu. CSA görevlerinde 1,300 saatten fazla uzay uçuşu gerçekleştiren Payette, 2000-2007 yılları arasında kurumun en kıdemli astronotu unvanını taşıdı.
1996 yılında Ulusal Havacılık ve Uzay Kurumunda (NASA) eğitimlere başlayan Payette, NASA bünyesinde ilk olarak Haziran 1999da STS-96 görevinde yer aldı. Payette, İstanbulun fotoğraflarını çektiği STS-127 görevinde Dünyanın etrafında 10.5 milyon kilometre kat etti.
Payette, Kanadalı milyarder ve uzay turisti Guy Lalibertenin 9 Ekim 2009da küresel ısınmaya dikkat çekmek için ISSde düzenlediği etkinliğe katılan isimler arasındaydı.
Akaryakıt fiyatlarında yapılan son artışla birlikte 95 oktan benzinin litresi 3,87 liraya, 97 oktanın ise 4,01 liraya çıktı.
Geçen hafta yapılan artıştan sonra akaryakıt firmaları, petrol fiyatlarındaki yükselişi gerekçe göstererek benzin fiyatlarında yeni bir artışa gitti.Son yapılan artışlarla birlikte, 95 oktan kurşunsuz benzinin litresi 3,79 liradan 3,87 liraya (tavan fiyat) ulaştı. 97 oktan benzinin litresi ise 3.89 liradan 4,01 liraya yükseldi.Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, firmaların dünyadaki petrol fiyatlarındaki yükselişi gerekçe göstererek akaryakıta zam yaptığını söyledi.
Benzin fiyatlarında 4 lira sınırının aşıldığını ifade eden Kaya, şunları kaydetti:Az kullanılsa da 97 oktan benzinde litre fiyatları 4 lirayı geçti. Gözümüz aydın. Geçen hafta da zam yapılmıştı. Günde 1 kuruş zam yapılıyor. Dünyanın en pahalı yakıtını hem biz kullanıyoruz hem de en yüksek vergiyi biz veriyoruz. Bu rakamlarla birlikte benzinin litresi aslında 1,20 lira. Gerisi vergi. EPDK, firmaları uyarabilir, Dünyada fiyatlar bu şekilde yükselmiyor siz neden yükseltiyorsunuz diye sorabilir. Firmaların aynı anda nasıl zam yaptığını sorgulaması gerekiyor.
Kaya, denetim yapılmadığı için firmaların kendi inisiyatiflerinde artışa gittiğini ileri sürerek, İnceleme yapılmıyorsa, sektör düzenlenmiyorsa tüketici benzinde 5 lirayı kısa zamanda görecektir. Çünkü firmalar istediği gibi fiyat uyguluyorlar. Rekabetin olmadığı ortamda firmalar kartelleşiyorlar. En azından benzinden alınan verginin düşürülmesini istiyoruz. Tüketiciye bu kadar yüklenilmemeli diye konuştu.
ADAPAZARInda D-100 Karayolu Çaykışla mevkiinde aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu meydana gelen kazada U dönüşü yapan TIRın dorsesine arkadan çarpan otomobilde bulunan 2si çocuk 2si kadın 5 kişi öldü.
Kaza akşam saat 19.30 sıralarında D-100 Karayolu Adapazarı Çaykışla Yeniköy mevkiinde meydana geldi. Adapazarından Düzce istikametine giden 66 yaşındaki İsak Erdoğan yönetimindeki otomobil, Çaykışla sapağında bulunan cepten dönüş yaparak karşı yöne geçmek isteyen Nazmi Kurt idaresindeki demir profil yüklü TIRın dorsesine arkadan çarptı.
Aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu meydana gelen kazada demir yığını haline dönüşen otomobilin sürücü İsak Erdoğan ile araçta bulunan 2si çocuk 4 kişi ise olay yerinde, 1 kişi ise Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılırken yolda yaşamını yitirdi.
Kazada yaşamlarını yitirenlerin cesetleri hurdaya dönen araçtan güçlükle çıkartılırken, kaza sonucu D-100 Karayolu Düzce istikametine trafik kontrollü olarak verildi.
Sakarya Emniyet Müdürü Ali Bilkay ve İl Jandarma Alay Komutanı Albay Adnan Arslan olay yerine gelerek kaza hakkında bilgi aldı. Emniyet Müdürü Bilkay, bölünmüş yolda kavşaktan karayoluna çıkmaya çalışan TIRa otomobilin çarpması sonucu meydana gelen kazada 4 kişinin olay yerinde bir kişinin hastanede olmak üzere 5 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Ölenlerin Düzcenin Kaynaşlı ilçesinde oturdukları belirtilirken kimlikleri tespite çalışılıyor.