Madriddeki Rock In Rio Festivalinin iki yıldızı vardı.
MILEY CYRUS SAHNEDE BÖYLE COŞTU- Foto-galeri
CYRUSIN ÖPÜŞME ŞOVU TEPKİ ÇEKMİŞTİ RIHANNA MUHTEŞEM BİR ŞOV YAPTI- Foto-galeri
Miley artık büyüdü Hannah Montanadaki rolüyle çocukların sevgilisi olan Miley Cyrus, artık sahneden ben büyüdüm mesajları gönderiyor. Bir süredir şarkılarından çok erotik şovlarıyla gündemde olan Cyrus, son olarak Rio konseri sırasında dansçı kızlardan birini belinden kavrayıp ateşli bir öpüşme mizanseni yarattı. Ve bu şov onu bir kez daha magazin gündeminin ilk sırasına taşıdı. Miley Cyrus, Britans Got Talent programında da kadın dansçılarından birisiyle öpüşmüş, daha sonra resmi web sitesinde şu açıklamayı yayınlamıştı: Unutun gitsin, hiçbir şey olmadı. Dünyada bundan daha önemli şeyler var.
Ve Rihanna açıldı Geçtiğimiz perşembe akşamı Kuruçeşme Arenada bir konser veren Rihanna, Rock In Rio festivaline damgasını vuran diğer isim oldu. Kırmızı saçları ve Madonnanın efsanevi konik sutyenini andıran büstiyeriyle hayranlarının karşısına çıkan 22 yaşındaki şarkıcı, ıstanbuldakinden çok daha ateşli bir şov sergiledi. Seksi pozlar vermekten kendini alamayan Rihannanın, ıspanyada da Kuruçeşme konserindeki seksi şortu kullandığı dikkatten kaçmadı.
İngilterede yayın yapan Daily Telegraph gazetesi, İsrailin filo baskınına yönelik soruşturmanın zayıflatılması karşılığında Gazze üzerindeki ablukayı hafifletme önerisini kabul etmeye hazırlandığını bildirdi. Türkiyenin tepki göstermesi beklenen bu gelişmenin gazetede yer almasından kısa bir süre Gazze üzerindeki ablukanın hafifletildiği açıklandı.
Konuya yakın Batılı yetkililerin verdiği bilgiye göre, müzakerelere liderlik yaptığı anlaşılan İngiltere, geçen hafta içerisinde ablukanın hafifletilmesini öngören önerileri kapsayan gizli bir belgeyi muhataplarına iletti.
Gazzedeki durum nedeniyle giderek artan uluslar arası eleştirilerle karşı karşıya kalan İsrailde yetkililer, Hamas kontrolündeki bölgeye daha fazla miktarda temel ihtiyaç malzemelerinin İsrail üzerinden geçişine izin vermeyi prensipte kabul edeceklerini söyledi.
Hamasın 2007de kontrolü elde etmesinden bu yana, İsrail Gazzede sadece temel insani yardımların iletilmesine izin verirken, İslamcı örgütün tarafından askeri amaçlar için kullanılabileceğini öne sürdüğü elektronik ve inşaat malzemelerinin büyük bir bölümünün geçişini engelledi.
Söz konusu haberin Daily Telegraphta çıkmasından kısa bir süre sonra Associated Press ajansı, İsrailli ve Filistinli yetkililere dayandırarak, Gazzeye ablukanın hafifletildiğini duyurdu. Böylelikle, meyve suyu, salam, tıraş köpüğü, baharat ve kurabiye gibi daha önce yasaklı olan malzemelerin geçişine izin verildi.
Ajansa konuşan İsrailli yetkililer, hafifletme kararının, filo baskınına uluslararası soruşturma açılması yönündeki baskıları bertaraf etmek için alındığını söyledi.
Ancak alınan karar Gazzeye girişine izin verilen gıda listesinin kapsamını çok az genişletti. Bölgeye sokulmasına izin verilen gıda malzemelerin çoğunun Mısırdan zaten kaçakçılık yoluyla elde edildiği belirtilirken, savaşın harap ettiği Gazze Şeridinin en çok ihtiyacı duyduğu çimento, çelik ve diğer inşaat malzemeleri için izin çıkmadı.
Reuters haber ajansına konuşan İsrail hükümetinden bir yetkili ise, son altı ayda Gazzeye giren malların miktarında ve çeşitliliğinde artış olduğunu ve bu politikanın devam ettiğini belirtti. İsrailli yetkililer ayrıca, geçtiğimiz hafta içinde Gazze sınır geçişlerinden 12,413 ton insani yardım ilettiklerini söyledi.
İSRAİL İDDİAYI REDDETTİ
Yardım kuruluşlarının ablukanın hafifletilmesi yönündeki bir adımı memnuniyetle karşılaması beklenirken, başta Türkiye olmak üzere bazı ülkelerin ise hafifletilme kararında İsrailin elde edeceği karşılıktan endişe duyacakları tahmin ediliyor. Türkiye, böyle bir anlaşmanın İsrailin Gazzeye yardım filosuna düzenlenen kanlı baskının hesabını vermekten kurtulmasına anlamına geleceğinden endişe ediyor.
İsrailli yetkililer abluka konusunda göstermek istedikleri işbirliğiyle, Batının Gazze baskınıyla ilgili Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki açılacak soruşturmanın hafifletilmesine destek vermesi arasında doğrudan bağlantı olduğunu reddetti.
İsraille yürütülen uluslararası görüşmelere yakın Batılı bir kaynak, Uzlaşılmaya yakın olan karşılıklılık içeren bir anlaşma diye konuştu.
İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, açılacak soruşturmayla ilgili tanımlamanın uluslararası toplumun varlığıyla yapılacak bir soruşturma şeklinde yapılmasının da kapsamının hafifletilmesine yönelik talebi karşıladığı anlamına gelebileceğini söyledi.
Batılı kaynaklara göre, İngilterenin Ortadoğu barışı için sunduğu tekliflerin birçoğu ABD, BM, Rusya ve Avrupa Birliğinden (AB) oluşan Ortadoğu Dörtlüsü tarafından kabul edildi.
Ortadoğu Dörtlüsü, İsrailden özellikle yasaklamış malzemelere karşılık Gazzeye girişine izin verdiği 35 malzemenin yer aldığı resmi listeyi iptal etmesi çağrısı yaptı. Ayrıca, İsraile BMnin Aralık 2008de yaşanan Gazze savaşında hasar gören veya yıkılan 60 bin evin yeniden inşaatı için gereken malzeme ve donanımını iletebilmesi için Gazzeye geçişlerindeki engelleri hafifletmesi istendi.
Bir İsrailli yetkili, Tel Avivin malzemelerin sivil nüfusa ulaşması konusunda esneklik gösterebileceğini belirtti. Yetkili aynı zamanda BMnin Hamasın eline düşmemesini garanti ettiği sürece askeri sığınak yapılması için kullanılabilecek çimentonun iletilmesine de izin verilebileceğini belirtti.
PLANA YÖNELİK ŞÜPHELER
Ancak Gazze ablukasının hafifletilmesini öngören planın İsraile kabul ettirilemeyen bir bölümü bulunuyor. İngiltere, Gazzeye ulaşmak isteyen gemilerin İsrail ve yabancı denetçiler tarafından incelenmesini yürütecek bir deniz gücü oluşturulmasını teklif etti. Ancak İsrail Gazzenin kara sularının tümünü kontrol etmesine izin verilmesi gerektiğini belirtti.
İsrailin Gazzeye uyguladığı karadan geçişi hafifletmesine karşılık kendi soruşturmasını yürütme sorumluluğu verilmesinin yeterince uluslararası destek alıp almayacağı belirsiz. Ayrıca, yardım kuruluşları İsrailin abluka üzerinde uygulayacağı imtiyazların Gazzenin çektiği sıkıntıları azaltacağı düşüncesine şüpheyle bakıyor.
BM Filistinli Mültecilere Yardım ve Çalışma Örgütü (UNRWA) sözcüsü Christopher Gunness, İsrailli yetkilileri söylediklerinden çok yaptıklarıyla yargılamak daha doğru olur çünkü geçmişte de birçok şey söylenmişti dedi.
Tel Avivdeki İngiltere büyükelçiliği ise, sızdırılan belgeler hakkında açıklama yapmadıklarını belirterek İngilterenin abluka planı belgesinin varlığını hakkında yorum yapmayı reddetti.
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, İrana yaptırım öngören yeni paketi kabul etti. Oylamada Türkiye ve Brezilya “hayır” oyu kullanırken, Lübnan çekimser kaldı. Konseyin kalan 12 üyesi ise “evet” oyu kullandı. İran, alınan yaptırım kararının “işleri daha da karmaşık hale getireceğini” belirtirken, uranyum zenginleştirme faaliyetlerine devam edeceğini açıkladı.
DIŞİŞLERİNDEN YAPILAN AÇIKLAMANIN TAM METNİ
TÜRK-ABD İLİŞKİLERİNDE KRİTİK GÜN
İRAN OYLAMASIYLA TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ GERİLEBİLİR
Clinton: Türkiye ve Brezilya İrana yardım edebilir
Türkiye ve Brezilyanın istişareleri nedeniyle kritik İran oturumu yaklaşık bir saat geç başladı. Türkiye ve Brezilya, kabul edilen yaptırımların, İranın uranyum takasını kabul ettiği Tahran Deklarasyonuyla başlayan sürece zarar vermesinden endişe ediyor.
Oturumda Brezilyanın BM Daimi Temsilcisi Maria Luiza Riberio Viotti ilk sözü alarak neden hayır oyu verdiklerini açıkladı. Viotti, konuşmasında Tahran Deklarasyonuna dikkat çekti.
Brezilyanın ardından Türkiyenin BM daimi temsilcisi Ertuğrul Apakan da bir konuşma yaptı.
Türkiyenin İran konusunda da diplomasinin dışında bir çözüm görmediğini anlatan Apakan, “Bu yüzden Tahran Deklarasyonuna imza attık. Yaptırım kararının barış sürecine ve çözüme zarar vereceğini düşünüyoruz” diye konuştu. Oylama öncesinde ABDnin Türkiye ile Brezilyayı çekimser kalmaya ikna etmeye çalıştığı bildirildi.
ABD tarafından hazırlanan bu karar, Aralık 2006dan bu yana İrana uygulanan dördüncü ambargo paketi oldu. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, bugün kabul edilen karar için “bugüne kadar İranın karşılaştığı en büyük” yaptırım dedi.
OBAMA: TAHRANA AÇIK BİR MESAJ VERİLDİ
ABD Başkanı Barack Obama, Birleşmiş Milletler tarafından bugün kabul edilen tarihin en sert yaptırımlarla, Tahran hükümetine açık bir mesaj verildiğini ifade etti.
BM oylamasından çok kısa bir süre sonra Beyaz Sarayda açıklama yapan Obama, “İranın haklarını tanıyoruz ancak bu haklar sorumluluklarda getiriyor” diye konuştu.
Obama aynı zamanda İranın nükleer faaliyetlerinden derin endişe duyduklarını da dile getirdi.
YAPTIRIM TASLAĞINDA NELER VAR
Kararda, İranın nükleer ya da balistik programına katılan İran Atom Enerjisi Kurumuna bağlı İsfahan Nükleer Teknoloji Merkezi Başkanı Cevad Rahikiye ve toplam 40 İran kuruluşa, uluslararası alanda mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasağı getirilmesi öngörülüyor. Bu 40 kurum arasında 15i İran Devrim Muhafızlarına, üçü İran Deniz Hatlarına bağlı kuruluş bulunuyor.
İranın uranyum zenginleştirme, yeniden işleme tabi tutma ve ağır su projelerini askıya almadığı kaydedilen kararda, İranın Konseyin bu konuda kendisine çağrıda bulunan 2006, 2007 ve 2008 yıllarındaki kararlarına uymadığı ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) ile işbirliği yapmadığı gerekçesiyle çeşitli önlemler alındığı belirtildi.
Kararda, İranın UAEKye bildirmeden uranyumu yüzde 20 oranında zenginleştirdiği, bundan büyük endişe duyulduğu ve İranın nükleer programının dünyada nükleer silahların yaygınlaşması kapsamında risk oluşturduğu bildiriliyor.
Türkiye ve Brezilyanın İran ile uranyum takas anlaşmasına da atıfta bulunulan kararda, Türkiye ve Brezilyanın diplomatik çabalarının “güven artırıcı önlem” olarak hizmet edebileceği belirtildi, bununla birlikte İranın nükleer meselenin özünü çözmeye yönelik çabalarda bulunması istendi.
Karara göre İrana halihazırda uygulanan BM silah ambargosu oldukça genişletiliyor, İranın nükleer programıyla ilgili olan İran bankalarına yönelik sıkı denetim ve yaptırım getiriliyor.
Ayrıca kararda, uluslararası alanda tüm İran bankalarıyla olan alım-satım işlemlerinin sıkı denetimi ve İrana giden ve İrandan gelen gemilerin yasaklanan kargo taşımaları yönüne ciddi şüphe duyulması durumunda açık sularda sıkı kontrolü de öngörülüyor.
URANYUM TAKASI TEHLİKEDE
BM Güvenlik Konseyinde alınan yaptırım kararının Türk-Amerikan ilişkilerinde sıkıntı yaratabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte İranın kabul ettiği ve Türkiye ile Brezilya tarafından oluşturulan uranyum takası planı da tehlikeye düşmüş oldu.
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, yaptırım kararının kabul edilmesi durumda takas anlaşmasının da geçersiz ilan edilebileceği uyarısında bulunmuştu.
Tahran Deklarasyonu olarak bilinen anlaşma çerçevesinde, İran düşük düzeyde zenginleştirilmiş 1,200 kilogram uranyumu, Türkiye üzerinde yüksek oranda zenginleştirilmiş 120 kilogram uranyumla takas etmeyi kabul etmişti.
BMdeki oylamadan birkaç saat önce Rusya, Fransa, ABD ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun oluşturduğu Viyana Grubu, takas anlaşamasını reddetmişti.
TÜRKİYE: İRAN DEKLARASYONA BAĞLI KALMALI
Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Türkiyenin BMde alınan kararın diplomatik çabalara zarar vermesinden endişe ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, İranın Tahran Deklarasyonuna bağlılığını sürdürmesi gerektiği ifade edildi.
TÜRKİYE SON DAKİKAYA UĞRAŞTI
Oylamanın ardından ilk tepki Başbakanlıktan geldi. CNN Türkün haberine göre, başbakanlık kaynakları, Türkiyenin Tahran Deklarasyonuna attığı imzanın arkasında durduğunu söyledi.
Kritik oylama öncesi Konseyin daimi olmayan üyelerinden Türkiye, İrana nükleer programı nedeniyle uygulanacak yaptırımların önüne geçmek için son dakika çalışmalarını sürdürdü.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyindeki İrana yaptırım kararıyla ilgili, gerek Batı ülkeleri gerekse İran tarafı ile temaslarını sürdürerek, her iki tarafa da çeşitli telkinlerde bulundu.
Görüşmelerde, Davutoğlu, Batılı ülkelere Türkiyenin yaptırımlar konusundaki tutumunu ve endişelerini aktarmaya devam ederken, uranyum takası anlaşması ile yakalanan fırsatı kaçırmamaları istendi.
Davutoğlu, İran tarafına da itidal yoluyla, görüşme masasından kalkmaması için telkinlerde bulunmaya devam ediyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın ABD Başkanı Barack Obama, Brezilya Cumhurbaşkanı Lula, Rusya Başbakanı Putin, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve Lübnan Başbakanı Saad Haririyle ile dün gece İran konusunda ayrı ayrı telefon görüşmesi yaptığı belirtildi.
İsrailli ağlayan komandoya sarılıp, diğer eliyle eylemcilere Durun diyen Gazze gönüllüsü Murat Akinan, olay anını, Başkan Yıldırım onu bana emanet etti. Kimseye fiske vurdurmadım diye anlattı. Akinan askerlerin çok korktuğunu belirterek, Gözlerindeki o korku, inanın kardeşlerimin ölmesiyle eşdeğerdeydi benim için dedi.
İŞTE İSRAİLLİ ASKERLERİN DAYAK YEDİĞİ ANLAR
İSRAİL KENDİNİ BU GÖRÜNTÜLERLE SAVUNUYOR / WE B TV
İŞTE YARDIM GEMİSİNE SALDIRI ANI / WEB TV
MAVİ MARMARADAN SON GÖRÜNTÜLER / WEB TV
MAVİ Marmarada silahsız eylemciler tarafından rehin alınınca ağlayan İsrailli Şayetet 13 komandosunun kendisine emanet edildiğini söyleyen Gazze gönüllüsü Murat Akinan, Etkisiz hale getirildikten sonra kimseye bir fiske vurdurmadım dedi. Bir eliyle yaralı İsrail askerine sarılıp diğer eliyle eylemcilere Durun işareti yapan Akinan, gemiye 18 yaşındaki kızı Saliha Sultanla binmişti. Akinan, saldırı gecesi yaşadıklarını şöyle anlattı: Kimse dokunmasınSabaha karşı denizaltı, helikopter ve botlarla geldiklerini gördüm. İHH Başkanı Bülent Yıldırımı gördüm. Üst köşkten içeri doğru yaralı bir İsrailli komandoyu sokuyordu. Teçhizatını almışlardı. Başkan Yıldırım, Murat al, bunun güvenliğini sağla. Dikkat et, sakın kimse dokunmasın diye tembihleyip askeri bana emanet etti. Ben de Durun. Kimse ona el sürmeyecek diye bağırarak ilk yaralı komandoyu aşağıya indirdim. Geminin doktorunu çağırarak pansumanını yapmasını istedim. O arada iki asker daha geldi. İnsanlar tepki gösteriyordu. O üç askerin başından ayrılmayıp tedavilerini sonuna kadar yaptırdım. Yanıma itidal sahibi 2-3 kişiyi aldım ve Bunlara kimseyi dokundurtmayacağız dedim.Çok korktularAsıl bizim ölüler gelmeye başlayınca çok korktular, öldürüleceklerini düşündüler. Yalvaran gözlerle bakıyorlardı. İçlerinde biri çok ağlamıştı. Kendini kaybetti, kilitlendi. Biri altına işedi. İsrail askerlerini göz ve el temasıyla sürekli, Problem yok. Sakin olun, rahat olun, bendesiniz diye sakinleştirdim. O güveni hissettiler. Gözlerindeki o korku, inanın kardeşlerimin ölmesiyle eş değerdeydi benim için. Güvenliklerini sağladıktan sonra benim işim bitti. İnsanlar da sakinleşmişti zaten. 45 dakika sonra da gemi teslim alındı.Esire kötülük olmazTel Avivde gece yatağımdan kaldırıp 2.5 saat sorguladılar. Gemide, bir elim askerin üzerinde bir elim Durun şeklinde gösteren fotoğrafımı bulmuşlar. Yanımda gaz maskeli eylemcilerden birinin fotoğrafını göstererek, Tamam sen burada bir iyilik yapıyorsun ama yanındaki vuruyor dediklerinde, Herkese mani olamam ama elimden geldiğince vurdurtmadım. Üç askeri çağırın yüz yüze görüşebilirim dedim. Peki bunlara nasıl gücün yetti? dediler. Müslümanlıkta esire kötü davranılmaz dedim. Kızım için bir daha göze alamam MURAT Akinan, gemiye Eyüp Anadolu İmam Hatip Lisesi son sınıf öğrencisi kızı 18 yaşındaki Saliha Sultanla birlikte bindi. Akinan, baba-kız çay keyfi yaparlarken olayı bütün sıcaklığıyla anlattı. Gemide kızını aşağıda, güvenli bir yere yerleştiren Akinan, Bu riski yine göze alır mısınız? sorusuna, Kendi adıma alabilirim ama kızım için bir daha düşünmem dedi. Saliha Sultan ise aynı soruya Evet yanıtını verdi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, eski RTÜK Başkanı Zahid Akmanı topa tuttu. Arınç, yurtdışı seyahatleriyle ilgili 5 yıldızlı otellerde kalınmaması gerektiğini söylediğini belirterek Ne işin var kardeşim Las Vegastaki toplantıda? O toplantı Türkiyeyi ne kadar ilgilendiriyor diye konuştu.
RTÜK KANUNU DEĞİŞİYOR
HANGİ RTÜK ÜYESİ NE KADAR HARCIRAH ALDI?
Arınç RTÜKün artık, Zahid Akman ya da başka bir şeyle üstünün örtülmesine, gölgelenmesine izin vermemek lazım dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Anayasa Komisyonunda, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı.
RTÜKün, Bakanlığına bağlı olmadığını, ilgili olduğunu belirten Arınç, bu kapsam içerisinde yetkisinin ne kadar olduğunun bilindiğini söyledi.
Bülent Arınç, tasarının hazırlık aşamasında, birçok kurum ve kuruluşun görüşünü aldıklarını, onlarla toplantılar yaptıklarını belirterek, Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) ve Televizyon Yayıncıları Derneğine taslağı göndererek, önerilerini aldıklarını bildirdi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, taslağı web sitesine koyarak, herkesin ulaşmasını sağladıklarını ifade etti.
İZLEYİCİ OLARAK ŞİKAYETÇİYİM
Tasarının görüşmelerinde, iletişim fakültelerinin, radyo ve televizyon yayını yapması konusunun yeniden ele alınabileceğini ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
Tasarıya ilişkin öneri ve tekliflere açık olacağız. Ancak olayları siyah-beyaz ya da kırmızı-mavi kuvvetler olarak algılamanın doğru olmadığını düşünüyorum. Yaptığımız iş sadece RTÜK ile ilgili düzenlemedir. Bu konuyu, iç politika malzemesi yapmanın, peşin suçlamalarda bulunmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ben kendimden eminim. Bu kurumla ilgili bir tasarı hazırlanırken, fazlasıyla katılımcı olmaya gayret ettik, görüş ve önerilere yer verdik.
Televizyon yayınlarından toplumun yaralandığı kanaatindeyim. Yayınlar; milli, manevi değerlerle, aile değerleri açısından sakıncalı. Ben de izleyici olarak fevkalade şikayetçiyim. Bütün dünyada, çocuklara, aileye yönelik yaralayıcı yayınlara izin verilmemesi gerekir. Bu, silahtan bile çok daha etkilidir. Günümüzün 5 saati, maalesef televizyon karşısında geçiyor. Toplumun yanlış ama ısrarla sürdürdüğü alışkanlıkları var. Geçen dönem, RTÜK olarak görevimizi çok iyi yerine getiremedik.
BİR TEK İMZA YETKİM YOK
Başbakan Yardımcısı Arınç, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun, RTÜK ile ilgili raporuna da değindi.
Raporun Başbakanlığa 19 Martta geldiğini, Başbakanlık Teftiş Kurulunun da raporu kendisine 29 Nisanda ilettiğini ifade eden Arınç, ertesi gün Teftiş Kuruluna yazı yazarak, Devlet Denetleme Kurulu raporunda belirtilen konuların incelenmesi için onay verdiğini anlattı.
Arınç, Devlet Denetleme Kurulu raporunda belirtilen konuların gereğinin yapılacağını belirterek, Raporda çok önemli öngörüler var. Eminim hiçbir arkadaş, ben, işime yarayan şu kısmını alayım da şu kısmını görmezden geleyim dememiştir. Raporu bütün olarak kabul etmemiz lazım. Ben, bu kurumla ilgili Bakan olarak… Bağlı olsa gereğini yapacağım diye konuştu.
RTÜKteki hiçbir atamaya karışamadığını, sadece ayda bir, uluslararası bir toplantıya katılma iznini verdiğini kaydeden Arınç, Bölge müdürlükleri gelmiş, gitmiş, onu almışlar, bunu satmışlar, bir tek imza yetkim yok. Böyle bir şeye de alışkın değilim doğrusu dedi.
Arınç, RTÜK üyelerinin Meclis tarafından seçildiğini, bu nedenle yürütmenin bu kuruma bir etkisinin olamayacağını dile getirdi.
KURUMUN ÇIKARLARINI DÜŞÜNEREK, GÖREVDEN ALIRDIM
Yaşanan tartışmalardan sonra, 3 RTÜK üyesinin, eski RTÜK Başkanı Zahid Akmanın üyelikten alınmasını istediklerini ancak talebin reddedildiğini anımsatan Arınç, konunun taşındığı idare mahkemesinden de aynı yönde karar çıktığını söyledi.
Arınç, Üyelerin 9. maddeye uygun olarak yaptıkları, üyelikten düşürülme talebine yargı tarafından da bir onay verilmemişse, benim doğrudan ismi geçen arkadaşı görevden alma gibi bir yetkim yok. Ben ilkeli olmaya çalışan bir insanım. Eğer yetkim olsaydı, sadece kurumun çıkarlarını düşünerek bu arkadaşı görevden alırdım, ama yok. Olmayan bir yetki dolayısıyla beni demogojiyle ya da cesaretsizlikle suçlamak bir milletvekiline yakışmaz dedi.
NE İŞİN VAR LAS VEGASTA?
Başbakan Yardımcısı Arınç, Deniz Feneri Derneği soruşturması konusunda da, soruşturma üzerinde mahkemenin gizlilik kararına işaret etti.
Milletvekillerinin, RTÜK üyelerinin yurtdışı seyahatleri ve aldıkları yolluklarla ilgili eleştirilerine de yanıt veren Arınç, TBMM Başkanı olduğu dönemde de yurtdışı seyahatleri konusunda titiz davrandığını ve gidenlerden aynı hassasiyeti beklediğini söyledi.
Arınç, gerekli olan yurtdışı toplantılara gidilmesi gerektiğini vurgulayarak, Yurtdışına gidenlere, 5 yıldızlı otellerde kalmayın dedim. Gidiş-dönüş günlerini kısıtladım. Las Vegasta bir toplantı… Ne işin var kardeşim orada senin, nedir bu toplantı? Türkiye ile ne kadar ilgilidir? İlk defa mı oluyor, geçmişten bu yana devam mı ediyor? Orada bir oturum başkanlığı mı yapıyorsunuz, sunacağınız bir rapor mu var? diye konuştu.
RTÜK Başkanı Davut Dursun ve üye Mehmet Dadak ile İzlandaya gittiğini dile getiren Arınç, İsraf varsa, bunu önlemeliyiz. Kurumun artık Akman ya da başka bir şeyle üstünün örtülmesine, gölgelenmesine izin vermemek lazım dedi.
1965 yılında kanunlaşan ancak 1971 yılında yürürlüğe giren 657 sayılı Devlet Memurları Yasası değişiyor. Hükümetin hazırladığı 23 maddelik yasa tasarısının ana başlıklarını Devlet Bakanı Hayati Yazıcı açıkladı. Yeni düzenlemeler içerisinde sendikalı memurlara yılda 4 defa verilecek olan toplu görüşme ikramiyesi dikkat çekiyor.
Özel sektörün CEOsu kamuya transfer olacak! Maaşı artmayacak ama özelde çalıştığı süre, kamuda çalışmış sayılacak! Kamu, 3 bin 680 adet uzman ve uzman yardımcısı alacak.
Vatandaşa fiilen saldıran memur, memuriyetten ihraç edilecek. Kötü davrananın maaşı kesilecek, ilerlemesi durdurulacak. Şehir dışına çıkmak için amirden izin alma zorunluluğu kalkacak.
Aysel ALP yazıyor
hurriyet.com.tr
Babalık izni 10 güne çıkacak. Evlilik ve ölüm izni 5 günden 7 güne yükseltilecek. Memurlar, yakınlarının ağır hastalığı veya kaza geçirmesi durumunda 3 aya kadar ücretli refakat izni alabilecek. Bu izin gerektiğinde 6 aya uzatılabilecek. Sendikalı memura yıllık 122 lira toplu görüşme ikramiyesi verilecek. KİTlerde çalışan personel de sendikalara üye olabilecek.
İŞTE TASARININ DİKKAT ÇEKEN DÜZENLEMELERİ
- Üç gün olan babalık izni 10 güne çıkacak. - Evlilik veya ölüm hallerinde verilen 5 günlük izin süresi 7 güne çıkarılacak. - Kadın memurlara çocuk bakımı için 0-2 yaş döneminde 24 ay ücretsiz izin alabilecekler. - Anne bu izni kullanamaz ise baba memur a da doğum sonrası 24 aya kadar ücretsiz izin verilebilecek. - Annenin doğum esnasında veya sonrasında ölümü halinde memur babaya, anne için öngörülen ücretli ve ücretsiz izinler kullandırılacak. Bu durumda baba, doğum sonrası 8 hafta ücretli izin, emzirme izninin yanı sıra ücretsiz izinden de yararlanabilecek. ÜCRETLİ REFAKAT İZNİ- Devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek olan yakınlarının ağır bir kaza geçirmesi veya önemli bir hastalığa yakalanmış olmaları halinde 3 aya kadar aylıklı refakat izni verilecek. Gerektiğinde bu izin 6 aya uzatılabilecek. - Çocuk yardımından yararlanma sınırı kaldırılıyor.(bütçe kanunuyla yapılan bu düzenleme memurların kendi yasasına alınmış oluyor.)- Emekli olan memurlara yapılan harcırah 500 liradan 750 liraya çıkarılacak. (Bütçe kanunuyla yapılan düzenleme ilgili yasaya alınmış oluyor)- Hamile memurların çalışma şartları yeniden düzenlendi. Kadın memurlara hamileliklerinin 24. haftasından itibaren ve doğumdan sonraki bir yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyecek. - KİT personelinin sendikaya üye olma yasağı kaldırılacak.
122 LİRA PİYANGOSU- Sendikalı MEMURLARA Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda 4 defa toplu görüşme ikramiyesi verilecek. Böylece sendikalı memur yıllık 122 lira sendikalı ikramiyesi alacak. Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili düzenlemeyi iptali nedeniyle sendikalı memurların bu ödeneği kesilmişti.
VATANDAŞA KÖTÜ DAVRANAN ATILACAK!- Memurların vatandaşın işlemine kayıtsız ve ilgisiz kalması uyarı cezasına tabi iken değişiklikle maaştan kesme cezası verilecek. -Vatandaşa kötü muamelede bulunan; söz veya hereketle sataşan memurun cezası ise fiili kınama yerine kademe ilerlemesinin durdurulmasına çevrilecek. – Vatandaşa fiilen saldıran memur, memurluktan atılacak.
ŞEHİR DIŞINA ÇIKAN İZİN ALMAYACAK!Memurlar, oturdukları ilin dışına gitmek için amirinden izin almak zorunda kalmayacak. Toplu şikayette bulunmak, yasaklanmış yayını görev yerinde bulundurmak, gibi eylemler nedeniyle disiplin cezası almayacak.
SİCİL SİSTEMİ KALKIYOR AMA
- Tasarı ile işlevini kaybettiği belirtilen devlet memuru sicil sistemi kaldırılıyor.
KİTlerdeki memurlar dahil her yıl 1 milyon 776 bin personelle ilgili sicil raporu doldurulduğunu anımsatan Bakan Yazıcı, sicil doldurulurken dikkate alınan kriterlerin soyut ve subjektif olduğunu söyledi. Ancak tasarıda, eski sicil sisteminin hangi durum ve sürelerde geçerli olduğuna ilişkin geçici maddeler bulunduğunu belirtti.
CEZAYA İTİRAZ!Memurların haklarında verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı bir üst disiplin amirine gitme uygulaması son buluyor. Bunun yerine hakkında ceza verilen memur itirazını doğrudan sendika temsilcilerinin de bulunduğu disiplin kuruluna yapabilecek.
ÖZELDEN CEO TRANSFERİ!Tasarı ile özel sektör yöneticileri; kamuda müsteşar, müsteşar yardımcısı, başkan ve genel müdür makamlarına atanabilecek. Söz konusu yöneticilerin maaşları geldikleri makamların maaşları kadar olacak. Ancak özelde çalıştıkları süre kamuda çalışılmış sayılacak. Böylece emekli olmaları durumunda kamunun tüm haklarından yararlanacak. Bunun için özelden geçen yöneticinin en az iki yıl süreyle kamuda çalışma şartı aranacak.
BASINA BİLGİ VERENE MAAŞ CEZASI657 sayılı yasada yapılacak bir başka değişiklik ise yetkili olmadığı halde basına bilgi veren devlet memuruna verilecek ceza. Halen bu durumda memura sadece kınama cezası verilirken yeni değişiklikle maaştan kesme cezası verilecek. İki kere üst üste bu cezayı alan memur, üst düzey yönetici olamayacak. Bakan Yazıcı, Hiçbir kamu görevlisi o kadar saf değildir. Bir konuda iki defa ceza almaz dedi.
UZMAN ALINACAK!
- Halen kamuda çalışan personelin yüzde 0.7sini oluşturan 3 bin 100 kariyer uzman ve uzman yardımcısı personelin maaşlarında iyileştirme yapılacak. Söz konusu personelin maaşlarının bin 660 lira ile 5 bin lira arasında değiştiğini belirten Bakan Yazıcı, aradaki farkın düzeltileceğini müjdeledi.Ayrıca KPSSde en az yüzde 1lik dilime giren üniversite mezunları arasından bin 140 adet uzman ve 2 bin 540 uzman yardımcısı alınacak. Bunlar 3 yıllık yetişme dönemine tabi tutulacak ve niteliklerine uygun ücret alacaklar. NE ZAMAN YASALAŞACAK?Bakanlar Kurulunda imzalanan yasa tasarısı bugün Meclise sevk edildi. Tasarı Meclis Plan ve Bütçe Kopmisyonunda görüşüldükten sonra Genel Kurulda ele alınacak. Bakan Yazıcı tasarının meclis tatilinden sonra yasalaşabileceğini belirterek 2011den itibaren yürürlükte olacağını keydetti.
İsrailli ağlayan komandoya sarılıp, diğer eliyle eylemcilere Durun diyen Gazze gönüllüsü Murat Akinan, olay anını, Başkan Yıldırım onu bana emanet etti. Kimseye fiske vurdurmadım diye anlattı. Akinan askerlerin çok korktuğunu belirterek, Gözlerindeki o korku, inanın kardeşlerimin ölmesiyle eşdeğerdeydi benim için dedi.
İŞTE İSRAİLLİ ASKERLERİN DAYAK YEDİĞİ ANLAR
İSRAİL KENDİNİ BU GÖRÜNTÜLERLE SAVUNUYOR / WE B TV
İŞTE YARDIM GEMİSİNE SALDIRI ANI / WEB TV
MAVİ MARMARADAN SON GÖRÜNTÜLER / WEB TV
MAVİ Marmarada silahsız eylemciler tarafından rehin alınınca ağlayan İsrailli Şayetet 13 komandosunun kendisine emanet edildiğini söyleyen Gazze gönüllüsü Murat Akinan, Etkisiz hale getirildikten sonra kimseye bir fiske vurdurmadım dedi. Bir eliyle yaralı İsrail askerine sarılıp diğer eliyle eylemcilere Durun işareti yapan Akinan, gemiye 18 yaşındaki kızı Saliha Sultanla binmişti. Akinan, saldırı gecesi yaşadıklarını şöyle anlattı: Kimse dokunmasınSabaha karşı denizaltı, helikopter ve botlarla geldiklerini gördüm. İHH Başkanı Bülent Yıldırımı gördüm. Üst köşkten içeri doğru yaralı bir İsrailli komandoyu sokuyordu. Teçhizatını almışlardı. Başkan Yıldırım, Murat al, bunun güvenliğini sağla. Dikkat et, sakın kimse dokunmasın diye tembihleyip askeri bana emanet etti. Ben de Durun. Kimse ona el sürmeyecek diye bağırarak ilk yaralı komandoyu aşağıya indirdim. Geminin doktorunu çağırarak pansumanını yapmasını istedim. O arada iki asker daha geldi. İnsanlar tepki gösteriyordu. O üç askerin başından ayrılmayıp tedavilerini sonuna kadar yaptırdım. Yanıma itidal sahibi 2-3 kişiyi aldım ve Bunlara kimseyi dokundurtmayacağız dedim.Çok korktularAsıl bizim ölüler gelmeye başlayınca çok korktular, öldürüleceklerini düşündüler. Yalvaran gözlerle bakıyorlardı. İçlerinde biri çok ağlamıştı. Kendini kaybetti, kilitlendi. Biri altına işedi. İsrail askerlerini göz ve el temasıyla sürekli, Problem yok. Sakin olun, rahat olun, bendesiniz diye sakinleştirdim. O güveni hissettiler. Gözlerindeki o korku, inanın kardeşlerimin ölmesiyle eş değerdeydi benim için. Güvenliklerini sağladıktan sonra benim işim bitti. İnsanlar da sakinleşmişti zaten. 45 dakika sonra da gemi teslim alındı.Esire kötülük olmazTel Avivde gece yatağımdan kaldırıp 2.5 saat sorguladılar. Gemide, bir elim askerin üzerinde bir elim Durun şeklinde gösteren fotoğrafımı bulmuşlar. Yanımda gaz maskeli eylemcilerden birinin fotoğrafını göstererek, Tamam sen burada bir iyilik yapıyorsun ama yanındaki vuruyor dediklerinde, Herkese mani olamam ama elimden geldiğince vurdurtmadım. Üç askeri çağırın yüz yüze görüşebilirim dedim. Peki bunlara nasıl gücün yetti? dediler. Müslümanlıkta esire kötü davranılmaz dedim. Kızım için bir daha göze alamam MURAT Akinan, gemiye Eyüp Anadolu İmam Hatip Lisesi son sınıf öğrencisi kızı 18 yaşındaki Saliha Sultanla birlikte bindi. Akinan, baba-kız çay keyfi yaparlarken olayı bütün sıcaklığıyla anlattı. Gemide kızını aşağıda, güvenli bir yere yerleştiren Akinan, Bu riski yine göze alır mısınız? sorusuna, Kendi adıma alabilirim ama kızım için bir daha düşünmem dedi. Saliha Sultan ise aynı soruya Evet yanıtını verdi.
Ünlü şovmen Beyazıt Öztürk ve Tanem Sivarın aşkı dolu dizgin devam ederken ünlü ikilinin nişanlandığı iddia edildi.
AŞIKLAR İLK KEZ BÖYLE GÖRÜNTÜLENMİŞTİ - Foto – galeri
TANEM SİVAR FOTOĞRAFLARI - Foto – galeri
Ayakligazete.comun haberine göre, Beyazıt Öztürk sevgilisi Tanem Sivarı annesi Nurten Hanım ile tanıştırdı ve onayını aldı. Annesinden veto yiyen bir çok kişiyle ilişkisine son veren Beyazıt Öztürk onayı alınca kameralardan kaçmadan aşkını yaşamaya devam etti. İkilinin yakın çevresinden gelen bilgilere göre Beyazıt Öztürk ve Tanem Sivar nişanlandı. Düğün hazırlıklarına başlayan çift büyük bir törenle dünya evine girecekler. Bu yaz gerçekleşecek düğün için Esma Sultan Yalısını düşünen çift, yalıyı gezdi. Evlilik hazırlıklarını tam gaz sürdüren çift birlikte yaşayacakları evi de aramaya başladılar.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, kuvvetli yağışların devam edeceği uyarısında bulundu.
İŞTE 5 GÜNLÜK HAVA TAHMİNİ
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ülkenin büyük bölümünde görülecek yağışların, öğle saatlerinden sonra İstanbul Anadolu yakası, Kocaeli, Sakarya, Bilecik, Bursa, Balıkesir, Yalova, Kütahya, Manisa, Uşak, Bolu, Düzce, Karabük, Zonguldak, Bartın, Eskişehir ile Ankaranın kuzey ve batı ilçelerinde (Nallıhan, Beypazarı, Ayaş, Polatlı, Çamlıdere, Güdül, Kızılcahamam, Çubuk, Kazan, Etimesgut, Sincan) kuvvetli olmasının beklendiği belirtildi.Su baskını, sel ve yıldırım risklerine dikkat çekilen açıklamada, dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği hatırlatıldı.
İSTANBUL İÇİN ÖĞLEDEN SONRA KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI
İstanbulda üç gündür etkili olan sağanak yağışın, öğleden sonra kuvvetlenmesi, yarından itibaren etkisini kaybetmesi bekleniyor.
İstanbul Meteoroloji Bölge Müdürü Mustafa Yıldırım, yarından itibaren de yağışın etkisini kaybedeceğini belirtti.
Yıldırım, hafta sonu ise sıcaklıkların mevsim normallerine çıkacağını söyleyerek, sıcaklıkların 30 dereceye kadar çıkacağının tahmin edildiğini söyledi.
Son 24 saatte Sarıyerde metre kareye 50, Göztepede 18, Beykozda 18, Eminönünde 18, Floryada 18 ve Kartalda 14 kilogram yağış düştüğünü belirten Yıldırım, son 72 saatte de Pendikte metre kareye 134, Sarıyerde 123, Göztepede 118, Beykozda 98, Eminönünde 86, Kartalda 74, Şilede 64, Floryada 54 ve Bakırköyde 47 kilogram yağış düştüğünü bildirdi.
KUVVETLİ YAĞIŞ HAFTA SONU ETKİSİNİ YİTİRİYOR
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, yurt genelinde etkisini sürdüren kuvvetli yağışların hafta sonundan itibaren hafifleyeceğini, hava sıcaklıklarının ise 3 ila 5 derece artacağını bildirdi.
Çağlar, bugün yurdun büyük bölümünde devam eden sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, yarın Karadeniz, İç Anadolu, Akdeniz ile İç Egede etkisini sürdüreceğini, yağışların İç Anadolu Bölgesinde kuvvetli olacağını söyledi.
Yağışların, cuma günü, Orta ve Doğu Karadeniz, İç Ege, İç Anadolu ile Batı Akdenizde görüleceğini belirten Çağlar, şunları kaydetti:
Yurt genelinde etkisini sürdüren yağışlar, hafta sonundan itibaren hafifleyecek. Isparta, Burdur, Afyon, Denizli, Muğla, Eskişehir, Bolu ve Kastamonuda aralıklı görülecek yağışların, Pazar günü daha da hafif şekilde seyretmesini bekliyoruz. Hava sıcaklığı, Cuma günü Marmara ve Ege bölgelerinde, hafta sonunda tüm yurtta 3 ila 5 derece artacak.
Vanın Erciş İlçesinde zabıtadan güvenlik görevlisine kadar 14 kişi, 15 yaşındaki kız öğrenciye tecavüz etmekle suçlanıyor. Olay yolda bulunan bir flash diskteki görüntülerin emniyet yetkililerine teslim edilmesi üzerine ortaya çıktı.
Siirtte ilköğretim okulu öğrencisi çocuklara tecavüz skandalının izleri silinmeden, bu olayın bir benzeri de Ercişte ortaya çıktı. Yolda bulunan bir flash diskteki görüntülerin emniyet yetkililerine verilmesi üzerine bir belediye zabıtasının, 15 yaşındaki kız öğrencinin zorla çektiği çıplak görüntülerini şantaj malzemesi olarak kullanarak tecavüz ettiği ve fuhuşa sürüklediği açığa çıktı. Olaya savcılık el koyup gizlilik kararı alırken, BDPli Fatma Kurtulan konuyu Meclise taşıdı.
Radikal Gazetesinden Rıfat Başaranın haberine göre BDPli Kurtulan, Ercişteki tecavüz olayıyla ilgili Meclis araştırması istedi. Kurtulanın Meclis Başkanlığına sunduğu önergenin gerekçesine göre; belediye zabıtası lisede okuyan 15 yaşındaki bir kızın zorla çıplak görüntülerini çekerek şantaj yaptı ve tecavüz etti. Kız öğrenci, ardından aralarında güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 14 kişinin daha cinsel istismarına maruz kaldı.
Olay, bir vatandaşın zabıtanın kaybettiği görüntülerin kayıtlı olduğu flash diski bularak polise teslim etmesiyle ortaya çıktı. Zabıta tutuklanırken, diğer zanlılar serbest bırakıldı. Ailesinden alınan mağdur çocuk, Van Valiliği tarafından çocuk yetiştirme kurumuna verildi.
Gizlendi iddiası
Meclise verilen önergenin gerekçesinde zabıtanın mağdurenin eğitim gördüğü okulda folklor dersleri verdiği belirtilerek, Kimi öğrenciler, zabıtanın okuldan başka kızları arabasına alıp gittiğini gördüklerini anlatmışlardır. Bu durumdan okul idaresinin de haberinin olduğuna dair iddialar var denildi.
Kurtulan şöyle devam etti:
Yakın zamanda, çocukların cinsel zorla istismara maruz kaldığı olaylar yaşanmıştır. Cinsel istismar iddiaları bütün boyutlarıyla incelenmemekte, savcılık soruşturmayı derinleştirmemekte, olayların vardığı boyutlar kamuoyundan gizlenmekte ve davalar aylarca ciddi bir araştırma yapılmadan devam etmektedir. Tecavüz suçu ile sorgulananlar ellerini kollarını sallayarak dolaşırken, soruşturmalar bir türlü sonlanmamaktadır.